HABERMAX. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, Silivri’deki hücresinden kaleme aldığı yazıyla kamuoyuna dikkat çeken bir mesaj verdi. İmamoğlu, son dönemde yaşanan mülkiyet tartışmalarını ve özellikle Yerebatan Sarnıcı üzerinden yürüyen süreci sert ifadelerle eleştirdi.
İmamoğlu, İstanbul’un en önemli tarihi miraslarından biri olan Yerebatan Sarnıcı’nın, İBB Miras tarafından titizlikle restore edilerek yeniden halkın ziyaretine açıldığını hatırlattı. Ancak bu kıymetli yapının tapusunun hiçbir hukuki ve vicdani dayanak olmadan Vakıflar Genel Müdürlüğü adına tescil edilmesini “son derece vahim” olarak değerlendirdi.
Bu kararın, sadece bir mülkiyet meselesi değil; aynı zamanda kamu iradesine ve seçmen tercihlerine yönelik bir müdahale olduğunu savunan İmamoğlu, “Ben yaptım oldu anlayışının yeni bir örneğiyle karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
İmamoğlu açıklamasında, daha önce yaşanan benzer süreçleri de hatırlattı. Galata Kulesi, Gezi Parkı, Beykoz Sosyal Tesisleri, Beşiktaş İskelesi ve Şerefiye Sarnıcı gibi alanlarda da benzer hukuki tartışmaların yaşandığını belirtti.
Özellikle Galata Kulesi için 2019’dan bu yana süren hukuk mücadelesine dikkat çeken İmamoğlu, süreç devam ederken yapılan yasal değişikliklerle davanın etkisiz hale getirildiğini öne sürdü.
İmamoğlu’nun açıklamasında en dikkat çeken başlıklardan biri de hukuk sistemine yönelik eleştiriler oldu. Meclisten çıkarılan yasalarla devam eden davaların seyrinin değiştirildiğini savunan İmamoğlu, restorasyon süreçlerinin dahi el koyma gerekçesi haline getirildiğini ifade etti.
“Maç devam ederken kural değiştiriliyor” sözleriyle süreci özetleyen İmamoğlu, bu yaklaşımın hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığını dile getirdi.
Açıklamasında sert ifadeler kullanan İmamoğlu, yaşanan süreci şu sözlerle değerlendirdi:
“Ortada açık bir tablo var. Bir ‘çökme’ kararı verildiyse; ne hukuku dinliyorlar, ne adaleti gözetiyorlar ne de kamu vicdanına kulak veriyorlar.”
Gerektiğinde kanunların ve hatta yargı süreçlerinin değiştirildiğini öne süren İmamoğlu, bu durumun demokratik düzen açısından ciddi bir sorun teşkil ettiğini savundu.
İmamoğlu, tüm bu gelişmelere rağmen mücadelenin süreceğini vurgulayarak açıklamasını şu ifadelerle tamamladı:
“Bu kararlar nihai değildir. Nihai kararı millet verir.”
Silivri’den gelen bu mesaj, hem yerel yönetimler üzerindeki yetki tartışmalarını hem de siyasi gerilimi yeniden gündemin üst sıralarına taşıdı.