HABERMAX. TİM verilerine göre, Türkiye’nin hububat, bakliyat, yağlı tohumlar ve mamulleri sektörü yılın ilk yarısını 5,8 milyar dolarlık ihracat başarısıyla geride bıraktı. Küresel iklim şokları ve jeopolitik krizlerin gölgesinde geçen dönemde, ayçiçek yağı 663,9 milyon dolarlık ihracat hacmiyle sektörün zirvesine yerleşti.
Yılın ilk yarısında miktar bazında ihracat geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre gerileme gösterse de küresel pazardaki birim fiyatlarının yükselmesi Türkiye’nin gelir kaybını önledi. Yaşanan bu birim fiyatı artışının etkisiyle, ihracattaki değer bazındaki düşüş yüzde 3,7 seviyesinde sınırlı kaldı.
Sektörün ihracat kalemlerinde şu başlıklar öne çıktı:
Ayçiçek Yağı: Geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre yüzde 20,1 artış göstererek 663,9 milyon dolarla ilk sırada yer aldı.
Çikolata ve Kakao Ürünleri: Yüzde 19 düşüş yaşayarak 500,7 milyon dolarla ikinci sıraya yerleşti.
Orta Doğu Pazarı: En büyük pazarlardan biri olan Irak’ta gerçekleşen 701,9 milyon dolarlık ihracattaki düşüşün etkisiyle bölge genelinde bir gerileme kaydedildi.
Küresel gıda ticaretinin enerji, jeopolitik krizler ve iklim anomalileri üçgeninde zorlu bir sınav verdiğini belirten TİM Hububat, Bakliyat, Yağlı Tohumlar ve Mamulleri Sektör Kurulu Başkanı Nihat Uysallı, Hürmüz Boğazı odaklı tansiyonun düşmesiyle lojistik baskının azaldığını ifade etti.
Haziran ayında küresel buğday fiyatlarının yüzde 4,4 gerilediğini aktaran Uysallı, risklerin tamamen bitmediğini belirterek şu uyarılarda bulundu:
“Yılın ilk beş ayında küresel gübre fiyatlarında yaşanan yüzde 35’lik sert yükselişlerin yarattığı yük, tarımsal üreticinin omuzundan tamamen kalkmış değil. Üstelik geniş bir coğrafyada kuraklık endişelerini körükleyen ‘Süper El Niño’ dalgası, küresel tahıl ve pirinç üretim beklentilerini tarihi rekor seviyelerin altına çekmeye başladı. Karşımızdaki tablo, gıda ticaretinin basit emtia fiyatlaması olmaktan çıktığı, tedarik zinciri esnekliği ile yeni nesil tüketicilerin sürdürülebilirlik taleplerinin pazar modellerine yön verdiği yeni bir döneme işaret ediyor.”
Türkiye’nin küresel ölçekteki maliyet-arz denklemini bu sezon topraklarımızda filizlenen yüksek yerli üretim bereketiyle göğüslediğini vurgulayan Uysallı, “Toprak Mahsulleri Ofisimizin 1,5 milyon tona yaklaşan proaktif alımları ve sezon genelinde öngörülen 10-12 milyon tonluk devasa müdahale kapasitesi, iç piyasa istikrarının güçlü teminatı olmayı sürdürüyor” dedi.
Yüksek hasat sayesinde 2026/27 sezonunda dış alım stratejisinin un ve makarna sanayisinin ihtiyaç duyduğu yüksek proteinli nitelikli hammadde açığını kapatmakla sınırlı kalacağını belirten Uysallı, Türkiye’nin yeni dönem ihracat vizyonunu şu sözlerle özetledi:
“Küresel fiyat oynaklıkları karşısında rekabetçilik stratejimiz, hammadde gücümüzü ileri teknolojiye dayalı işleme sanayimizle birleştirmek ve ihracat menzilimizi küresel pazarda yükselen bir grafik çizen makarna, bisküvi, irmik ve yüksek katma değerli fonksiyonel gıda segmentlerine daha agresif bir şekilde kaydırmaktır. Türkiye’yi küresel gıda arz güvenliğinin ve nitelikli işlenmiş gıda ticaretinin vazgeçilmez merkez üssü olarak tahkim etmeye devam edeceğiz.”