HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Süleymancılara yönelik operasyonun ardından yaptığı açıklamada tarikatların “sivil toplum örgütü” veya “muhalif tarikat” olarak tanımlanmasını eleştirdi. Okuyan, siyasi partilerle tarikatların aynı hukuki zeminde değerlendirilemeyeceğini savunarak, operasyon kapsamında suç iddiaları varsa bunların hukuk çerçevesinde soruşturulması gerektiğini belirtti.

TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, iktidarın Süleymancılara yönelik operasyonunun ardından sosyal medya hesabından değerlendirmelerde bulundu.
Okuyan, siyasi partilere yönelik yönetim müdahalelerinin ardından tarikatlara da yönetim atanmasının kendisi açısından şaşırtıcı olmadığını belirtti. İçişleri Bakanı’nın operasyonla ilgili “tabana dokunmayacağız, suç işleyenden temizleyeceğiz” şeklindeki açıklamasına da değinen Okuyan, benzer bir “arınma” söyleminin CHP üzerinden yürütülen tartışmalarda da kullanıldığını ifade etti.
Siyasi partilerin iç işleyişine dışarıdan müdahale edilmesine karşı çıkan Okuyan, siyasi partilerde üyelerin veya yöneticilerin suç işlemesi halinde uygulanması gereken hukuki süreçlerin bulunduğunu söyledi.
Okuyan, bunun dışında siyasi partilerin iç dinamiklerine müdahale edilmemesi gerektiğini savunarak, siyasi partilere yönelik dış müdahalelerin siyasetin ve parti kavramının niteliğiyle bağdaşmayacağını ifade etti.
Tarikatların siyasi partilerle aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Okuyan, tarikatların hukuki statüsüne dikkat çekti.
Okuyan, tarikatların siyasi partiler gibi demokratik sistemin temel unsurları olarak tanımlanmadığını savunarak, tarikatların yasal dayanaklarının bulunmadığını söyledi.
Liberal çevrelerin uzun süredir tarikatları “sivil toplum örgütü” şeklinde tanımladığını belirten Okuyan, bu yaklaşımın bazı sol çevrelerde de karşılık bulduğunu ifade etti.
Okuyan, bazı sol çevrelerden gelen ve operasyonun “hükümetin muhalif tarikatlara müdahalesi” olarak değerlendirilmesine yönelik yorumlara da tepki gösterdi.
İktidarın muhalefetle ilişkileri bulunan bir tarikatı yeniden yapılandırdığı iddiasında bulunan Okuyan, bununla birlikte ortada hukuken suç teşkil eden eylemler bulunup bulunmadığının da ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Okuyan, açıklamasında, “Fazlasıyla doğrudur, evet iktidar ‘muhalefet’le de hemhal olan bir tarikatı yeniden tasarlamaktadır ama ortada mümkün olan bütün hukuk yorumlarına göre bir dizi suç var mıdır, vardır!” ifadelerini kullandı.
Operasyon kapsamında ortaya çıkan iddiaların ilerleyen süreçte genişleyebileceğini savunan Okuyan, soruşturmayla ilgili kamuoyuna yansıyanların tamamının henüz ortaya çıkmamış olabileceğini ileri sürdü.
Okuyan, “Muhtemelen daha fazlası da dökülecek ortaya” ifadeleriyle soruşturmanın ilerleyen aşamalarına işaret etti.
Açıklamasının önemli bölümünü “muhalif tarikat” kavramına ayıran Okuyan, bu tanımlamanın tarikatların toplumdaki konumuna ilişkin tartışmayı daha da karmaşık hale getirdiğini savundu.
Okuyan, tarikatların farklı siyasi çevrelerle ilişkileri üzerinden “muhalif” veya “iktidar yanlısı” şeklinde sınıflandırılmasının doğru olmadığını belirterek, tarikatların toplumdaki varlığı ve hukuki statüsü üzerinden değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
Okuyan, açıklamasının sonunda Cumhuriyet’in geçmişte tarikatlara yönelik yaklaşımını “hata” olarak değerlendiren görüşlere de gönderme yaptı.
Tarikatların toplumun farklı kesimlerinde yaygınlaşmasının ardından “muhalif tarikat” gibi tanımlamaların kullanılmasını eleştiren Okuyan, bu yaklaşımın kendi içinde çelişkiler taşıdığını savundu.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın açıklaması, Türkiye’de tarikatların hukuki statüsü, devlet-tarikat ilişkileri, siyasi yapılarla dini cemaatlerin ilişkileri ve son operasyonun hukuki boyutuna ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.