HABERMAX. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, kamuoyunda “çerçeve yasa” olarak tartışılan düzenlemeye ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Özdağ, düzenlemenin PKK mensuplarının tahliyesinin önünü açacağını savunurken, bunun ardından yeni yasal ve anayasal değişikliklerin gündeme geleceğini ileri sürdü.

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, “Çerçeve yasayı nasıl değerlendireceksiniz?” sorusuna verdiği yanıtta, “Terörsüz Türkiye” süreci kapsamında kabul edilen düzenlemeye ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, söz konusu düzenlemeyi “PKK affı” olarak nitelendirirken, yasanın Cumhurbaşkanı tarafından imzalanarak yürürlüğe girdiğini iddia etti. Özdağ’ın açıklamalarında, düzenlemenin hukuki sonuçları, PKK mensuplarının durumu ve ilerleyen dönemde yapılması beklenen anayasal değişiklikler öne çıktı.
“Birçok hukukçu sakıncaları konusunda uyardı”
Özdağ, bazı ceza hukukçularının düzenlemenin sakıncaları konusunda Cumhurbaşkanı’na yazılar ve dilekçeler gönderdiğini öne sürdü.
Bu uyarılara rağmen düzenlemenin imzalanarak yürürlüğe girdiğini savunan Özdağ, yasanın uygulanması sırasında çok sayıda hukuki ve siyasi tartışmanın ortaya çıkabileceğini söyledi.
Özdağ, bazı hukukçuların düzenlemenin uygulanması halinde ağır suçlarla ilişkilendirilen bazı kişilerin dahi Türkiye’de serbestçe hareket edebileceği yönünde değerlendirmeler yaptığını ileri sürdü.
“Mesele sadece af yasası değil”
Özdağ, tartışmanın yalnızca mevcut düzenlemeyle sınırlı kalmayacağını savundu.
Çerçeve düzenlemenin ardından PKK ve Abdullah Öcalan’ın taleplerini karşılayacak yeni yasal ve anayasal değişikliklerin gündeme geleceğini ileri süren Özdağ, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin son açıklamalarına da atıfta bulundu.
Özdağ, Bahçeli’nin Öcalan’ın süreçteki rolüne ilişkin açıklamalarının, ilerleyen dönemde Öcalan’a yeni bir görev veya misyon verilmesi ihtimalini gündeme getirdiğini savundu.
“Yeni anayasa sürecinde Öcalan rol üstlenecek”
Zafer Partisi lideri, PKK yöneticilerinin Avrupa ve Kandil üzerinden yaptıkları açıklamalarda, çerçeve yasada yer almayan yeni bir komisyon ve bu komisyonun başkanlığını üstleneceği iddia edilen Öcalan’dan söz edildiğini ileri sürdü.
Özdağ, bu gelişmeler üzerinden Türkiye’nin yeni bir anayasa yapım sürecine girdiğini savunarak sert eleştiriler yöneltti.
Özdağ, Türkiye’nin kurucu değerleri ve Cumhuriyet’in geleceğine ilişkin tartışmaların giderek daha kritik bir aşamaya geldiğini ifade etti.
“Türk milletinin etnik ve mezhepsel bölünmesine karşı çıkacağız”
Özdağ, Zafer Partisi’nin “PKK affı” ve anayasa değişikliklerine ilişkin görüşlerini uzun süredir kamuoyuyla paylaştığını söyledi.
Partisinin miting, panel, konferans ve yürüyüşlerle bu sürece yönelik itirazlarını dile getirdiğini belirten Özdağ, bu açıklamalar nedeniyle daha önce tutuklandığını ve mahkûm edildiğini hatırlattı.
Özdağ, baskı ve tutuklamaların Zafer Partisi’ni görüşlerini açıklamaktan vazgeçirmeyeceğini söyledi.
“Vatanseverler ve Atatürkçüler baskı altına alınıyor”
Türkiye’de PKK ve bölücü çevrelerin önünün açıldığını, buna karşı çıkan Atatürkçü, Türk milliyetçisi ve vatansever kesimlerin ise baskı altına alındığını savunan Özdağ, çeşitli olaylar üzerinden eleştirilerde bulundu.
Özdağ, PKK’ya yönelik eylemler ve açıklamalar karşısında yeterli hukuki işlem yapılmadığını ileri sürerken, PKK affına karşı çıkan vatandaşların ise yargı süreçleriyle karşı karşıya kaldığını iddia etti.
Kayseri’de bir gencin yaptığı açıklama nedeniyle mahkeme önüne çıkarıldığını söyleyen Özdağ, emekli amiral Türker Ertürk’ün de geçmiş yıllardaki açıklamaları nedeniyle tutuklandığını belirterek, uygulamaların çifte standart oluşturduğunu savundu.
“3 bin 400 PKK’lının serbest bırakılacağı açıklandı”
Özdağ, çerçeve yasaya ilişkin açıklamasının ikinci bölümünde DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan’ın daha önce yaptığı açıklamalara atıfta bulundu.
Özdağ, Bakırhan’ın bir televizyon programında 3 bin 400 PKK’lının serbest bırakılacağını açıkladığını ileri sürdü.
Bakırhan’ın kamuoyuna yansıyan açıklamalarında ise çerçeve yasanın kapsayıcı olması, silahsızlanma süreci için mekanizmalar içermesi ve demokratik entegrasyona hukuki zemin hazırlaması gerektiği yönündeki değerlendirmeler bulunuyor.
“Kimin kimi öldürdüğünü nasıl belirleyeceksiniz?”
Özdağ, düzenlemenin adam öldürme suçlarını kapsamadığı yönündeki değerlendirmelere de itiraz etti.
Özdağ, çatışmalara katılan kişilerin geçmişte gerçekleştirdiği eylemlerin tamamının hukuken kanıtlanmasının zor olabileceğini savunarak, bu durumun ileride ciddi hukuki tartışmalara yol açabileceğini söyledi.
Bu nedenle “kim kimi öldürdü” sorusunun soruşturma ve yargılama süreçlerinde nasıl ortaya konulacağının önemli olduğunu belirten Özdağ, düzenlemenin uygulamasına ilişkin belirsizlikler bulunduğunu ileri sürdü.
“Birinci etap” iddiası
Özdağ, Tuncer Bakırhan’ın açıklamalarında çerçeve yasanın “birinci etap” olarak nitelendirildiğini savundu.
Buradan hareketle ilerleyen dönemde ikinci bir düzenlemenin gündeme gelebileceğini belirten Özdağ, ilk düzenlemenin kapsamı dışında kalan bazı kişilerin de sonraki yasal düzenlemelerle tahliye edilmesinin gündeme gelebileceğini iddia etti.
DEM Parti ise çerçeve yasanın uzun süredir “Terörsüz Türkiye” ve barış sürecinin hukuki zemine kavuşturulması amacıyla gündeme getirilmesini savunuyor. Bakırhan daha önce yasanın dar ve belirsiz olmaması, kapsayıcı bir çerçeve oluşturması gerektiğini belirtmişti.
Özdağ: “Mücadelemizi sürdüreceğiz”
Ümit Özdağ, açıklamasının sonunda Zafer Partisi’nin çerçeve yasa, anayasal değişiklikler ve PKK mensuplarına yönelik olası düzenlemeler konusundaki itirazlarını sürdüreceğini söyledi.
Özdağ, partisinin “baskı ve yıldırma çabalarına” karşı mücadele edeceğini belirterek, Türkiye’nin üniter yapısı, Cumhuriyet’in kuruluş değerleri ve Türk vatandaşlığının ortak kimliği konusunda geri adım atmayacaklarını ifade etti.
Özdağ’ın açıklamaları, TBMM’de kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi”nin uygulanması ve sonrasında gündeme gelmesi beklenen yasal düzenlemelere ilişkin siyasi tartışmayı yeniden alevlendirdi.