HABERMAX. Türkiye’de yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı uygulamasına ilişkin son operasyon gündemdeki yerini koruyor. Gayrimenkul sektörünün tanınmış isimlerinin de aralarında bulunduğu 32 şüphelinin tutuklandığı, 687 yabancının ise vatandaşlığının iptal edildiğinin basına yansımasının ardından gözler uygulamanın nasıl işlediğine ve vatandaşlıkların hangi durumlarda iptal edilebileceğine çevrildi.

Türkiye, belirli şartları sağlayan yabancı yatırımcılara gayrimenkul yatırımı yoluyla Türk vatandaşlığı kazanma imkânı sunuyor. Ancak son operasyon, yalnızca belirlenen yatırım tutarının ödenmesinin vatandaşlık için tek başına yeterli olmadığını bir kez daha gündeme getirdi.
Avukat Özge Özmen Korkut, yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı alan kişileri yakından ilgilendiren süreç hakkında önemli değerlendirmelerde bulundu.
Gayrimenkul yatırımı için 400 bin dolar şartı
Türkiye’de yatırım yoluyla vatandaşlık kapsamında gayrimenkul edinmek isteyen yabancıların en az 400 bin ABD doları tutarında taşınmaz yatırımı yapması gerekiyor.
Ancak Avukat Özge Özmen Korkut’a göre burada yalnızca 400 bin dolar ödeme yapılmış olması yeterli değil.
Korkut, vatandaşlık başvurusuna konu taşınmazın mevzuatta öngörülen asgari yatırım tutarını gerçekten karşılaması gerektiğine dikkat çekti.
Güncel uygulamada vatandaşlık kazanımına esas yatırım tutarının, Taşınmaz Edinim Sureti ile Vatandaşlık Kazanımına Esas Tutar Tespit Belgesi (TTB) ile teyit edildiğini belirten Korkut, resmi senette beyan edilen satış bedelinin yanı sıra yapılan para transferleri ve ödemelerin de ayrı ayrı gerekli şartları sağlaması gerektiğini ifade etti.
“Sadece 400 bin dolar ödemek yeterli değil”
Korkut, sürecin taşınmazın satın alınmasıyla sınırlı olmadığını belirterek tapu ve vatandaşlık işlemlerinin de mevzuata uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Avukata göre vatandaşlık sürecinde;
– Taşınmazın edinim işlemi,
– Yatırım tutarının tespiti,
– Ödeme ve banka kayıtları,
– Tapu kayıtları,
– İkamet işlemleri,
– Vatandaşlık başvurusu
bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekiyor.
Dolayısıyla bir kişinin taşınmaz için 400 bin dolar ödeme yapmış olması, işlemin otomatik olarak hukuka uygun olduğu anlamına gelmiyor.
Verilmiş vatandaşlık sonradan iptal edilebilir mi?
Operasyonun ardından en çok merak edilen konulardan biri de daha önce verilmiş vatandaşlıkların hangi şartlarda iptal edilebileceği oldu.
Avukat Özge Özmen Korkut, vatandaşlığın kazanılmış olmasının işlemin hiçbir koşulda sonradan incelenemeyeceği anlamına gelmediğini belirtti.
Korkut’a göre vatandaşlığın kazanılmasına esas işlemlerde sahte belge kullanılması, gerçeğe aykırı beyanda bulunulması veya hukuka aykırı işlemler yapılması halinde daha sonra bu durumların tespit edilmesi, vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin hukuki sonuçların yeniden gündeme gelmesine neden olabilir.
“Vatandaşlığı aldım, artık iptal edilemez” düşüncesi doğru değil
Yatırım yoluyla vatandaşlık alan kişiler açısından önemli bir uyarıda bulunan Korkut, vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin şartların gerçekte bulunmadığının sonradan ortaya çıkması halinde hukuki süreç işletilebileceğini belirtti.
Korkut, özellikle sahte veya gerçeğe aykırı belge ve beyanlarla vatandaşlık şartlarının sağlanmış gibi gösterilmesi durumunda kişinin sonradan kazanılmış bir hakka dayanarak işlemin sonuçlarından tamamen korunamayacağını ifade etti.
Cezai sorumluluk da doğabilir
Süreç yalnızca vatandaşlığın iptal edilmesiyle sınırlı kalmayabiliyor.
Avukat Korkut, vatandaşlık işlemleri sırasında gerçekleştirilen fiillerin suç teşkil etmesi halinde ayrıca ceza soruşturması yürütülebileceğini belirtti.
Somut olayın özelliklerine ve soruşturma makamlarının hukuki değerlendirmesine göre resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik veya başka suçlar bakımından soruşturma gündeme gelebiliyor.
Korkut, bu kapsamda somut olayın niteliğine göre hapis cezası riskinin de doğabileceğini ifade etti.
İki farklı hukuki süreç söz konusu
Korkut, vatandaşlık işlemlerindeki hukuki sonuçlarla ceza sorumluluğunun birbirinden ayrı değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Bir tarafta vatandaşlığın kazanılmasına ilişkin idari işlem ve bunun hukuki sonuçları, diğer tarafta ise suç teşkil eden bir fiil bulunması halinde ceza hukuku kapsamında doğabilecek sorumluluk bulunuyor.
Bu nedenle vatandaşlığın iptali ile olası ceza soruşturmasının aynı hukuki süreç olmadığı vurgulanıyor.
“Sürecin her aşaması hukuka uygun yürütülmeli”
Yatırım yoluyla Türk vatandaşlığı kazanmak isteyen yabancıların sürecin tüm aşamalarında dikkatli olması gerektiğini belirten Korkut, taşınmazın satın alınmasından yatırım tutarının tespitine, banka ödemelerinden tapu işlemlerine, ikamet izninden vatandaşlık başvurusuna kadar bütün sürecin mevzuata uygun yürütülmesi gerektiğini söyledi.
Korkut, aksi durumda kişilerin yalnızca vatandaşlığın hukuki durumuyla ilgili yaptırımlarla değil, somut olayın niteliğine göre cezai yaptırımlarla da karşı karşıya kalabileceği uyarısında bulundu.
Operasyonun ardından gözler yeni soruşturmalarda
687 kişinin vatandaşlığının iptal edildiği ve 32 şüphelinin tutuklandığının basına yansıması, yatırım yoluyla vatandaşlık uygulamasındaki denetim mekanizmalarını yeniden tartışmaya açtı.
Özellikle gayrimenkul satış bedellerinin gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, yatırım tutarlarının mevzuata uygun şekilde tespit edilip edilmediği ve başvuru dosyalarında kullanılan belgelerin doğruluğu, soruşturmaların kritik başlıkları arasında yer alıyor.
Önümüzdeki süreçte benzer yöntemlerle vatandaşlık kazanıldığı iddia edilen başka dosyaların da incelemeye alınıp alınmayacağı merak konusu olurken, uzmanlar yatırım yoluyla vatandaşlık başvurularında işlemlerin yalnızca sonuç aşamasında değil, taşınmazın satın alınmasından vatandaşlık kararına kadar tüm aşamalarda hukuka uygun yürütülmesinin önemine dikkat çekiyor.