HABERMAX. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye’nin tarihi bir eşikten geçtiğini belirterek barış, demokrasi, hukuk ve toplumsal huzur mesajı verdi. İmamoğlu, Özgür Özel’in ortaya koyduğu yeni siyaset anlayışına ve mücadelesine açık destek verirken, Mansur Yavaş’ın uyarılarını ve Selahattin Demirtaş’ın barış temennilerini de kıymetli bulduğunu ifade etti. İktidarın süreç yönetimine yönelik eleştirilerde bulunan İmamoğlu, “Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz” mesajı verdi
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, yaptığı açıklamada Türkiye’nin kritik bir dönemden geçtiğine dikkat çekti.
Ülkenin geleceği açısından önemli bir eşikte bulunulduğunu belirten İmamoğlu, barış, huzur, kardeşlik, demokrasi ve hukukun güçlendirilmesinin yalnızca siyasetin değil, toplumun tamamının ortak sorumluluğu olduğunu vurguladı.
İmamoğlu, Türkiye’nin sorunlarının çözümü için demokratik kurumların güçlendirilmesi ve toplumsal uzlaşının sağlanması gerektiği mesajını verdi.
İmamoğlu’nun açıklamasında en dikkat çekici başlıklardan biri Özgür Özel’e verdiği açık destek oldu.
Özgür Özel’in ortaya koyduğu yeni siyaset yoluna, mücadelesine ve liderliğine inandığını belirten İmamoğlu, Özel’in yaptığı uyarıların ve ortaya koyduğu kararlılığın arkasında olduğunu ifade etti.
İmamoğlu, Özel’in son dönemde aldığı karara ilişkin desteğini “Bugün aldığı kararın altına imzamı atıyorum” sözleriyle ortaya koydu.
Bu açıklama, Özgür Özel’in siyasi çizgisine yönelik İmamoğlu tarafından verilen en net destek mesajlarından biri olarak değerlendirildi.
İmamoğlu açıklamasında Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın daha önce dile getirdiği değerlendirmelere de değindi.
Yavaş’ın süreçle ilgili dikkat çektiği noktaları, yaptığı uyarıları ve ortaya koyduğu önerileri desteklediğini belirten İmamoğlu, farklı siyasi aktörlerin ortak kaygılar etrafında buluşmasının önemine işaret etti.
İmamoğlu böylece Özgür Özel’in siyasi yaklaşımına verdiği desteğin yanı sıra Mansur Yavaş’ın uyarılarını da sahiplenen bir tutum ortaya koydu.
İmamoğlu’nun açıklamasında dikkat çeken bir diğer isim ise eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş oldu.
Demirtaş’ın bütünleştirici ve birleştirici nitelikteki barış temennilerini kıymetli bulduğunu belirten İmamoğlu, Türkiye’de toplumsal barışın sağlanması yönündeki her olumlu yaklaşımın dikkate alınması gerektiği mesajını verdi.
İmamoğlu’nun Özgür Özel, Mansur Yavaş ve Selahattin Demirtaş’a ilişkin değerlendirmeleri, açıklamanın farklı siyasi kesimlere yönelik mesajlar içeren geniş bir çerçevede şekillendiğini ortaya koydu.
İmamoğlu, barış ve demokratik çözüm konusunda olumlu bir tutum ortaya koyarken, iktidarın süreci yönetme biçimine yönelik ciddi eleştiriler de yöneltti.
İktidarın samimiyetini ve şeffaflık sicilini eleştiren İmamoğlu, mevcut sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmemesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu’na göre Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren böylesine önemli bir sürecin güvenilir olabilmesi için kamuoyunun bilgilendirilmesi ve demokratik kurumların etkin biçimde devrede olması gerekiyor.
İmamoğlu, sürece ilişkin yaklaşımını iki temel başlık üzerinden ortaya koydu.
Bir taraftan Türkiye’nin sorunlarının çözülmesi, barışın ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi için destek ve katkı sunacaklarını belirten İmamoğlu, diğer taraftan muhalefetin en önemli görevlerinden biri olan denetleme sorumluluğundan vazgeçmeyeceklerini ifade etti.
İmamoğlu, sürecin doğru ilerlemesi için kamuoyunun bilgilendirilmesinin ve gelişmelerin yakından takip edilmesinin önemine dikkat çekti.
İmamoğlu açıklamasında Türkiye Cumhuriyeti’nin temel değerlerine de vurgu yaptı.
Cumhuriyet’in üniter yapısının ve ülkenin bölünmez bütünlüğünün korunması gerektiğini belirten İmamoğlu, 86 milyon yurttaşın eşitliğini ortak güvence olarak gördüğünü ifade etti.
İmamoğlu’nun mesajında, barış arayışının Türkiye’nin anayasal yapısı ve vatandaşların eşitliği temelinde yürütülmesi gerektiği vurgusu öne çıktı.
İmamoğlu, Türkiye’nin geleceğini doğrudan ilgilendiren bir barış sürecinin günlük siyasi hesaplara veya kişisel siyasi beklentilere bırakılmaması gerektiğini belirtti.
Sürecin kapalı kapılar ardında yürütülmesinin toplumdaki güven duygusunu zedeleyebileceğine dikkat çeken İmamoğlu, TBMM’nin, hukukun, şeffaflığın ve millet iradesinin sürecin temel güvencesi olması gerektiğini savundu.
Bu yaklaşım, İmamoğlu’nun barış arayışına destek verirken sürecin yürütülme yöntemine yönelik ciddi çekinceler taşıdığını da ortaya koydu.
İmamoğlu’nun açıklamasında Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin rolü özel bir önem taşıdı.
Türkiye’nin geleceğini ilgilendiren kritik kararların demokratik meşruiyet çerçevesinde ele alınması gerektiğini belirten İmamoğlu, Meclis’in ve hukukun süreçte belirleyici olması gerektiğini ifade etti.
İmamoğlu’na göre toplumun tamamını ilgilendiren konularda karar alma mekanizmasının merkezinde millet iradesi ve demokratik kurumlar bulunmalı.
İmamoğlu’nun açıklamasının en güçlü mesajlarından biri ise “Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz” ifadesi oldu.
Bu sözlerle İmamoğlu, barış arayışının herhangi bir siyasi partinin günlük politikalarına veya kişisel siyasi hedeflerine indirgenmemesi gerektiğini savundu.
İmamoğlu, barışın kalıcı hale gelebilmesi için sürecin şeffaf, demokratik ve toplumun geniş kesimlerinin katılımına açık şekilde yürütülmesi gerektiği mesajını verdi.
İmamoğlu’nun açıklaması, farklı siyasi aktörlerin değerlendirmelerini aynı çerçevede buluşturması açısından da dikkat çekti.
Özgür Özel’in siyasi çizgisine açık destek veren İmamoğlu, Mansur Yavaş’ın uyarılarını desteklediğini ve Selahattin Demirtaş’ın barış mesajlarını kıymetli bulduğunu belirtti.
Buna karşılık iktidarın süreç yönetimine yönelik eleştirilerini de sürdüren İmamoğlu, böylece barış arayışına destek veren ancak sürecin yürütülme biçimine karşı denetleyici bir tutum sergileyen bir siyasi yaklaşım ortaya koydu.
İmamoğlu’nun açıklamasının genel çerçevesinde iki temel mesaj öne çıktı.
İlk olarak Türkiye’nin barışa, huzura ve demokratik çözümlere ihtiyacı olduğu vurgulandı. İkinci olarak ise böyle bir sürecin şeffaflık, hukuk, TBMM ve millet iradesi dışında yürütülemeyeceği ifade edildi.
Bu yaklaşım, İmamoğlu’nun sürece koşulsuz destek vermek yerine, sorunların çözümüne katkı sunarken iktidarın attığı adımları da yakından denetleyeceği mesajını verdi.
İmamoğlu’nun açıklaması, Türkiye’nin barış, demokrasi, hukuk ve toplumsal bütünlük tartışmalarının yoğunlaştığı bir dönemde geldi.
Özgür Özel’in siyasi hamlelerine verdiği açık destek, Mansur Yavaş’ın uyarılarını sahiplenmesi ve Demirtaş’ın barış temennilerini olumlu değerlendirmesi, açıklamanın siyasi açıdan geniş bir çerçeveye oturmasına neden oldu.
İmamoğlu, Türkiye’nin geleceğinin günlük siyasi hesaplara değil, demokratik kurumlara, hukuka, şeffaflığa ve millet iradesine dayanması gerektiğini vurgularken, mesajını net bir ifadeyle tamamladı:
“Barışı siyasi hesaplara teslim etmeyeceğiz.”