HABERMAX. Yaz aylarında artan sıcaklıklar, özellikle yeterli sıvı alınmadığında böbrek sağlığı açısından ciddi riskler oluşturabiliyor. Genellikle belirti vermeden ilerlediği için “sessiz hastalık” olarak tanımlanan kronik böbrek hastalığının dünya genelinde yaklaşık her 10 kişiden birini etkilediği belirtiliyor.
Uzmanlar, aşırı sıcaklara uzun süre maruz kalmanın ve buna bağlı gelişen sıvı kaybının böbreklerin çalışma düzenini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.
Acıbadem Altunizade Hastanesi Nefroloji Uzmanı Doç. Dr. Zuhal Atan Uçar, sıcak havalarda vücudun ısı dengesini korumak için terlemeyi artırdığını, bunun da sıvı kaybına yol açabildiğini belirtti.
Yüksek nemin de terin buharlaşmasını zorlaştırarak ısı stresini artırabildiğini ifade eden Uçar, özellikle ciddi sıvı kaybı ve sıcak çarpması durumlarında akut böbrek hasarı gelişebileceği konusunda uyardı.
Uzman, yaz aylarında böbrek sağlığını korumak için üç temel noktaya dikkat çekiyor: Sıvı dengesini korumak, aşırı sıcaklarda yoğun fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve ilaçları doktor önerisi olmadan değiştirmemek.
Sıcak havalarda terlemeyle kaybedilen sıvının yerine konulması büyük önem taşıyor. Yetersiz sıvı alımı, dolaşımdaki kan hacminin azalmasına ve böbreklerin kanlanmasının olumsuz etkilenmesine neden olabiliyor.
Ancak uzmanlar herkes için tek bir günlük su miktarının doğru olmadığını vurguluyor. Özellikle kalp yetmezliği, ileri evre böbrek hastalığı veya diyaliz tedavisi nedeniyle sıvı kısıtlaması bulunan kişilerin doktorlarının önerdiği miktara uyması gerekiyor.
Günün en sıcak saatlerinde yapılan yoğun egzersiz ve ağır fiziksel çalışmalar, terlemeyle birlikte sıvı kaybını artırabiliyor. Bu durum, özellikle uzun süre devam ettiğinde böbrekler üzerinde ek yük oluşturabiliyor.
Uzmanlar, egzersiz ve açık hava çalışmalarının mümkün olduğunca sabah erken veya akşam saatlerinde yapılmasını, sıcak havada çalışmak zorunda olanların ise düzenli olarak gölgede dinlenmesini ve sıvı almasını öneriyor.
Sıcak havalarda damarların genişlemesi ve sıvı kaybı tansiyonun düşmesine neden olabiliyor. Özellikle idrar söktürücü ilaç kullanan kişilerde sıvı kaybının etkileri daha belirgin hale gelebiliyor.
Baş dönmesi, bayılma hissi veya alışılmadık tansiyon düşüklüğü yaşayanların ilaçlarını kendi kendine kesmek yerine doktorlarına başvurmaları gerekiyor.
Bazı ağrı kesiciler, özellikle nonsteroid antiinflamatuvar ilaçlar (NSAİİ), böbreklerin kan akımını düzenleyen mekanizmaları etkileyebiliyor.
Dehidratasyon, kronik böbrek hastalığı, ileri yaş veya kalp yetmezliği gibi risk faktörleri bulunan kişilerde bu ilaçların kontrolsüz kullanımı akut böbrek hasarı riskini artırabiliyor.
Bu nedenle özellikle sıvı kaybının yaşandığı kusma, ishal ve yoğun terleme dönemlerinde ağrı kesici kullanımı konusunda doktora danışılması önem taşıyor.
Sıcak havalarda yeterli sıvı alınmadığında idrar miktarı azalabiliyor. Bu durum, idrardaki taş oluşturucu maddelerin yoğunluğunu artırarak böbrek taşı oluşumuna veya mevcut taşların tekrarlamasına zemin hazırlayabiliyor.
Böbrek taşı öyküsü bulunan kişilerde temel hedefin yeterli idrar hacmini sağlamak olduğu belirtilirken, sıvı tüketiminin kişisel sağlık durumuna göre doktor önerisi doğrultusunda belirlenmesi gerekiyor.
Yaz aylarında sıvı kaybının tek nedeni sıcak hava değil. İshal ve kusma da kısa sürede ciddi miktarda su ve elektrolit kaybına yol açabiliyor.
Sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma, şiddetli baş dönmesi veya bayılma gibi belirtiler ortaya çıktığında özellikle yaşlılar ve kronik hastalığı bulunanların sağlık kuruluşuna başvurması gerekiyor.
Kronik böbrek hastaları, sıcak hava ve sıvı kaybının etkilerine karşı daha hassas olabiliyor. İdrar miktarında belirgin azalma, bilinç bulanıklığı, bayılma, sıvı alamama veya devam eden ciddi halsizlik gibi belirtilerin yalnızca sıcak havaya bağlanmaması gerekiyor.
Bu belirtiler görüldüğünde özellikle kronik böbrek hastalarının gecikmeden tıbbi değerlendirme alması önem taşıyor.
Diyabet ve hipertansiyon, kronik böbrek hastalığının önemli nedenleri arasında bulunuyor. Sıcak havalarda sıvı kaybı, tansiyon değişiklikleri ve kan şekeri kontrolünün bozulması mevcut böbrek hastalığı açısından ek risk oluşturabiliyor.
Uzmanlar yaz aylarında da kan şekeri ve tansiyon takibinin sürdürülmesini, düzenli doktor kontrollerinin aksatılmamasını ve ilaçların doktor önerisi olmadan kesilmemesini öneriyor.
Uzmanların mesajı net: Yaz sıcaklarında böbrek sağlığını korumak için susamayı beklemeden kişisel sağlık durumuna uygun sıvı dengesini korumak, aşırı sıcaklarda ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmak ve ilaç kullanımında doktor önerisine bağlı kalmak büyük önem taşıyor.