HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen Çerçeve Yasa ve yürütülen çözüm sürecine ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Okuyan, sürecin yalnızca silah bırakma ve barış başlıkları üzerinden değerlendirilemeyeceğini savunarak, “Kürt sorunu bir dönüşümün önünü açmak, ona destek bulmak için kullanılıyor” dedi.
Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, soL Haber Portalı’na verdiği röportajda Türkiye’nin gündemindeki Çerçeve Yasa, çözüm süreci, siyasi gelişmeler ve Süleymancılara yönelik operasyonla ilgili değerlendirmelerde bulundu.
Okuyan, TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilen düzenlemenin yalnızca terör örgütünün silah bırakması veya toplumsal barış çerçevesinde ele alınmasının yeterli olmayacağını savundu. Sürecin Türkiye’nin iç siyaseti, bölgesel gelişmeler ve dış politika tercihleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirten Okuyan, TKP’nin bu nedenle düzenlemeye karşı çıktığını ifade etti.
Süleymancılara yönelik operasyonun zamanlamasına da değinen Okuyan, operasyon hazırlıklarının daha önce yapılmış olmasına rağmen bugün gerçekleştirilmesinin siyasi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Okuyan, Türkiye’de cemaat ve tarikatların siyasal ve ekonomik sistemin önemli unsurlarından biri haline geldiğini ileri sürerek, Süleymancılara yönelik operasyonun zamanlamasının Çerçeve Yasa tartışmalarıyla bağlantılı olabileceğini savundu.
“Hazırda bekleyen bir operasyon bugün başlıyorsa, zamanlama konusunda bir tercih yapılmış demektir” diyen Okuyan, bunun çözüm sürecine tepki gösteren bazı kesimlere yönelik bir mesaj niteliği taşıyabileceğini ifade etti.
Okuyan, Süleymancıların ekonomik gücü üzerinden de değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’de tarikatların uzun yıllar boyunca yeterince denetlenmediğini öne süren Okuyan, asıl tartışılması gereken konunun yalnızca belirli bir yapıya yönelik operasyon değil, tarikatların siyasal ve ekonomik sistem içerisindeki konumu olduğunu söyledi.
Tarikatların kayıt dışı ve denetim dışı alanlar oluşturduğunu savunan Okuyan, bu yapıların Anayasa açısından da tartışmalı konumda olduğunu ileri sürdü.
Çerçeve Yasa’ya neden karşı çıktıklarını da anlatan Okuyan, TKP’nin itirazının silahların susması veya barış fikrine karşı olmak şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
Okuyan, dünyanın farklı bölgelerinde silahlı çatışmaların ardından devletler ile örgütler arasında görüşmeler yapıldığını hatırlatarak, Türkiye’deki mevcut sürecin kapsamının daha geniş olduğunu savundu.
“Hangi doğrultu?” sorusunun temel mesele olduğunu belirten Okuyan, Türkiye’nin iç siyaseti, bölgesel gelişmeler ve dış politika ekseninde yaşanan değişimlerin birlikte ele alınması gerektiğini ifade etti.
Okuyan, çözüm sürecine ilişkin değerlendirmesinde Türkiye’nin geleceğine yönelik daha kapsamlı bir dönüşüm yaşandığını iddia etti.
Türkiye’de işçi sınıfına yönelik politikalar, NATO ile ilişkiler ve ABD ile bölgesel iş birliklerinin birbirinden bağımsız değerlendirilemeyeceğini savunan Okuyan, bu başlıkların tamamının Türkiye’nin geleceğini etkilediğini söyledi.
1923 Cumhuriyeti’nin tahrip edildiğini ancak yerine yeni bir yapı kurulamadığını ileri süren Okuyan, mevcut sürecin toplumdaki direnci aşmaya yönelik olduğunu savundu.
Kürt meselesinin Türkiye’nin diğer temel sorunlarından bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirten Okuyan, ekonomik sorunlar, emperyalizm, laiklik ve Cumhuriyet tartışmalarının bir bütün olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Okuyan, mevcut politikalar içerisinde Kürt meselesinin çözüme kavuşacağı yönündeki beklentilere katılmadığını belirterek, “Bu şekilde Kürt sorunu daha da derinleşecek” değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye’nin etnik veya dini kodlar üzerinden sorunlarını çözemeyeceğini savunan Okuyan, kalıcı çözüm için Türkiye’nin genel siyasal ve ekonomik yapısının değiştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Okuyan’ın açıklamalarındaki en dikkat çekici değerlendirmelerden biri ise çözüm sürecinin arkasındaki siyasi hedeflere ilişkin oldu.
“Kürt sorunu bir dönüşümün önünü açmak, ona destek bulmak için kullanılıyor” diyen Okuyan, sürecin yalnızca “terör örgütüne taviz” şeklinde okunmasının da doğru olmadığını söyledi.
Okuyan, Türkiye’nin NATO şemsiyesi altında yeni bölgesel çatışmalara sürüklendiğini öne sürerek, yaşanan gelişmelerin daha geniş bir siyasi dönüşümün parçası olduğunu savundu.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in Çerçeve Yasa konusundaki tutumunu da değerlendirdi.
Özgür Özel’in siyasi tavrının yalnızca Meclis aritmetiği veya partiler arasındaki ilişkiler üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Okuyan, Türkiye’nin önemli sorunlarının siyasi manevralarla açıklanamayacağını söyledi.
Özel’e yönelik şantaj iddialarına da değinen Okuyan, böyle bir durum varsa bunun açık biçimde ortaya konulması gerektiğini savundu.
Sol siyasetin Çerçeve Yasa karşısındaki tutumunu da eleştiren Okuyan, sol içerisinde konuya ilişkin ortak ve net bir tavır ortaya konulamadığını ileri sürdü.
Okuyan, bazı kesimlerin farklı dönemlerde birbirinden farklı değerlendirmeler yaptığını belirterek, yaşanan tabloyu “Bir ‘yetmez ama evet’ daha çıktı” sözleriyle değerlendirdi.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın açıklamaları, TBMM’de kabul edilen Çerçeve Yasa ve çözüm sürecine yönelik siyasi tartışmaların yalnızca terör ve silah bırakma başlıklarıyla sınırlı kalmayacağını, Türkiye’nin iç siyaseti ve bölgesel politikaları üzerinden de tartışılmaya devam edeceğini ortaya koydu.