Ankara’da düzenlenen 36. NATO Devlet ve Hükûmet Başkanları Zirvesi kapsamında dünya liderlerine verilen resmî gala yemeği, Türk mutfağının köklü mirasını modern gastronomiyle buluşturdu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ev sahipliğindeki özel menüyü, iki Michelin yıldızlı ünlü Şef Fatih Tutak hazırladı.
7-8 Temmuz 2026 tarihlerinde Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen tarihi zirvenin ilk gününün akşamında, ittifakın 32 üye ülkesinin liderleri ve üst düzey heyetler resmî gala yemeğinde ağırlandı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ev sahipliğindeki davete; ABD Başkanı Donald J. Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Almanya Şansölyesi Friedrich Merz, Birleşik Krallık Başbakanı Keir Starmer ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin de aralarında bulunduğu küresel liderler katıldı.
Türk mutfağını uluslararası arenada temsil eden Şef Fatih Tutak ve ekibinin haftalar süren titiz çalışmasıyla hazırlanan menü; mevsimsellik, yerel üretim ve sürdürülebilirlik ilkelerini merkeze aldı. Menüde kullanılan ürünlerin tamamına yakını Türkiye’nin farklı coğrafyalarındaki yerel üreticilerden doğrudan tedarik edildi. Böylece bu özel gece, Türkiye’nin ürün çeşitliliğini ve üretici emeğini dünyaya sergileyen bir gastronomi anlatısına dönüştü.
Geleneksel Türk lezzetlerinin çağdaş tekniklerle ve zarif sunumlarla yeniden yorumlandığı gala menüsünde şu eşsiz tatlar yer aldı:
Başlangıç: Taş Fırında Pide, Trabzon Tereyağı, Hizan Karakovan Balı
Zeytinyağlı Sebze Bayıldı, Yanık Denizli Yoğurdu
Deniz Levreği ve Tarama
Urla Sakız Enginarı, Tokat Asma Yaprağı
Kuzu Göbeği Mantarlı Firik Bulguru
Ana Yemek: Dana Kaburga Tandır, Yanık Trabzon Tereyağı, Patlıcan
Mantı, Tütsülenmiş Ayaş Domates Salçası
Tatlı: Milk Baklava, Antep Fıstığı Köpüğü, Bergamot ve Maraş Dondurması
Gala yemeğinin ardından heyecanını paylaşan iki Michelin yıldızlı Şef Fatih Tutak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Böylesine özel bir sofrada Türk mutfağını temsil etmek bizim için büyük bir onurdu. Bu menüde Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen ürünleri, üretici emeğini ve mutfak hafızamızı çağdaş bir dille anlatmak istedik. Türkiye’nin ev sahipliğinde gerçekleşen bu önemli buluşmanın bir parçası olmak bizim için çok değerliydi.”
