HABERMAX. İSTANBUL — İklim değişikliğinin yarattığı kuraklık tehdidi ve su stresi, tarımsal üretimin geleceğini doğrudan tehdit ederken, bu alandaki dönüşümü hızlandıracak çok kritik bir adım atıldı. İş Dünyası ve Sürdürülebilir Kalkınma Derneği (SKD Türkiye) ve İş Bankası, tarımda suyun daha verimli kullanılması ve bu sürecin finansal olarak desteklenmesi amacıyla “Tarımda Su Verimliliği ve Finansmanı Çalıştayı” düzenledi.
Bankalardan kamu kurumlarına, tarım teknolojisi devlerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar ekosistemin tüm paydaşlarını tek masa etrafında buluşturan çalıştaydan çıkacak sonuçlar, iş dünyası için rehber niteliğinde bir sonuç raporuna dönüştürülecek.
Türkiye’nin de içinde yer aldığı Akdeniz Havzası’nda her geçen gün artan su stresi, tarımda radikal bir dönüşümü zorunlu kılıyor. Çalıştayda; tarımsal üretimde su verimliliğini artıracak yenilikçi teknolojilerin yanı sıra, bu dönüşümün sürdürülebilir kılınmasını sağlayacak yeni nesil finansman modelleri ve kurumlar arası stratejik iş birlikleri kapsamlı bir şekilde ele alındı.
Çalıştayın açılışında konuşan SKD Türkiye Genel Sekreteri Konca Çalkıvik, suyun artık sadece ekolojik değil, ekonomik ve finansal istikrarı doğrudan etkileyen stratejik bir kaynak haline geldiğini vurguladı:
“Tarımda su verimliliğini artıracak dönüşümü yalnızca teknolojiyle değil, doğru finansman mekanizmaları ve güçlü iş birlikleriyle de desteklemek gerekiyor. SKD Türkiye olarak kamu, özel sektör, finans dünyası ve akademiyi aynı masa etrafında buluşturuyoruz. İş Bankası ile gerçekleştirdiğimiz bu çalıştay, tarımda su verimliliğine yönelik yatırımların önündeki engellerin aşılmasına ve yenilikçi finansman modellerinin geliştirilmesine büyük katkı sağlayacaktır.”
İş Bankası Tarım Bankacılığı Pazarlama Müdürü Umut Yiğit ise konuşmasında, OECD ve Birleşmiş Milletler’in korkutan verilerini hatırlatarak tehlikenin boyutuna dikkat çekti. Mevcut tüketim alışkanlıklarının sürmesi halinde 2030 yılında dünya genelinde tatlı su arzı ile talebi arasında %40’lık bir uçurum oluşabileceğini belirten Yiğit, şu kritik değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de suyun yaklaşık yüzde 75’i tarımsal üretimde kullanılıyor. Dolayısıyla tarımın geleceği su üretkenliği ve su ayak izi yönetimi üzerine kurulacaktır. Mesele artık sadece tarım değil, doğrudan ‘su ve iklim finansmanı’ olarak ele alınmalıdır. Su yönetimi tek bir kurumun çözebileceği bir mesele değildir; uzun soluklu bir ekosistem çalışması gerektirir.”
Yiğit ayrıca, kuraklıkla mücadele kapsamında BASUSAD iş birliği ile 2025 yılında 22 Tarım İhtisas Şubesinde 500’den fazla üreticiye “Doğru Sulama Teknikleri” eğitimleri verdiklerini ve bu sürdürülebilirlik hamlelerini önümüzdeki dönemde daha da genişleteceklerini müjdeledi.
Açılış konuşmalarının ardından Ziraat Mühendisi Raşit Yılmaz ve Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Ersoy Yıldırım’ın ufuk açıcı değerlendirmeleriyle başlayan program, üç ana oturum halinde gerçekleştirildi:
Doğa Temelli Çözümler ve Risk Analizi: Tarımda su risklerinin finans sektörü açısından analizi ve mevcut finansman boşlukları ele alındı.
Yenilikçi Finansman Araçları: Su verimliliği yatırımlarını hızlandıracak yeni finansal araçlar ve kamu-özel sektör-finans kuruluşları arasındaki iş birliği modelleri tartışıldı.
Politika ve Pilot Uygulamalar: Türkiye’nin tarımda su verimliliği alanındaki öncelikli politika başlıkları ile kısa ve orta vadede hayata geçirilebilecek ortak pilot uygulama önerileri paylaşıldı.
Önümüzdeki günlerde yayımlanacak olan çalıştay sonuç raporunun, Türkiye’de hem finans sektörü hem de tarım ve gıda dünyası için en önemli yol gösterici kaynaklardan biri olması hedefleniyor.