HABERMAX. Sancaktepe Sınav Okulları, başarılı eğitim-öğretim hizmetlerinin yanında, topluma örnek olacak nitelikteki sosyal sorumluluk projelerine bir yenisini daha ekledi. Okul bünyesinde her yıl geleneksel olarak düzenlenen yardım gecesi, bu yıl da kalplere dokunan ve toplumsal yaraya merhem olan bambaşka bir hikayeye vesile oldu.
Başarılı Eğitimci ve Siyaset Bilimci Sabri Şenel’den Anlamlı Destek: Sancaktepe Sınav Okulları’ndan Alkışlanacak Vefa Örneği
Bu özel geceler vasıtasıyla sadece ihtiyaç sahiplerine maddi destek sağlanmıyor; aynı zamanda en büyük toplumsal varlığımız ve güvencemiz olan “yardımlaşma” geleneği en üst seviyede yaşatılıyor.
İnsanı yaşatma merkezli her davranışın takdire şayan olduğunu belirten uzmanlar, hayatta her an varlıktan darlığa düşülebileceğini, sağlıklıyken amansız bir hastalıkla mücadele etmek zorunda kalınabileceğini hatırlatıyor. Gerçek insan olmanın yolu; yara sarmak, derde derman olmak ve darda kalanın elinden tutmaktan geçiyor. Sağlıklıyken ve imkân varken muhtaçlara el uzatmak, aslında geleceğe yapılan en büyük toplumsal yatırım olarak karşımıza çıkıyor.
Bu yılki yardım gecesine vesile olan hikaye, dinleyenlerin yüreklerini burkarken bir yandan da geleceğe dair umutları yeşertti.
Her şey Gizem ve Sedat’ın birbirlerini severek nişanlanmasıyla başladı. Geleceğe dair güzel hayaller kuran genç çiftin nişanlılık süreci; karşılıklı sadakat, vefa, sevgi ve saygıyla doluydu. Birbirlerine iyi günde de kötü günde de beraber olacaklarının sözünü vermişlerdi. Ancak günler akıp giderken Sedat amansız bir hastalığa yakalandı. Başlangıçta tedavi için umutlar taze olsa da, aradan geçen yıllara rağmen uygulanan tedavilerden olumlu bir netice alınamadı.
Durum böyle olunca, çevredekiler ve aileler bu nişanlılığın evliliğe dönüşemeyeceğini yüksek sesle dillendirmeye, olumsuz yorumlar yapmaya başladı. Ancak Gizem, büyük bir irade göstererek adeta tüm ezberleri bozdu:
Bu belirsiz ve zorlu süreçte büyük bir vicdani sorumluluk üstlenen Gizem, nişanı bozma ihtimalini aklının ucundan bile geçirmedi. “Eğer ayrılırsak Sedat’ın durumu manen daha da kötüleşir” düşüncesiyle hareket eden genç kız, tüm olumsuz yorumlara kulaklarını tıkayarak evlilik kararının arkasında durdu ve genç çift hayatlarını birleştirdi.
Evlilik sonrasında Sedat’ın hastalığı maalesef daha da ağırlaştı ve genç adam yatağa bağımlı hale gelerek bakıma muhtaç oldu. Eşine olan sevgisini ve bağlılığını bir an bile kaybetmeyen Gizem, Sedat’ın bakımını ve hizmetini kusursuz bir şekilde sürdürdü. Fakat hayat şartları ağırdı; kendi aile çevresi destek olmaya çalışsa da, bu durumun getirdiği maddi yük tek bir ailenin tek başına altından kalkabileceği cinsten değildi.
Genç çiftin bu zorlu ve onurlu mücadelesinden, Sancaktepe Sınav Okulları Müdürü Mahsun Bey ortak tanıdıklar vasıtasıyla haberdar oldu. “Çorbada bizim de tuzumuz olsun” diyerek hemen harekete geçen Mahsun Bey, aileyi ziyaret etti, rızalarını aldı ve resmi prosedürleri yerine getirerek geniş kapsamlı bir yardımlaşma gecesi düzenleme kararı aldı.
Düzenlenen dayanışma gecesine katılım yoğun oldu. Program sayesinde hem fedakar çiftin maddi yaraları olabildiğince sarıldı hem de Gizem Hanım bu asil ve örnek davranışı nedeniyle manen ödüllendirildi.
Boşanma ve nişan atmaların rekor seviyelere ulaştığı günümüz şartlarında, Gizem Hanım’ın gösterdiği bu eşsiz vefa, tüm nişanlı ve evli çiftlere ders niteliğinde bir model oldu. Vicdan sahibi olmak ve “kâmil insan” mertebesine erişmek tam da böyle bir fedakarlık gerektiriyordu.
>Bu yüce davranışı duyan herkes fedakar geline övgüler ve iltifatlar yağdırıyor. Bu altın kalpli davranışı sergileyen başta Gizem Hanım’ı yürekten kutluyor, onun sesine kulak vererek destek olan tüm yardımsever insanlara, eğitim camiasına ve Sancaktepe Sınav Okulları yönetimine candan teşekkür ediyoruz.
Dualarımız ve gönlümüz seninle… Allah Sedat kardeşimize acil şifalar versin. Bu anlamlı çağrıya cevap veren güzel gönüllü dostlar, iyi ki varsınız; Allah sayınızı artırsın!