HABERMAX. Halk arasında “göz tansiyonu” olarak bilinen glokom hastalığı, erken dönemde teşhis edilmediğinde kalıcı görme kaybına ve körlüğe neden olabiliyor. Uzmanlar, hastalığın çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğine dikkat çekerek düzenli göz muayenesinin hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Selim, “Glokom toplumumuzda 40 yaş üzerinde yüzde 2, 60 yaş üzerinde ise yüzde 10 oranında görülüyor” dedi.
Glokomun başlangıç aşamasında belirti vermemesi nedeniyle hastaların yaklaşık yarısının hastalığından habersiz olduğunu belirten Op. Dr. Sedat Selim, şu bilgileri paylaştı:
“Glokom, göz içi basıncının artması sonucu görme sinirinin zarar görmesiyle ortaya çıkan ve tedavi edilmezse körlüğe kadar ilerleyebilen ciddi bir hastalıktır. Göz sıvısının yeterince boşaltılamaması göz içi basıncını artırır ve en sık görülen açık açılı glokom gelişir. Daha nadir görülen kapalı açılı glokomda ise göz tansiyonu ani ve çok yüksek değerlere çıkarak şiddetli ağrı ve bulanık görmeye yol açabilir. Bu durum genellikle hipermetrop hastalarda görülür.”
Glokom tedavisinde üç temel yöntem bulunduğunu ifade eden Selim, “Damla ve ilaç tedavisi, SLT lazer tedavisi ve son aşamada cerrahi müdahale uygulanmaktadır. Bu yöntemlerle göz içi basıncı düşürülerek görme sinirinin zarar görmesi engellenir. Hastalık erken teşhis edilirse tedavide yüzde 90 oranında başarı sağlanabilir” dedi.
Selim ayrıca, yalnızca göz içi basıncının ölçülmesinin tanı için yeterli olmadığını vurgulayarak, “40 yaş üzerindeki herkesin tam donanımlı göz merkezlerinde uzman hekimler tarafından düzenli olarak kontrol edilmesi gerekir” uyarısında bulundu.