Dolar 43,5924
Euro 51,9647
Altın 7.090,95
BİST 13.838,38
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 10°C
Hafif Yağmurlu
İstanbul
10°C
Hafif Yağmurlu
Sal 7°C
Çar 11°C
Per 13°C
Cum 15°C

Durmuş Acar yazdı: CHP’ye İçeriden Müdahale mi? Kale İçten Yıkılıyor

Durmuş Acar yazdı: CHP’ye İçeriden Müdahale mi? Kale İçten Yıkılıyor
10 Şubat 2026 02:10
133

HABERMAX. Türkiye siyaseti, yerel seçimlerin ardından oluşan yeni dengeleri tartışmaya devam ediyor. Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) birçok büyükşehir ve ilçe belediyesini kazanması, uzun yıllardır görülmeyen bir tabloyu ortaya çıkardı. Ancak bu başarı tablosunun ardından partide yaşanan istifalar, tartışmalar ve iç çekişmeler, kamuoyunda farklı yorumlara neden oluyor.

CHP’ye İçeriden Müdahale Tartışması

“Kale İçten Yıkılırsa, Sorumlusu Kim Olacak?”

Son günlerde yaşanan gelişmelere bakıldığında, CHP’ye yönelik yalnızca dışarıdan değil, içeriden de bir baskı sürecinin işletildiği yönünde görüşler dillendiriliyor. Bu görüşe göre, yıllardır dışarıdan yıkılamayan siyasi yapı, içeriden zayıflatılmaya çalışılıyor. İstifalar, polemikler ve parti içi tartışmaların artması, bu düşünceyi güçlendiren unsurlar arasında gösteriliyor.

“Halk Mührü Partiye Vurdu”

Yerel seçimlerde halkın sandıkta verdiği mesaj oldukça netti. Seçmen, ekonomik sıkıntılar, hayat pahalılığı ve sosyal sorunlar nedeniyle tercihini değiştirdi ve birçok yerde CHP’ye yöneldi. Bu durum, seçmenin oyunu şahıslara değil, partiye ve değişim umuduna verdiği şeklinde yorumlandı.

Zira seçmen, başka partilere yönelmek isteseydi bunu sandıkta gösterebilirdi. Ancak tercihini CHP’den yana kullanması, bir siyasi duruşun ifadesi olarak değerlendirildi. Bu nedenle seçmenin verdiği oyların, bireysel siyasi hesaplarla başka partilere taşınması ya da istifalarla boşa düşürülmesi, kamuoyunda tepkiyle karşılanıyor.

İstifalar ve Baskı Tartışmaları

Son dönemde yaşanan istifalar ve parti içi gerilimler, “sistematik bir süreç mi işletiliyor?” sorusunu da beraberinde getiriyor. Özellikle bazı yerel yöneticilere yönelik sözlü saldırılar ve siyasi baskı iddiaları, tartışmaları daha da büyütüyor.

Eskişehir Mihalgazi Belediye Başkanı’na yönelik hakaret iddiaları ve bu olayın ardından yaşanan tartışmalar, siyasetteki kutuplaşmanın geldiği noktayı gözler önüne serdi. Ancak bu tür olayların, tüm partiye mal edilmesi ve genelleştirilmesi, siyaset dilinin sertleşmesine yol açıyor.

Ekonomik Gerçekler ve Siyasi Tartışmalar

Türkiye’de asgari ücretli, emekli ve dar gelirli kesimlerin yaşadığı ekonomik sıkıntılar her geçen gün daha görünür hale geliyor. Market fiyatlarının el yakması, kiraların hızla yükselmesi ve pazarda sebze meyveye erişimin zorlaşması, vatandaşın temel gündemini oluşturuyor.

Böylesi bir ortamda siyasi tartışmaların odağının, ekonomik sorunların çözümünden çok parti içi çekişmelere kayması, toplumda hayal kırıklığı yaratıyor. Vatandaş, günlük hayatın ağır yükü altında ezilirken, siyaset kurumundan çözüm üretmesini bekliyor.

“Madem Güçlüsünüz, Sandık Gelsin”

Siyasi polemiklerin arttığı bu dönemde, en sık dile getirilen çağrılardan biri de sandık talebi. Seçmenin iradesinin tartışıldığı her ortamda, en net ve meşru çözümün seçim olduğu vurgulanıyor.

Siyasette güç iddiasında bulunan herkes için en büyük testin sandık olduğu gerçeği değişmiyor. Halkın güvenini kazanan yoluna devam eder, kaybeden ise ders çıkarır. Demokrasi de zaten bunun üzerine kurulu.

Sonuç: Asıl Gündem Unutulmamalı

Bugün gelinen noktada, Türkiye’nin asıl gündemi ekonomik zorluklar, hayat pahalılığı ve sosyal sorunlar. Siyasi partiler arasındaki rekabetin ve parti içi tartışmaların, bu gerçekleri gölgelemesine izin verilmemeli.

Seçmenin verdiği mesaj açık: Daha adil, daha şeffaf ve daha halkçı bir yönetim anlayışı. Bu mesajın doğru okunması ve siyasi hesapların önüne halkın ihtiyaçlarının konulması, Türkiye siyasetinin en büyük sınavı olmaya devam ediyor.

Siyasetin yönünü belirleyecek olan yine halkın kendisi olacak. Ve o kararın verileceği yer, her zaman olduğu gibi sandık olacak.

Paylaşın:
Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı göstererek doğru ve güncel bilgileri sunmayı hedefler. Siyasi ayrım yapmadan, güvenilir içeriklerle okuyucularını bilgilendirir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.