HABERMAX. ANKARA – DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, son günlerde Yunanistan’da Laz böreğinin “Galaktoboureko” adıyla tanıtılması ve geleneksel Yunan tatlıları arasında gösterilmesine ilişkin tartışmalar hakkında açıklamalarda bulundu. Karal, Laz böreğinin Doğu Karadeniz’in köklü kültürel mirasının önemli bir parçası olduğunu belirterek, bu değerin başka bir mutfağın ürünü gibi sunulmasının kabul edilemeyeceğini söyledi.

“Laz Böreği Karadeniz’in Hafızasıdır”
Hasan Karal, Laz böreğinin Rize, Artvin ve Doğu Karadeniz’de yüzyıllardır yaşatılan bir lezzet olduğuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:
> “Rize’nin, Artvin’in ve Doğu Karadeniz’in asırlık lezzeti Laz böreğini başka bir mutfağın ürünü gibi sunmaya çalışmak, kültürel mirasa saygıyla bağdaşmaz. Laz böreği Karadeniz’in hafızasıdır, kimliğini değiştiremezsiniz.”
“Adını da Ruhunu da Karadeniz’den Alıyor”
Karal, Laz böreğinin yalnızca bir tatlı olmadığını, aynı zamanda bölgenin kültürel kimliğini yansıtan önemli bir miras olduğunu belirtti.
> “Laz böreği adını da ruhunu da Karadeniz’den alır. Rize’mizin, Artvin’in ve bölgemizin evlerinde nesilden nesile aynı özenle yapılan bu tatlı, sadece bir tarif değil; bir kültürün, bir hafızanın ve bir kimliğin taşıyıcısıdır.”
“Ortak Mutfak Olabilir, Kimlik İnkâr Edilemez”
Akdeniz ve Balkan coğrafyasında birçok yemeğin benzer örneklerinin bulunmasının doğal olduğunu ifade eden Karal, tarih boyunca mutfak kültürlerinin birbirini etkilediğini ancak bunun kültürel kimliklerin görmezden gelinmesini haklı göstermeyeceğini söyledi.
Karal, Doğu Karadeniz’de yüzyıllardır yaşatılan Laz böreğinin başka bir mutfağın ürünü gibi sunulmasının tarihi gerçeklerle bağdaşmadığını savundu.
Coğrafi İşaret ve Uluslararası Tescil Çağrısı
Hasan Karal, Türkiye’nin yöresel ürünlerinin korunması için coğrafi işaret ve uluslararası tescil çalışmalarının hızlandırılması gerektiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
> “Laz böreğinden Anzer balına, Rize çayından bölgemizin diğer eşsiz lezzetlerine kadar sahip olduğumuz değerleri yalnızca üretmek yetmez; bunları bilimsel çalışmalarla belgelemeli, coğrafi işaret ve uluslararası tescil süreçlerini hızlandırmalı, dünya çapında etkin şekilde tanıtmalıyız.”
“Kültürel Mirasımıza Sahip Çıkmalıyız”
Karal, kültürel mirasın korunmasının gelecek nesillere karşı önemli bir sorumluluk olduğunu belirterek, Türkiye’nin yöresel değerlerinin doğru şekilde tanıtılması gerektiğini ifade etti.
> “Kültürel miras, korunmadığında zamanla başkalarının sahiplenme girişimlerine açık hâle gelir. Bu nedenle kendi değerlerimize önce biz sahip çıkmalı, onları gelecek nesillere aynı özgünlüğüyle aktarırken dünyanın da bu zenginliği doğru kaynaktan tanımasını sağlamalıyız.”