HABERMAX. Türkiye kamuoyunun yakından tanıdığı Arife Gökçe’nin akıbeti hâlâ aydınlatılamamışken, Müge Anlı’nın programında gündeme gelen ve bir erkek çocuğuna cinsel istismar iddiasıyla tutuklanan Sinan Sardoğan’ın bulunması, ardından cezaevinden tahliye edilmesi tartışmaları beraberinde getirdi.

Arife Gökçe dosyasında belirsizlik sürerken, Sardoğan’ın cezaevinden çıktıktan sonra Tokat’ta bir kuaföre giderek görüntü vermesi ve burada kendisine gösterilen ilgi, kamuoyunda büyük tepki yarattı.
Cezaevinden tahliye edilen Sinan Sardoğan’ın gittiği kuaförde, iş yeri sahibi tarafından adeta bir “kanaat önderi”, “saygın kişi” ya da “kahraman” gibi karşılandığı görüldü. Sosyal medyada paylaşılan videolarda, berberin Sardoğan’ın başını öptüğü, samimi ve övgü dolu bir tavır sergilediği anlar yer aldı.
Bu görüntülerin kısa sürede yayılması, toplumun geniş kesimlerinde infial yarattı. Ağır suçlamalarla yargılanmış ve bu nedenle tutuklanmış bir kişinin, hiçbir mahcubiyet göstermeden bu şekilde karşılanması “normalleşme” tartışmasını yeniden gündeme taşıdı.
Hukuki süreç açısından bakıldığında, Sinan Sardoğan hakkında yürütülen yargılamanın seyri ve verilen tahliye kararı mahkemelerin takdirinde. Ancak uzmanlar ve yurttaşlar, asıl sorunun yalnızca yargı kararlarıyla sınırlı olmadığını vurguluyor.
Toplumun bir kesiminde, cinsel istismar gibi son derece ağır iddialarla anılmış bir isme gösterilen bu yaklaşım, “ahlaki erozyon”, “vicdan kaybı” ve “toplumsal hafıza silinmesi” olarak değerlendiriliyor.
Öte yandan, günlerdir kamuoyunun vicdanını sızlatan Arife Gökçe dosyasında henüz somut bir sonuca ulaşılamamış olması, tepkileri daha da büyütüyor. Bir yanda kayıp bir kadın ve cevapsız sorular; diğer yanda ağır suçlamalarla gündeme gelmiş bir ismin serbest kaldıktan sonra toplum içinde bu şekilde yüceltilmesi, adalet duygusunu zedeleyen bir tablo olarak görülüyor.
Görüntülerin yayılmasının ardından sosyal medyada çok sayıda kullanıcı,
“Arife Gökçe bulunamadı ama Sinan Sardoğan bulundu”,
“Cezaevinden çıkanlar baş tacı ediliyor”,
“Bu sadece hukukun değil, toplumun da çöküşü”
şeklinde paylaşımlar yaparak duruma tepki gösterdi.
Uzmanlara göre; bir ülkede adalet yalnızca mahkeme kararlarıyla değil, toplumsal duruşla da inşa edilir. Aksi halde, suçla anılan isimlerin normalleştirilmesi, benzer vakaların önünü açan tehlikeli bir zemin oluşturur.