
Toplantının açılışında Antalya programına değinen Özdağ, Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na geçmiş olsun ziyaretinde bulunduklarını, Manavgat’ta saha çalışmalarına devam edeceklerini ve Zafer Akademisi – Parti Okulu kapsamında Zafer Gençliği İl Başkanları için düzenlenen eğitim programının açılış dersini vereceğini açıkladı. Eğitimlerin üç gün süreceğini ve uzman akademisyenler tarafından yürütüldüğünü ifade etti.
Konuşmasının ana eksenini terörle müzakere iddiaları oluşturan Özdağ, 22 Ekim 2024’te MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin Abdullah Öcalan için ‘umut hakkı’ talep etmesini hatırlatarak, bu tarihten itibaren sürecin ikinci aşamaya geçtiğini savundu.
Özdağ, şu soruları yöneltti:
“Eğer hayırlı bir iş yapıldığını düşünüyorsanız, neden bu süreci Türk milletinden gizliyorsunuz?” diyen Özdağ, görüşmelere ilişkin tutanakların kamuoyuyla paylaşılmamasını eleştirdi.
DEM Parti’nin Meclis komisyonuna sunduğu 99 sayfalık rapora dikkat çeken Özdağ, raporda yer alan taleplerin üniter devlet yapısını hedef aldığını savundu.
Özdağ’a göre bu talepler arasında:
Bu taleplerin “Atatürk Cumhuriyeti’nin tasfiyesi anlamına geldiğini” ifade eden Özdağ, bunun Türkiye Cumhuriyeti’ne açık bir saldırı olduğunu söyledi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin “ikinci aşama” ve “barış yasası” açıklamalarını eleştiren Özdağ, şu ifadeleri kullandı:
“Biz hangi meydan savaşını kaybettik de barış anlaşması imzalıyoruz? PKK silah bırakmadı, teslim olmadı. Buna rağmen hukuki düzenleme yapılması, devlet ciddiyetiyle bağdaşmaz.”
Özdağ, terör örgütüyle yürütülen sürecin şehit ailelerine ve gazilere saygısızlık olduğunu dile getirdi.
Suriye’deki YPG–SDG yapılanmasına da değinen Özdağ, bu yapıların isim değiştirerek meşrulaştırılmasının bir taktik tuzak olduğunu savundu.
“YPG–SDG’ye karşı müzakere değil, mücadele esas alınmalıdır” diyen Özdağ, askeri operasyon seçeneğinin hızla gündeme alınması gerektiğini ifade etti.
Özdağ, Türkiye’nin sınır güvenliğinde ciddi zaaflar yaşadığını belirterek, 15 Aralık 2025’te Karadeniz’den girerek Ankara’ya 100 kilometre kala düşürülen kimliği belirsiz İHA’yı “ağır bir skandal” olarak nitelendirdi.
Milli Savunma Bakanlığı’na şu soruları yöneltti:
İstanbul depremine ilişkin hazırlıkları yetersiz bulan Özdağ, Marmara’da yoğunlaşan sanayi tesislerinin büyük bir risk oluşturduğunu söyledi.
Zafer Partisi’nin “4 Deniz 4 Bölge Projesi” ile sanayinin Anadolu’ya planlı şekilde dağıtılmasını savunduklarını belirten Özdağ, Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulması çağrısını yineledi.
Ekonomik tabloya da değinen Özdağ, Türkiye’de 43,3 milyon kişinin kredi kartı borçlusu olduğunu ve toplam borcun 5,4 trilyon TL’ye ulaştığını söyledi.
“Asgari ücret artık başlangıç ücreti değil, yaygın bir yoksulluk ücretidir” diyen Özdağ:
Uyuşturucuyla mücadeleye de değinen Özdağ, Türkiye’nin transit ülkeden hedef ülkeye dönüştüğünü savundu. PKK’nın uyuşturucu trafiğindeki rolüne dikkat çeken Özdağ, Zafer Partisi iktidarında bu mücadelenin milli güvenlik meselesi olarak ele alınacağını ifade etti.
Basın mensuplarının “Terörle müzakere süreci nereye gidiyor?” sorusuna yanıt veren Özdağ, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:
“Anlaşma sağlanacak mı diye bir durum yok. Anlaşma zaten sağlandı. Bugün yaşananlar, bu anlaşmanın Türk milletine adım adım kabul ettirilmesi sürecidir.”
Özdağ, konuşmasını emeklinin, emekçinin ve Türk milletinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayarak tamamladı.