HABERMAX. Global Bilişim Derneği (BİDER) Başkanı Şenol Vatansever, Venezuela’nın dünyanın en büyük petrol ve doğal gaz rezervlerinden birine sahip olmasına rağmen, bu potansiyelin ekonomik değere dönüşmesinin yüksek maliyetler, altyapı eksiklikleri ve uzun yatırım süreleri nedeniyle sınırlı kaldığını söyledi.
Venezuela’nın kanıtlanmış petrol rezervlerinin yaklaşık 303 milyar varil düzeyinde bulunduğu belirtiliyor. Rezervlerin büyük bölümünün, ülkenin doğusunda yer alan Orinoco Petrol Kuşağı’ndaki ekstra ağır petrol sahalarında yoğunlaştığı ifade ediliyor. Güncel petrol fiyatları esas alındığında, bu rezervlerin brüt parasal karşılığının yaklaşık 19,3 trilyon dolar seviyesinde olduğu hesaplanıyor.
Orinoco Kuşağı’ndaki petrolün ekstra ağır nitelikte olması, üretim sürecini teknik ve mali açıdan daha karmaşık hale getiriyor. Bu tür petrolün çıkarılabilmesi için seyreltici kullanımı, özel üretim teknikleri ve rafineri yatırımları gerekiyor. Ekstra ağır petrol üretiminde varil başına 0,25–0,35 varil seyreltici kullanıldığı, bunun da varil başına 5–10 dolar ek maliyet yarattığı belirtiliyor.
Uzman analizlerine göre Orinoco Kuşağı’nda teknik üretim maliyetleri 12–18 dolar/varil, toplam nakit başa baş noktası ise 35–45 dolar/varil aralığında bulunuyor. Bu maliyet yapısı, Venezuela petrolünün uluslararası piyasalarda Brent petrolüne kıyasla iskontolu işlem görmesine yol açıyor.
Petrolün yanı sıra Venezuela’nın doğal gaz potansiyeli de dikkat çekiyor. Ülkenin kanıtlanmış doğal gaz rezervlerinin 5,7 trilyon metreküp seviyesinde olduğu, bu miktarın brüt parasal karşılığının ise yaklaşık 800 milyar dolar olduğu hesaplanıyor. Ancak yıllık doğal gaz üretiminin 30 milyar metreküpün altında kalması, gaz kaynaklarının büyük ölçüde ekonomik değere dönüştürülemediğini ortaya koyuyor.
Petrol üretimindeki uzun vadeli gerileme de dikkat çekici. Venezuela’nın günlük petrol üretimi 1998’de 3,4 milyon varil, 2015’te 2,6 milyon varil seviyesindeyken, 2020’de yaklaşık 400 bin varile kadar geriledi. Son dönemde sınırlı bir toparlanma görülse de üretimin halen 850 bin–900 bin varil/gün bandında olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, bu düşüşte yetersiz yatırım, bakım eksikliği ve altyapı sorunlarının etkili olduğuna dikkat çekiyor. Üretimin sürdürülebilir biçimde artırılabilmesi için boru hatları, depolama tesisleri ve ihracat terminallerini kapsayan önümüzdeki 10 yılda 15–20 milyar dolarlık yeni yatırım ihtiyacı olduğu ifade ediliyor. Bu yatırımların hayata geçirilmesi halinde Orinoco Kuşağı’nda günlük 500 bin varillik ek üretim artışı sağlanabileceği öngörülüyor.
Petrol fiyatlarına bağlı senaryolara göre bu ölçekteki yatırımların geri dönüş süresinin 6–10 yıl arasında değiştiği, fiyatların yükseldiği dönemlerde sürenin kısaldığı, düşük fiyat ortamında ise yatırımların daha uzun vadeye yayıldığı belirtiliyor.
Uluslararası mali kuruluşların değerlendirmelerine göre petrol projelerinde devletin toplam payı genellikle yüzde 60–80 aralığında bulunuyor. Bu çerçevede Venezuela’nın 19,3 trilyon dolarlık brüt petrol değerinin, uzun vadede yaklaşık 3,8–7,7 trilyon dolarlık kısmının kamu gelirine dönüşebileceği hesaplanıyor.
Yaklaşık 28 milyon nüfusa sahip ülkede bu rakamlar, kişi başına teorik olarak 714 bin dolarlık bir yer altı değerine işaret ederken, ekonomik olarak hayata geçirilebilecek payın 70–180 bin dolar bandında kaldığı ifade ediliyor.
Öte yandan Orinoco Kuşağı’ndaki ekstra ağır petrolün yüksek karbon yoğunluğu da uzun vadeli riskler arasında yer alıyor. Küresel karbon fiyatlaması senaryolarında bu durumun Venezuela petrolü için varil başına 10–20 dolar ek maliyet oluşturabileceği değerlendiriliyor.
BİDER Başkanı Şenol Vatansever, Venezuela örneğinin yer altı zenginliği ile ekonomik refah arasındaki farkı net biçimde ortaya koyduğunu belirterek, “Trilyonlarca dolarlık teorik potansiyele rağmen bu kaynakların ekonomik değere dönüşebilmesi; yüksek sermaye, uzun vadeli yatırım, ileri teknoloji ve güçlü kurumsal yapı gerektiriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Vatansever, haber dosyasında yer alan verilerin Reuters, ABD Enerji Enformasyon İdaresi (EIA), ABD Jeolojik Araştırmalar Kurumu (USGS), Wood Mackenzie, OPEC, Argus Media, IMF ve Dünya Bankası verilerinin karşılaştırmalı analizleriyle derlendiğini bildirdi.