HABERMAX. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Türk Milleti Basın Toplantısı’nda Cumhurbaşkanlığı Kabinesi’ndeki değişiklikler, yargı süreçleri, deprem bölgesindeki son durum, sığınmacı politikası ve terörle mücadele başlıklarında dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Adalet ve İçişleri Bakanlıklarında yapılan değişikliklere değinen Özdağ, bu adımların “düşman ceza hukuku uygulamalarının artarak devam edeceğinin göstergesi” olduğunu savundu. Türkiye’nin anayasa ve yasaların askıya alındığı bir süreçten geçtiğini ileri süren Özdağ, hukuk devleti ilkesinin ağır darbe aldığını söyledi.
Ankara’da polis memuru Melih Okan Keskin’in hayatını kaybettiği olaya değinen Özdağ, güvenlik güçlerinin görev yaparken hukuki baskı altında kaldığını öne sürdü. İstanbul Esenyurt’ta yaşanan bir başka olay üzerinden de değerlendirmede bulunan Özdağ, polisin silah kullanması sonrası yürütülen adli süreci eleştirdi.
6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hatay’da yaptıkları ziyaretlere değinen Özdağ, bölgede yaraların yeterince sarılmadığını savundu. Konteyner kentlerde yaşamın sürdüğünü, altyapı ve internet sorunlarının devam ettiğini belirten Özdağ, teslim edilen bazı konutların tamamlanmadığını iddia etti.
Depremin yıkıcı sonuçlarının temel nedeninin hazırlıksızlık olduğunu öne süren Özdağ, İstanbul için de benzer risklerin devam ettiğini söyledi.
Seçim sonrası bazı belediye başkanlarının partilerinden ayrılarak iktidar partisine katılmasını eleştiren Özdağ, bunun seçmen iradesine aykırı olduğunu savundu. Bu durumun siyasette etik sorunlara yol açtığını ifade etti.
TÜİK ve Göç İdaresi verileri arasındaki farklara dikkat çeken Özdağ, Türkiye’nin uzun süredir kontrolsüz bir göç politikasıyla karşı karşıya olduğunu ileri sürdü. Zafer Partisi’nin “Anadolu Kalesi Projesi” kapsamında sınır güvenliğini yüzde 100 sağlayacaklarını ve sığınmacıların ülkelerine gönderileceğini söyledi.
Özdağ, hakkında açılan davalara ve aldığı cezalara ilişkin de konuştu. Şeyh Said’e yönelik sözleri nedeniyle verilen cezaya itiraz edeceklerini belirten Özdağ, kararın ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savundu.
Terörle mücadele konusunda da değerlendirmelerde bulunan Özdağ, terör örgütleriyle müzakere iddialarına karşı çıktı. Terörün ancak kararlı bir mücadeleyle sona erdirilebileceğini ifade etti.
“Kabine değişikliği erken seçimin habercisi mi?” sorusuna yanıt veren Özdağ, 7 Kasım 2027’den önce seçim beklemediğini söyledi. İktidarın ekonomik politikalar üzerinden seçim stratejisi yürüteceğini iddia etti.
Hatay’daki anma programında AK Parti’li Hüseyin Yayman ile aynı karede yer almasına ilişkin soruya da yanıt veren Özdağ, bunun bir yas programı çerçevesinde gerçekleştiğini ve siyasi birliktelik olarak yorumlanmasının doğru olmadığını ifade etti.