HABERMAX. Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısının 33,6 milyonun üzerine çıkması ve araç parkının yaş ortalamasının 14,2 yıla ulaşması, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv teknolojilerindeki dönüşüm ise aküleri yalnızca motoru çalıştıran bir ekipman olmaktan çıkararak araçların enerji yönetiminde kritik bir bileşen haline getiriyor.
gorselTürkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, otomotiv sektöründe bakım, yenileme ve yedek parça ihtiyaçlarını da beraberinde getiriyor. TÜİK verilerine göre 2025 yılı sonu itibarıyla Türkiye’de trafiğe kayıtlı motorlu kara taşıtlarının sayısı 33,6 milyonun üzerine çıkarken, araç parkının ortalama yaşı 14,2 yıl olarak hesaplandı.
Araçların daha uzun süre trafikte kalması, güvenilir ve uzun ömürlü yedek parçalara olan ihtiyacı artırırken, otomotiv teknolojilerindeki hızlı dönüşüm akülerin araçlardaki konumunu da değiştiriyor.
Aküler Artık Enerji Yönetiminin Merkezinde
Günümüzde güvenlik, konfor ve sürüş destek sistemlerinin yanı sıra Start-Stop teknolojileri ve araçlardaki elektronik donanımların artması, akülerden beklenen performans kriterlerini de yükseltiyor.
Özellikle yeni nesil araçlarda aküler yalnızca motorun ilk çalıştırılmasını sağlayan bir ekipman olarak değil, elektronik sistemlerin ve enerji altyapısının sürekliliğinde kritik rol oynayan stratejik bir bileşen olarak değerlendiriliyor.
Bu dönüşüm; yüksek marş gücü, uzun çevrim ömrü, titreşim dayanımı ve güvenilir performans sunan akü teknolojilerine olan ihtiyacı artırıyor.
Artan Elektriksel Yük Doğru Akü Seçimini Önemli Hale Getiriyor
Türkiye’de araç parkının yaşlanması, otomobillerin daha uzun süre kullanımda kalmasına neden olurken bakım ve yenileme ihtiyaçlarını da artırıyor.
Özellikle uzun yıllardır trafikte bulunan araçlarda akünün güvenilir ilk çalıştırma performansı sunması ve aracın elektrik sistemlerinin kesintisiz çalışmasına katkı sağlaması önem taşıyor.
Yeni nesil araçlarda ise elektronik sistemlerin yaygınlaşması akülerden beklenen performansı daha da artırıyor. Start-Stop sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri ile güvenlik ve konfor donanımları, akünün aracın enerji altyapısındaki rolünü güçlendiriyor.
Bu nedenle akü seçiminde aracın teknik özellikleri, kullanım koşulları, elektriksel yükü ve üretici gereksinimleriyle uyumlu ürünlerin tercih edilmesi önem taşıyor.
“Akü, Modern Araçların Enerji Altyapısında Stratejik Bir Rol Üstleniyor”
Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan AKO Grup Akü Fabrika Genel Müdürü Hüseyin Koca, otomotiv sektöründeki dönüşümün akü teknolojilerine yönelik beklentileri de değiştirdiğini belirtti.
Koca, açıklamasında şu değerlendirmelerde bulundu:
“Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yükselmesi, bakım ve yenileme pazarında akülerin önemini artırıyor. Otomotiv sektöründeki teknolojik dönüşümle birlikte akü; yalnızca aracın çalışmasını sağlayan bir komponent olmaktan çıkarak güvenlik, konfor, sürüş destek sistemleri ve diğer elektronik donanımlar için kritik bir enerji kaynağı haline geliyor.”
Farklı araç segmentlerinin teknik gereksinimlerine uygun, yüksek performanslı ve güvenilir akü teknolojilerine duyulan ihtiyacın giderek arttığını belirten Koca, AKO Grup’un üretim ve Ar-Ge kabiliyetlerine de dikkat çekti.
Koca, “AKO Grup olarak gelişmiş üretim altyapımız, Ar-Ge yetkinliğimiz ve başta Matrix Press (Punch) olmak üzere ileri üretim teknolojilerimizle sektörün değişen ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştiriyoruz” dedi.
9 Markayla Geniş Ürün Portföyü
AKO Grup, farklı araç ve kullanım segmentlerine yönelik geniş ürün portföyüyle sektörde faaliyet gösteriyor.
Grubun portföyünde Turbo Akü, Petlas Akü, AKO Prestige, Mega DC, Tolero, President, Eterno, X-Force ve Virtus markaları yer alıyor.
Konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM gibi yeni nesil teknolojilerin de ürün gamında bulunması, farklı araçların teknik özelliklerine ve kullanım koşullarına uygun çözümler sunulmasına imkan sağlıyor.
Yeni Nesil Akü Teknolojileri Öne Çıkıyor
Otomotiv sektöründe dijitalleşmenin hızlanması ve elektronik sistemlerin araçlardaki kullanımının artması, akü teknolojilerinin de sürekli geliştirilmesini beraberinde getiriyor.
Özellikle Start-Stop sistemine sahip araçlarda kullanılan yeni nesil aküler; yüksek çevrim ömrü, güçlü marş performansı ve yoğun şarj-deşarj koşullarına dayanıklılık gibi özellikleriyle öne çıkıyor.
AKO Akü’nin üretim altyapısında Matrix Press (Punch) ve Kaizen Tüneli üretim modelleri kullanılırken, ürün portföyünde konvansiyonel akülerin yanı sıra EFB ve AGM teknolojileri de bulunuyor.
Entegre Üretim Modeliyle 5 Milyon Adet Kapasite
AKO Grup’un akü üretim ekosistemi; plastik enjeksiyon, kurşun geri kazanım ve akü üretim faaliyetlerini aynı yerleşkede entegre bir yapı içerisinde buluşturuyor.
Hammaddeden nihai ürüne kadar uzanan bu entegre yapı, üretim süreçlerinde kontrolün güçlendirilmesine, operasyonel verimliliğin artırılmasına ve sürdürülebilir kalite anlayışının desteklenmesine katkı sağlıyor.
AKO Akü’nin yıllık üretim kapasitesi ise 5 milyon adede ulaşıyor.
Şirket; ileri üretim teknolojileri, Ar-Ge çalışmaları ve entegre üretim kabiliyetiyle Türkiye’nin akü sektöründeki teknolojik gelişimine katkı sunmayı hedefliyor.
Türkiye’nin Akü Teknolojisine Katkı
AKO Grup, güçlü üretim altyapısını ileri teknolojiler ve Ar-Ge yetkinliğiyle bir araya getirerek Türkiye’nin yanı sıra global otomotiv sektörünün değişen enerji ihtiyaçlarına yönelik çözümler geliştirmeyi sürdürüyor.
Farklı araç ve kullanım segmentlerine hitap eden ürün çeşitliliğiyle güvenilir, yüksek performanslı ve sürdürülebilir akü çözümleri sunan grup, Türkiye’nin akü sektöründeki üretim ve teknoloji yetkinliğinin geliştirilmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.