HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP), 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada dünya genelindeki savaşlara ve Türkiye’nin dış politikadaki konumuna ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. TKP, “Gerçek bir barış için bu düzen yıkılmalı” çağrısı yaptı.
gorselTürkiye Komünist Partisi (TKP), 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde yayımladığı açıklamayla küresel ölçekte artan savaş ve çatışmalara dikkat çekti.
Dünyanın geniş çaplı bir savaşa doğru sürüklendiğini savunan TKP, Ukrayna, İran, Filistin, Lübnan, Yemen ve Sudan’daki çatışmaların daha büyük bir emperyalist hesaplaşmanın parçası haline geldiğini ileri sürdü.
TKP açıklamasında, gerçek ve kalıcı bir barışın mevcut ekonomik ve siyasi düzen içerisinde mümkün olmayacağını savunarak, “Gerçek bir barış için bu düzen yıkılmalı” mesajını verdi.
TKP’den Emperyalizm ve Savaş Eleştirisi
Açıklamada, ABD ve Batılı emperyalist güçlerin kendi hegemonyalarını koruma ve yeniden tesis etme arayışlarının farklı coğrafyalardaki savaşların temel nedenlerinden biri olduğu öne sürüldü.
TKP, Ukrayna savaşı üzerinden Avrupa ile Rusya arasında daha geniş kapsamlı bir çatışma ihtimalinin gündeme getirildiğini belirterek, NATO merkezli politikaların Türkiye’yi de böylesi bir savaşın içerisine çekebileceği iddiasında bulundu.
Parti, bazı Avrupa ülkelerinin olası büyük bir savaşa yönelik askeri hazırlıklarını artırdığını savunurken, ABD’nin de sürecin arkasındaki temel güçlerden biri olduğunu ileri sürdü.
“ABD Dünyanın Dört Bir Yanında Müdahalelerini Sürdürüyor”
TKP açıklamasında ABD’nin yalnızca Avrupa ve Ortadoğu’da değil, dünyanın farklı bölgelerinde de müdahaleci politikalar yürüttüğü savunuldu.
Venezuela, Küba, Meksika ve Grönland üzerinden yaşanan gelişmelere dikkat çeken TKP, Asya-Pasifik bölgesinde ise Çin’i çevrelemeye yönelik politikaların tehlikeli bir sürece dönüştüğünü ifade etti.
Küba’nın uzun süredir ABD ablukası altında olduğu belirtilen açıklamada, Latin Amerika’daki gelişmelerin de küresel güç mücadelesinin önemli başlıklarından biri olduğu kaydedildi.
Filistin ve Lübnan İçin “İsrail Vahşeti” İfadesi
TKP, Filistin ve Lübnan’daki gelişmelere ilişkin değerlendirmesinde İsrail yönetimini hedef aldı.
Açıklamada, İsrail’in Filistin ve Lübnan’daki saldırılarının bölgedeki gerilimi daha da artırdığı savunularak, yaşananların daha geniş kapsamlı bir çatışma riskini büyüttüğü ifade edildi.
“Türkiye Sıcak Çatışmaların İçine Çekiliyor”
TKP açıklamasının önemli bölümünü Türkiye’nin dış politikasına ayırdı.
AKP iktidarının son dönemde gerçekleştirdiğini belirttiği anlaşma ve askeri iş birliklerinin Türkiye’nin bağımsızlığı ve egemenliği açısından risk oluşturduğunu savunan parti, Türkiye’nin farklı bölgesel savaşlarda giderek daha fazla taraf haline getirildiğini öne sürdü.
TKP, hükümetin İran konusunda izlediği politikayı da eleştirerek, “Yeni Osmanlıcı” olarak nitelendirdiği yaklaşımın Türkiye’yi bölgesel çatışmaların içerisine sürükleyebileceğini iddia etti.
Açıklamada ayrıca İstanbul Boğazı, NATO’nun Baltıklar’daki faaliyetleri ve Ukrayna’ya yönelik askeri tedarik konuları da gündeme getirildi.
Mekke Anlaşması da Açıklamanın Gündeminde
TKP, Türkiye’nin Suudi Arabistan ve Pakistan ile yaptığı Mekke Anlaşması olarak ifade ettiği gelişmeyi de eleştirdi.
Parti, söz konusu anlaşmanın Türkiye’yi Yemen başta olmak üzere bölgedeki çatışmaların potansiyel taraflarından biri haline getirebileceğini savundu.
TKP’ye göre Türkiye, farklı bölgelerde yaşanan sıcak çatışmaların giderek daha fazla içerisine çekiliyor.
TKP’den NATO ve Yabancı Üsler İçin Çağrı
Açıklamanın sonunda TKP, savaş politikalarına karşı kendi çözüm önerilerini sıraladı.
TKP, Türkiye’de bulunan yabancı askeri üslerin kapatılmasını, Türkiye’nin NATO’dan çıkmasını, Mekke Anlaşması’nın sona erdirilmesini ve “Yeni Osmanlıcı yayılmacı hayaller” olarak nitelendirdiği politikalardan vazgeçilmesini istedi.
Parti, kalıcı barışın ancak sömürü düzeninin sona erdirilmesi ve emekçilerin mücadele etmesiyle mümkün olacağını savundu.
TKP’nin 1 Eylül Mesajı
TKP açıklamasını, savaş ve yıkım üreten düzene karşı mücadele çağrısıyla tamamladı.
Partinin açıklamasında şu ifadeler öne çıktı:
“Bu savaşları durdurmanın, insanlığın geleceğinin nükleer silah çılgınlığıyla ateşe atılmasının önüne geçmenin tek yolu, sömürüye son vermekten geçiyor.”
TKP, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nün gerçek anlamda bir barış günü olabilmesi için savaş ve yıkım üreten düzene karşı mücadelenin büyütülmesi çağrısında bulundu.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.