HABERMAX. Sıfır Atık Hareketi kapsamında hayata geçirilen ve Türkiye genelinde uygulamaya giren Depozitosu Olan Ambalajlar (DOA) sistemi, içecek sektöründe geri dönüşüm odaklı yeni bir dönemin kapısını açtı. Badem Pınarı da ambalajlarını sisteme uyumlu hale getirerek hazırlıklarını tamamlayan ilk markalar arasında yer aldı.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına bağlı Türkiye Çevre Ajansı (TÜÇA) tarafından yürütülen yeni sistem; ambalaj atıklarının ekonomiye yeniden kazandırılmasını ve doğal kaynak kullanımının azaltılmasını hedefliyor. Üretimden geri dönüşüm anına kadar tüm sürecin dijital olarak takip edilmesini sağlayan entegre model kapsamında, üretici firmalar ürün ambalajlarını yeni kurallara uygun hale getirmek için çalışmalarını hızlandırdı. Türkiye’nin önde gelen doğal kaynak suyu üreticilerinden Badem Pınarı, depozitolu ürünlerinde kullanılacak kapak, etiket ve ambalaj tasarımlarını değiştirerek tüm ilgili serilerinde yeni geri dönüşüm logolarını kullanmaya başladı.
Uygulamanın Türkiye’nin çevre vizyonu ve geri dönüşüm kültürü açısından tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirten Badem Pınarı Yönetim Kurulu Üyesi Kaan Badem, sistemin işleyişine dair şu teknik detayları paylaştı:
“Türkiye, Depozitosu Olan Ambalajlar uygulamasıyla geri dönüşüm konusunda bambaşka bir faza geçiyor. Artık pet, cam ve metal şişeler çöp kutuları yerine doğrudan geri dönüşüm sistemine aktarılacak. Üzerinde DOA logosu bulunan ürünleri iade eden tüketiciler, ödedikleri depozito bedellerini kesintisiz olarak geri alabilecek. İlk aşamada sistem 0,33, 0,5 ve 1,5 litrelik ambalajlarda zorunlu olarak uygulanacak. İlerleyen süreçte ise 5 litrelik büyük ambalajların da bu zincire dahil edilmesi bekleniyor.”
Depozito sisteminin sadece çevresel koruma değil, makroekonomik açıdan da ülkeye milyarlarca liralık katkı sağlayacağını vurgulayan Kaan Badem, “2013 yılında %13 seviyesinde olan geri dönüşüm oranımızın, bu büyük uygulamayla birlikte %40’a çıkarılması hedefleniyor. Avrupa ve Amerika’da uzun yıllardır başarıyla yürütülen bu sistemin, Türk toplumu tarafından da çok kısa sürede benimseneceğine yürekten inanıyoruz” dedi.
DOA sisteminin Türk sanayisine sağlayacağı ham madde gücüne dikkat çeken Badem, geri kazanılan ambalajların üretim süreçlerine yeniden dahil edilmesinin ithalat faturasını düşüreceğini ifade ederek açıklamalarını şöyle tamamladı:
“Türkiye’de üretilen plastiğin yaklaşık yarısı gıda ambalajı sanayisinde kullanılıyor. Uygulamayla hedeflenen %40 geri dönüşüm başarısı sayesinde, milyonlarca ton ambalaj çöpe gitmeden yeniden ekonomiye kazandırılacak. Bu durum hem gıda ve ambalaj sanayimizin ithal ham madde ihtiyacını radikal bir şekilde azaltacak hem de Türkiye’nin cari açığının ve ithalat faturasının düşmesine doğrudan katkı sağlayacaktır.”