HABERMAX. Özgür Özel liderliğindeki Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), bu haftaki TBMM grup toplantısını Silivri’de gerçekleştirdi. Toplantıda sert açıklamalarda bulunan Özel, iktidarı ekonomi, hukuk ve demokrasi üzerinden eleştirirken erken seçim çağrısını yineledi.

Konuşmasında iktidarın artık bahanesinin kalmadığını belirten Özel, “Kaçış yok. Seçim kaçınılmaz. Artık milletin önüne gitmekten başka çareniz kalmadı” ifadelerini kullandı.
Türkiye’de ekonomik ve siyasi krizlerin derinleştiğini savunan Özel, halkın iradesinin sandıkta yeniden tecelli etmesi gerektiğini söyledi.
Özel konuşmasında, Ekrem İmamoğlu hakkında yürütülen süreçlere de değinerek yargıya yönelik eleştirilerde bulundu. İmamoğlu’na yönelik suçlamaların “iftira” olduğunu savunan CHP lideri, diplomanın iptal edilmesine yönelik tartışmaları da gündeme taşıdı.
“Ekrem İmamoğlu’nun diplomasını 35 yıl sonra alelacele iptal etmeye kalkıyorlar. Sırf cumhurbaşkanı adayı olmasın diye böyle bir adım atılıyor” diyen Özel, bu durumun hukuki değil siyasi bir hamle olduğunu öne sürdü.
Özel, konuşmasında yargı sistemine yönelik sert eleştirilerde bulunarak, Cumhuriyet’in kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Cumhuriyet savcısı” kavramını adalet için oluşturduğunu hatırlattı.
“Bunların isminin başına Atatürk ‘Cumhuriyet savcısı’ koymuş. Ama bugün yaşananlara bakınca soruyoruz: Bu nasıl yargı?” ifadelerini kullandı.
CHP lideri, siyasi isimlere yönelik sabah saatlerinde yapılan operasyonları da eleştirerek bunun bir “itibar suikastı” olduğunu savundu.
Özel, “Bir sabah şafak vakti polislerle ev basmak, iftiralarla insanları zan altında bırakmak kabul edilemez. Ramazan ayında bile bu hukuksuzlukları yapmaktan geri durmuyorlar” dedi.
Özel, İstanbul seçimlerinin iptal edilmesi sürecini de hatırlatarak iktidarın sandık sonuçlarını kabul etmekte zorlandığını söyledi.
“İstanbul seçimini iptal ettiler ama millet iradesini bir kez daha gösterdi. Ekrem Başkan ikinci kez onları hezimete uğrattı” diyen Özel, iktidarın yandaş medya aracılığıyla saldırılar gerçekleştirdiğini ancak somut bir suç bulunamadığını savundu.