HABERMAX. Yaz sıcakları ve yoğun güneş ışınları, kanser tedavisindeki yan etkilerin daha belirgin hissedilmesine yol açabiliyor. Ataşehir Hastanesi Tıbbi Onkoloji Uzmanı Dr. Engin Erdemoğlu, doğru önlemler alındığında yaz döneminin güvenle geçirilebileceğini belirterek, onkoloji hastalarının uyması gereken 10 altın kuralı açıkladı.
Bazı kemoterapi ilaçları ve akıllı hedefsel tedaviler, çok hızlı güneş yanığına, cilt lekelerine ve ciddi tahrişe yol açabilir. Güneşten korunmak sadece krem sürmek değildir; gölge alanlar tercih edilmeli, geniş şapkalar ve gözlükler kullanılmalıdır. Özellikle ultraviyole ışınlarının en dik geldiği 11.00 ile 16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalınmamalıdır.
Sosyal medyadaki bilgi kirliliğine karşı bilimsel verilere güvenilmesi gerektiğini belirten Dr. Engin Erdemoğlu, onaylı güneş kremlerinin onkoloji veya hormon tedavileriyle olumsuz bir etkileşime girmediğini vurguladı. Erdemoğlu, “Özellikle mineral filtre içeren, çinko oksit veya titanyum dioksit bazlı ürünler hassas cilde sahip hastalarımızda en güvenli seçenektir” dedi.
Yaz aylarında onkoloji kliniklerinde en sık karşılaşılan sorun yetersiz sıvı tüketimidir. Özellikle ileri yaştaki hastalarda susama mekanizması her zaman doğru çalışmaz. Sıvı kaybı halsizliğin yanı sıra böbrek fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilir. Kalp veya böbrek rahatsızlığı gibi özel bir engel yoksa, gün boyunca düzenli aralıklarla günde 2-2,5 litre su tüketilmelidir.
Tedavi sürecinde bağışıklık sistemini güçlü tutmak için hafif, dengeli ve mevsimine uygun beslenmek kritik önem taşır. Protein içeren öğünler ve taze mevsim sebze/meyveleri her öğünde dengeli şekilde yer almalıdır.
Özellikle kemoterapi nedeniyle beyaz küre (akyuvar) sayısı düşük olan hastalarda basit bir gıda enfeksiyonu bile hayati risk yaratabilir. Bu yüzden açıkta satılan yiyecekler, iyi yıkanmamış sebzeler, çiğ et ve deniz ürünlerinden uzak durulmalıdır. Yaz aylarında dışarıda bekleyen mayonezli gıdalar ve açık büfe ürünleri büyük risk barındırır.
Sıcak çarpması belirtileri ile kemoterapi yan etkileri bazen birbirine karıştırılabilir. Dr. Erdemoğlu, “Yüksek ateş, bilinç bulanıklığı, aşırı terleme veya tam tersine hiç terleyememe, çarpıntı ve bayılma hissi varsa sıcak çarpmasından şüphelenilmelidir. İleri yaş ve kalp hastaları bu durumdan daha çok etkilenir” uyarısında bulundu.
Kemoterapi bağışıklığı baskıladığı için el hijyenine maksimum özen gösterilmeli, kalabalık ve kapalı ortamlardan olabildiğince kaçınılmalıdır. Herhangi bir enfeksiyon şüphesinde veya yüksek ateş gelişmesi durumunda vakit kaybetmeden hekime başvurulmalıdır.
Mümkün olduğunca aktif kalmak yaşam kalitesini ve fiziksel dayanıklılığı artırır. Günün serin saatlerinde yapılacak hafif tempolu yürüyüşler, esneme egzersizleri veya hafif tempolu bisiklet turları uygundur. Ancak hasta asla kendini aşırı zorlamamalı, vücudunun verdiği sinyalleri dinlemelidir.
Kanser hastalarının tatile çıkmasında bir sakınca yoktur ancak planlar tedavi takvimine göre yapılmalıdır. Gidilecek bölgedeki sağlık kuruluşlarına erişim imkanı önceden araştırılmalı, ilaçlar düzenli taşınmalıdır. Temizliğinden emin olunmayan havuzlar yerine deniz tercih edilmelidir. Cerrahi geçmişi olan veya kateter taşıyan hastalar ekstra dikkatli olmalıdır.
Aktif tedavi sürecinde estetik uygulamalardan kaçınılması gerektiğini belirten Dr. Engin Erdemoğlu şu uyarıyı yaptı:
“Botoks, dolgu ve mezoterapi gibi işlemler aktif tedavi sırasında enfeksiyon, gecikmiş yara iyileşmesi ve beklenmeyen cilt reaksiyonları açısından ciddi risk oluşturur. Özellikle kan değerlerinin (beyaz küre ve trombosit) düşük olduğu dönemlerde bu tür girişimlerden kesinlikle kaçınılmalı, her adım onkoloji uzmanına danışılarak atılmalıdır.”