HABERMAX. Yaz aylarının vazgeçilmez sofralarından mangal, doğru besin ve pişirme yöntemleri tercih edilmediğinde kalp sağlığı açısından çeşitli riskler oluşturabiliyor. Uzmanlar; yağlı ve işlenmiş etler, fazla tuz, yanlış pişirme yöntemleri, şekerli içecekler ve büyük porsiyonlar konusunda uyarıyor.
Yaz akşamlarında aile ve dostlarla kurulan mangal sofraları, sıcak havaların en keyifli geleneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ancak mangal keyfinin sağlıklı bir sofraya dönüşmesi için seçilen etlerden pişirme yöntemine, kullanılan soslardan porsiyon miktarına kadar birçok ayrıntıya dikkat etmek gerekiyor.
Anadolu Sağlık Ataşehir Tıp Merkezi Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, mangal sofralarında yapılan bazı tercihlerin hipertansiyon, kolesterol yüksekliği ve kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekti.
Prof. Dr. Koylan, mangal sofralarının tamamen terk edilmesine gerek olmadığını, küçük değişikliklerle daha sağlıklı hale getirilebileceğini belirtti.
Koylan, özellikle işlenmiş et ürünleri, aşırı tuzlu soslar, yanmış ve kömürleşmiş etler, şekerli içecekler ve büyük porsiyonların risk oluşturabileceğini ifade ederek, “Önemli olan sofrayı tamamen değiştirmek değil; kullanılan içerikleri, pişirme yöntemlerini ve porsiyonları daha bilinçli seçmek” değerlendirmesinde bulundu.
Uzman, aşırı sodyum ve doymuş yağ tüketiminin hipertansiyon ve kalp-damar hastalıkları açısından risk oluşturabileceğine dikkat çekerek, mangalda yalnızca ne kadar yenildiğinin değil, ne yenildiği ve nasıl pişirildiğinin de önemli olduğunu vurguladı.
Sağlıklı bir mangal sofrasının temelinde doğru protein seçimi bulunuyor.
Izgara balık, derisiz tavuk, hindi ve daha az yağ içeren kırmızı et seçenekleri öne çıkarken; sucuk, salam, sosis ve benzeri işlenmiş et ürünlerinin tüketiminin sınırlandırılması öneriliyor.
Özellikle işlenmiş et ürünlerinin yüksek miktarda sodyum ve çeşitli koruyucu maddeler içerebilmesi nedeniyle kalp sağlığı açısından daha dikkatli tüketilmesi gerekiyor.
Mangal yaparken en sık karşılaşılan hatalardan biri, etin doğrudan yüksek alevle temas ettirilmesi ve uzun süre yüksek sıcaklıkta pişirilmesi.
Yüksek sıcaklıkta ve kömürleşerek pişen etlerde heterosiklik aminler (HCA) ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH) gibi bileşikler oluşabiliyor.
Daha sağlıklı bir pişirme için etin doğrudan alevle temasından kaçınılması, orta sıcaklıkta pişirilmesi ve sık sık çevrilmesi öneriliyor.
Kömürleşen ve yanmış kısımların tüketilmemesi de önemli. Limon, sarımsak, zeytinyağı ve çeşitli baharatlarla hazırlanan marinasyonların ise hem lezzet sağlayabileceği hem de yüksek sıcaklıkta oluşabilecek bazı zararlı bileşiklerin oluşumunu azaltmaya yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Mangal denildiğinde akla çoğunlukla et ürünleri gelse de uzmanlar sebzelerin sofrada daha fazla yer almasını öneriyor.
Kabak, biber, domates, soğan, patlıcan ve mantar gibi sebzeler mangalın yanında veya üzerinde hazırlanabilecek alternatifler arasında bulunuyor.
Lif ve antioksidan açısından zengin sebzeler, öğünün besin değerini artırırken daha uzun süre tokluk hissi sağlayabiliyor. Sebzelerin sofrada daha fazla yer alması aynı zamanda yüksek kalorili besinlerin toplam tüketiminin azaltılmasına da yardımcı olabilir.
Mangal sofralarında kullanılan soslar da sanıldığı kadar masum olmayabilir.
Hazır barbekü sosları, ketçap ve çeşitli işlenmiş çeşniler yüksek miktarda tuz, şeker ve doymuş yağ içerebiliyor.
Bu nedenle sos seçiminde daha doğal alternatiflere yönelmek öneriliyor. Zeytinyağı, limon, yoğurt, sarımsak, kekik, kimyon ve taze otlarla hazırlanan soslar tercih edilebilir.
Özellikle yüksek tansiyon sorunu yaşayan kişilerin fazla tuz tüketimine karşı daha dikkatli olması gerekiyor.
Mangal sofralarının bir diğer önemli unsuru ise içecekler.
Gazlı ve şekerli içecekler kısa sürede yüksek miktarda şeker ve gereksiz kalori alınmasına neden olabiliyor. Ayrıca aşırı şeker tüketimi trigliserit düzeyleri açısından da olumsuz sonuçlar doğurabiliyor.
Bunun yerine su, şekersiz soğuk çay, limonlu su, salatalıklı su, ayran ve maden suyu gibi alternatiflerin tercih edilmesi öneriliyor.
Özellikle sıcak yaz günlerinde sıvı kaybının artabileceğine dikkat çeken uzmanlar, mangal keyfi sırasında su tüketiminin ihmal edilmemesi gerektiğini belirtiyor.
Mangalda sağlıklı besinleri tercih etmek kadar tüketilen miktara da dikkat etmek gerekiyor.
Uzmanlara göre tabağın önemli bir bölümünü sebzelerin oluşturması, etin yanında bol miktarda salata ve sebze tüketilmesi, yemeğin yavaş yenilmesi ve küçük tabakların tercih edilmesi porsiyon kontrolünü kolaylaştırabilir.
Sürekli atıştırmak yerine düzenli ve ölçülü beslenmek de gereksiz kalori alımının önüne geçebilir.
Uzmanların önerileri, yaz sofralarında mangalın tamamen bırakılması gerektiği anlamına gelmiyor. Asıl önemli olan doğru eti seçmek, aşırı yağ ve tuzdan kaçınmak, eti yakmadan pişirmek, sebzelere sofrada daha fazla yer vermek, şekerli içecekleri sınırlamak ve porsiyonları kontrol etmek.
Kalp dostu beslenmenin katı yasaklardan çok denge ve bilinçli tercihler üzerine kurulabileceğine dikkat çeken Prof. Dr. Nevrez Koylan’ın önerileri, yaz boyunca mangal keyfini sürdürürken sağlıklı seçimler yapmak isteyenler için yol gösterici nitelikte.