Dolar 45,8248
Euro 53,4784
Altın 6.687,67
BİST 13.662,75
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Az Bulutlu
İstanbul
25°C
Az Bulutlu
Pts 26°C
Sal 29°C
Çar 27°C
Per 27°C

Kemal Okuyan: “Artık İki CHP Var”

Kemal Okuyan: “Artık İki CHP Var”
31 Mayıs 2026 14:43
47

HABERMAX. TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, CHP’deki mevcut yapının artık net bir biçimde ikiye bölündüğünü belirterek, “Kirletilmiş düzlemde seçenek yaratılamaz, direnç oluşturma sorumluluğu bir kenara konulamaz” dedi.

Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada CHP içinde yaşanan son gelişmeleri ve iktidarın muhalefeti şekillendirme girişimlerini masaya yatırdı.

Okuyan, CHP’deki mevcut yapının artık net bir biçimde ikiye bölündüğünü belirterek, taraflar arasındaki ayrışmanın derinliğine dikkat çekti.

Bu durumun tam da iktidarın arzuladığı bir tabloyu ortaya çıkardığını belirten Okuyan, şu değerlendirmede bulundu:

“Bugünden itibaren artık iki parti var. Özgür Özel ile Kemal Kılıçdaroğlu’nun karşılıklı tavizlerle anlaşacakları beklentisi büyük olasılıkla gerçekleşmeyecek. Ancak bu iki partinin birbirinden ayrışması kolay olmayacak. Tam da AKP’nin istediği gibi, birlikte yürüyemeyen ama ayrılmaları zahmetli ve zaman gerektiren iki parti CHP.

Bir taraf diğerini “Saray’ın emriyle hareket etmekle” suçlarken diğer taraf yolsuzluklar ve ahlaki bozulmanın üzerinde duruyor. Defalarca söylediğimiz gibi dünya ve memleket meselelerine ilişkin bir tartışma yok ortada.

Türkiye’de iktidara dönük tepkili kesimleri önemli bir bölümünün desteğini alan bir parti olarak CHP’nin kitlesi “AKP’yi yenecek” lider arıyor. Bu nedenle Kılıçdaroğlu yolsuzluklar konusunda ikna edici olsa dahi CHP tabanını kendi yanına çekemez. İnsanlar hayata küser, içe kapanır, başka arayışlara girenler olur ama Kılıçdaroğlu’nun peşinden gitmez. Geniş bir kesim ise kulaklarını ve gözlerini tıkayarak Özgür Özel’in arkasında durmaya devam eder. Seferber edilen bütün kaynaklara ve şişirme girişimlerine rağmen Kılıçdaroğlu’nun bugün Genel Merkez binası önünde gerçekleştirdiği mitingin sönük geçmesi bunun kanıtıdır.

Böyle bir tablo iktidarın daha fazla müdahalesine yol açacaktır. İktidar iki CHP yaratıp ana muhalefeti zayıflatacağını düşünmüştür ama kendisi ikna edici olamadığı için politik gündemi bir anda iki CHP belirlemeye başlamıştır. Toplum CHP’ler arasında tercih yapmaya zorlanmaktadır. AKP buna tahammül göstermeyecek ve CHP’li bazı isimlere ve yerel yönetimlere daha fazla yüklenecektir. Kılıçdaroğlu’nun stratejisi de tamamen bunun üzerine kuruludur. Şimdiye kadar kendisine yol gösterip belge ulaştıranların buna devam etmesini ummaktadır.

Peki iktidarın bu müdahaleleri, şu anda hâlâ birlikte hareket etmeye devam eden Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’in, kendilerini aşan bir toplumsal hareketin ortaya çıkmasına yardımcı olmasına neden olur mu?

Görüldüğü kadarıyla Türkiye solunun geniş bir bölümü buna inanıyor. İktidarın saldırıları gerekçe gösterilerek, sınıfsal ve ideolojik karakteri, dünyaya bakışı son derece açık bir ekibe kefil ve destek olunuyor.

Bugün hemen her açıdan inandırıcılığı zayıflamış iktidarla mücadeleyi “geniş kesimlerin tercihi bu” gerekçesiyle devrimci değerlere karşıt bir çizgiye yerleştirmek, şu yolsuzluk vb. iddiaların tamamı düzmece ve iftira olsa bile büyük, çok büyük bir yanlış.

Bu yanlış, “başka bir dünya mümkün” iddiasının reddedilmesi anlamına gelir.

İktidarın siyaset alanını ve başka partileri tasarlama girişimlerine karşı durmak ile sermaye egemenliğinin talan ve aşırı sömürü mekanizmalarının iyice çürüttüğü düzen siyasetine yerleşip burada güç toplamaya çalışmak arasında büyük bir fark var.

Bugün İmamoğlu-Özel ikilisinin arkasında duran toplumsal kesimlerin yeni gelişmelerin yaratacağı travmaları atlatması ve henüz bu olup bitenlere ilgisiz ancak yoksulluk nedeniyle arayışta olan geniş kesimlerin güvenebileceği bir seçeneğin yaratılması bu kirletilmiş düzlemin içinde mümkün değildir.

Dahası, bu yaklaşım, halkın karşı karşıya olduğu yaşamsal sorunlar ve bu sorunların kaynaklarıyla ilgili tutum alarak iktidarın karşısında bir direnç ve seçenek yaratma sorumluluğunun en olmadık zamanda bir kenara konması anlamına gelecektir.

Oysa bu kadar “umutsuz” ve “çaresiz” olmak için bir neden bulunmamaktadır.”

Paylaşın:
Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı duyarak doğru ve güncel bilgileri okuyucularına sunmayı hedefler. Siyasi ayrım gözetmeksizin, güvenilir ve ilkeli yayın politikasıyla kamuoyunu bilgilendirir; gelişmeleri hızlı, net ve objektif bir şekilde aktarmayı amaçlar.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.