HABERMAX. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılına ilişkin beklentilerini açıkladı. Meltem TV’de yayınlanan “2026’ya Bakış” programına konuk olan Baş, hukuk, demokrasi, terörle mücadele ve muhalefetin rolüne ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Muhalefete seslenen Hüseyin Baş, Cumhuriyetin kurucu değerlerinin yeniden hayata geçirilebilmesi için amasız, fakatsız bütünleşik bir muhalefetin zorunlu olduğunu vurguladı. Baş, “Aksi hâlde yarın yine aynı tablo ortaya çıkarsa, muhalefet dedikleriniz iktidarın koltuk değneği olur” dedi.
2025 yılının zorlu geçtiğini ifade eden BTP lideri, hukuk sistemine ilişkin eleştirilerde bulundu. Baş, 2025 yılında yaklaşık 5 milyon soruşturma açıldığını belirterek, “Son yıllarda sıkça ‘Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir’ deniliyor. Eğer bugün hukuk devleti isek, 5 yıl önce neydik, 10 yıl önce neydik? Bugünle geçmiş arasında ciddi farklar var” ifadelerini kullandı.
Hüseyin Baş, 2024 yılının sonunda hakkında açılan soruşturma, adli kontrol ve yurt dışı yasağına dikkat çekerek, 2025’in hukuk açısından dikkat çekici gelişmelere sahne olduğunu söyledi. Ümit Özdağ, Ekrem İmamoğlu ve Fatih Altaylı başta olmak üzere siyasetçi ve gazetecilere yönelik tutuklama ve yargı süreçlerini hatırlatan Baş, 2026 yılının huzur, barış ve kardeşlik içinde geçmesini temenni etti.
Son dönemde yapılan uyuşturucu ve kara para operasyonlarına da değinen Baş, bu operasyonların esas amacının Türkiye’yi gri listeden çıkarmak ve yabancı sermayeye güven vermek olduğunu savundu. Avrupa’dan yatırım ve sıcak para beklentisine dikkat çeken Baş, “Bu operasyonlarla ‘Türkiye temizleniyor’ mesajı veriliyor” dedi.
Terörle mücadele başlığına da değinen Hüseyin Baş, Abdullah Öcalan üzerinden yürütülen tartışmalara sert tepki gösterdi. “Bence APO mevcut koşullarda fazlasıyla özgür” diyen Baş, terörün bir insanlık suçu olduğunu ve etnik ya da ideolojik gerekçelerle meşrulaştırılamayacağını vurguladı.
“Terörsüz Türkiye” söylemini eleştiren Baş, PKK dışında FETÖ, IŞİD ve DHKP-C gibi örgütlerin de görmezden gelindiğini ifade etti. Güneydoğu’daki yurttaşların, terörün asıl mağdurları olduğunu belirterek, “Kürt vatandaşlarımız APO’nun arkasından gitmedi, gitmiyor. PKK’nın katlettiği bebekler Kürt vatandaşlarımızın bebekleriydi” dedi.
Muhalefetin geçmişteki ittifak deneyimlerinden ders çıkarması gerektiğini belirten Hüseyin Baş, altılı masa örneğini hatırlattı. Meclis aritmetiğinin bugün iktidarın anayasa değişikliğine zemin hazırladığını savunan Baş, muhalefetin iktidarın destekçisi konumuna düşmemesi gerektiğini söyledi.
Baş, “Ülke elden gidiyor demek istemiyorum ama demokrasimiz elden gidiyor. Bu süreç gizli değil, açık açık yaşanıyor. Bunu durdurmanın yolu bütünleşik muhalefettir” ifadelerini kullandı.
Açıklamalarının sonunda ekonomik sisteme de değinen Hüseyin Baş, iktidar ya da mevcut muhalefetin ekonomi politikaları arasında fark olmadığını savundu. Türkiye’nin geleceğinin genç kadrolar, yapay zekâ ve Endüstri 5.0 vizyonuyla inşa edilmesi gerektiğini belirten Baş, “Türkiye’nin kronik sorunlarına çözüm üretebilecek tek adres Bağımsız Türkiye Partisi’dir” dedi.