HABERMAX. İSTANBUL – Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) son dönemde yaşanan iç gerilimler, İstanbul İl Başkanlığı’na mahkeme kararıyla kayyum atanmasının ardından yeni bir boyut kazandı. Kayyum olarak görevlendirilen Gürsel Tekin, kamuoyuna yansıyan son açıklamalarında CHP Genel Merkezi’ni ve mevcut parti yönetimini hedef alarak son derece sert ifadeler kullandı. Tekin’in açıklamaları, parti içindeki çatlağın derinleştiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
CHP’de Fırtına: Gürsel Tekin Parti Yönetimini Hedef Aldı
Sosyal medyada ve televizyon kanallarında yayımlanan görüntülerde Gürsel Tekin’in, özellikle CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve “değişim” süreci olarak adlandırılan yeni yönetim anlayışına yönelik ağır suçlamalar yönelttiği görüldü.
CHP İstanbul İl binasında ve çeşitli basın açıklamalarında konuşan Gürsel Tekin, parti yönetimine hitaben kullandığı ifadelerle büyük yankı uyandırdı. Tekin’in kamuoyuna yansıyan sözleri arasında en dikkat çeken ifadelerden biri şu oldu:
“İnfaz çetesi olduğunuzu biliyorum.”
Bu sözlerle parti içindeki bazı grupların kendisine ve ekibine sistematik biçimde engel çıkardığını savunan Tekin, hukuki bir görevle atanmasına rağmen fiilen çalışmasının önüne geçildiğini ileri sürdü.
Tekin, kayyum olarak atanmasının ardından İstanbul İl Başkanlığı’nda bağımsız ve hukuka uygun bir kongre süreci yürütmek istediklerini, ancak parti yönetimi tarafından bunun engellendiğini iddia etti. Açıklamalarında şu ifadelere yer verdi:
“Mahkeme kararı var ama görevimizi yapmaya izin vermiyorlar. Bağımsız kongre yapacaktık, engellendik. Hâlâ görevimizi tam anlamıyla yerine getirmiş değiliz.”
Bu sözler, CHP’de kongre süreçlerinin meşruiyeti ve parti içi demokrasinin işleyişi konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Gürsel Tekin, CHP’de “değişim” söylemiyle öne çıkan kadrolara da sert eleştiriler yöneltti. Özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yakın isimleri hedef alan Tekin, bu süreci bir yenilenme değil, “çürüme” olarak tanımladı.
Tekin’in bu kapsamda kullandığı,
“Bunlar değişimci değil, çürümüş adamlar.”
ifadesi, parti içindeki kamplaşmanın ulaştığı noktayı gözler önüne serdi.
CHP’de son dönemde artan disiplin soruşturmaları ve ihraç süreçleri de Gürsel Tekin’in hedefindeydi. Bu süreci “akıl dışı” olarak nitelendiren Tekin, bir CHP’li olarak yaşananlardan utanç duyduğunu söyledi.
“Bir CHP’li olarak utandım. Bu yapılanlar akıl işi değil.”
şeklindeki sözleri, parti tabanında da yankı buldu.
Tekin’in açıklamalarında dikkat çeken bir diğer unsur ise açık uyarılar oldu. Parti yönetiminin hukuksuzluk yaptığını öne süren Tekin, bu sürecin ileride daha ağır sonuçlar doğuracağını savundu:
“Üç-beş kişinin keyfine göre parti yönetilmez. Yarın çok daha büyük bedeller ödersiniz.”
Bu sözler, CHP içinde önümüzdeki dönemde daha sert bir hesaplaşmanın yaşanabileceği yorumlarına yol açtı.
Kongre süreçlerine ilişkin eleştirilerini sürdüren Tekin, CHP kongrelerinin parti dışı unsurların etkisiyle şekillendiğini iddia ederek şu soruyu yöneltti:
“Ne zamandan beri CHP kongreleri CHP’li olmayan iş insanlarının çabalarıyla yapılıyor?”
Bu açıklama, parti finansmanı ve kongre organizasyonları konusundaki tartışmaları da beraberinde getirdi.
Siyasi kulislerde, Gürsel Tekin’in açıklamalarının yalnızca kişisel bir çıkış değil, CHP içindeki derin yapısal sorunların dışa vurumu olduğu değerlendiriliyor. Kayyum süreci, iptal edilen kongreler, yargı kararları ve karşılıklı suçlamalar, Türkiye’nin ana muhalefet partisinde ciddi bir yönetim krizine işaret ediyor.
Parti yönetiminden Tekin’in suçlamalarına ilişkin şu ana kadar kapsamlı bir yanıt gelmezken, yaşanan gelişmeler CHP’nin kamuoyu nezdindeki güvenilirliği ve iç bütünlüğü açısından kritik bir döneme girildiğini gösteriyor.
CHP’deki bu sert iç hesaplaşmanın, önümüzdeki aylarda hem parti örgütlenmesini hem de Türkiye siyasetindeki muhalefet dengelerini doğrudan etkilemesi bekleniyor.