HABERMAX. Sabri Şenel tarafından yapılan kapsamlı açıklamada, Gümüşhane’nin doğal kaynakları, çevresel dengesi, madencilik politikaları ve kalkınma vizyonu üzerine dikkat çeken değerlendirmeler yer aldı. Açıklamada, şehirdeki maden faaliyetleri ve çevresel riskler sert bir dille eleştirildi.

Açıklamada, Gümüşhane’nin yer üstü zenginliklerinin yer altı kaynaklarından daha kıymetli olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi:
“Gümüşhane ve ülkenin yer üstü zenginlikleri, yer altı kaynaklarından daha değerlidir. Bu potansiyelde tüyü bitmemiş yetimin ve henüz doğmamış nesillerin hakkı vardır.”
Metinde, şehir aidiyeti ve toplumsal sorumluluk teması öne çıktı. Şehre bağlılık, yalnızca duygusal bir değer değil; aynı zamanda bir “vefa borcu” olarak tanımlandı:
Açıklamada hemşerilik ilişkilerinin siyasetin üzerinde birleştirici bir unsur olması gerektiği vurgulandı. Hemşeri dernekleri ve STK’ların siyasi çıkar hesaplarına kurban edilmemesi gerektiği belirtilerek şu ifadeler dikkat çekti:
“Hemşeri STK’larını siyasetin ucuz ikbal beklentilerine kurban etmek; çapsızlık ve vizyonsuzluktur.”
Gümüşhane’nin bölgesel ulaşım ağlarına entegrasyonu da metinde yer aldı. Özellikle çevre illerle bağlantıların güçlendirilmesi gerektiği vurgulandı:
Tünel ve yol projelerinin hızlandırılması gerektiği ifade edilerek şehrin “nefes alması” gerektiği savunuldu.
üzerinden yapılan değerlendirmede, bölgenin su havzaları ve ekolojik dengesi kritik bir başlık olarak öne çıktı.
Açıklamada, vadideki su kaynaklarının hem içme suyu hem de tarımsal üretim için hayati olduğu belirtilerek şu uyarı yapıldı:
“Sondaj çalışmaları suyun yerini değiştirebilir veya yok edebilir. Bu süreç geri dönüşü olmayan tahribatlara yol açabilir.”
Metinde madencilik faaliyetlerine yönelik sert eleştiriler de yer aldı. Özellikle kontrolsüz ve yoğun maden arama çalışmalarının:
tehdit ettiği ifade edildi.
Ayrıca ve çevresindeki baraj göllerinde ekolojik risklerin artabileceği uyarısı yapıldı.
Açıklamada dikkat çeken bir diğer başlık ise maden ruhsatları oldu. 1923–2002 ve 2002–2023 dönemleri kıyaslanarak şu iddia ortaya kondu:
Bu artışın bölgesel etkilerinin yeterince tartışılmadığı ve STK’ların sessiz kaldığı savunuldu.
Açıklamada, ’nin maden arama faaliyetlerinde Türkiye’de ilk sırada olduğu belirtilerek, yaşam alanlarının daralmasına dikkat çekildi.
Şehrin yerel ekonomisinin önemli ürünleri olan:
gibi üretimlerin doğal dengenin bozulmasıyla risk altına girebileceği ifade edildi.
Açıklama şu çağrıyla sona erdi:
“Lütfen bu şehre yazık etmeyin. Konuyu hemşerilerimizin vicdanına ve irfanına havale ediyoruz. Altın için altın kalpli insanlar ölmemelidir.”
Gümüşhane merkezli açıklama, Türkiye’de madencilik politikaları, çevre koruma ve yerel kalkınma dengesi tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı. Şehirdeki ekonomik beklentiler ile ekolojik kaygılar arasındaki gerilim ise kamuoyunda tartışılmaya devam ediyor.