HABERMAX. Gazeteci ve yayıncı Alptekin Aydoğan, kaleme aldığı “Atatürkçü Suskunluk!” başlıklı yazısıyla Atatürkçü Düşünce Derneği’ni (ADD) ve CHP’nin mevcut siyasi duruşunu ağır bir dille eleştirdi. Aydoğan, ADD’nin sadece karşı mahalleye yönelik refleks gösterdiğini, CHP içindeki Atatürk ilkeleriyle bağdaşmayan söylemlere ise sessiz kaldığını iddia etti.
Aydoğan, yazısında ADD’nin özellikle AK Parti yöneticileri ve Atatürk karşıtı çıkışlara karşı sergilediği sert tavrı hatırlatırken, CHP içinden gelen tartışmalı söylemlere karşı sessiz kalındığına dikkat çekti. Yazıda ADD’nin yaklaşık 19 ayrı suç duyurusu başlığı incelemeye alınırken, bu suç duyurularının dağılımı şu şekilde öne çıkarıldı:
Yusuf Tekin hakkında 4 suç duyurusu/açıklama.
Numan Kurtulmuş hakkında 2 suç duyurusu/açıklama.
Mustafa Armağan hakkında 2 suç duyurusu/açıklama.
Bu veriler ışığında Aydoğan, “Atatürk’ün sözleri değiştirilmeye çalışılırken susan bir kurum, gerçekten Atatürk’ü mü savunuyordur?” sorusunu yöneltti.
Yazıda, CHP’nin kurucu ilkelerinden uzaklaştığı iddiası sert ifadelerle işlendi. Aydoğan, Altı Ok’un temel taşlarının zedelendiğini savunarak şu başlıkları vurguladı:
Milliyetçilik ve Devletçilik: “Milliyetçilik terk edildi, devletçilik unutuldu.”
Halkçılık ve Elitizm: “Halkçılık elitizme dönüştü.”
Tartışmalı Söylemler: Mahmut Tanal’ın “Ne mutlu Türküm diyene” tartışması, Canan Kaftancıoğlu dönemi ve Özgür Özel yönetimindeki yeni siyasi dil, Altı Ok’tan kopuşun kanıtları olarak öne sürüldü.
Aydoğan’ın yazısında TBMM çatısı altında yaşanan slogan tartışmalarına ve DEM Parti söylemlerine de geniş yer verildi. “Gazi Mustafa Kemal’in kurduğu Meclis çatısı altında Cumhuriyet’in temel değerlerini hedef alan söylemler yükselirken ADD neden sessiz?” sorusu, Atatürkçü kurumların “her kesime karşı eşit mesafede ve aynı refleksi” göstermesi gerektiği argümanıyla desteklendi.
Yazının finali, ADD yönetimine yönelik bir çağrı niteliği taşıdı. Aydoğan, suskunluğun arkasında siyasi dengelerin veya ilişkilerin olup olmadığını sorgulayarak şu sert ifadeleri kullandı:
“Eğer sizi bağlayan siyasi dengeler varsa, konuşamadığınız ilişkiler varsa, suskunluğunuzun bir bedeli varsa o zaman en azından dürüst olun ve istifa edin.”
Yazı, sosyal medyada ve CHP seçmen tabanında yoğun tartışmalara neden olurken, “Atatürk’e en büyük ihanet, ona saldırmak mı… yoksa saldırılırken susmak mı?” sorusu, kamuoyunun odağındaki yerini koruyor.