HABERMAX. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk Cumhurbaşkanı Yardımcısı ve AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda hazırlanan “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un kabul edilmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye teşekkür etti. Oktay, düzenlemenin Türkiye’nin iç cephesini güçlendireceğini ve terör tehdidinin sona erdirilmesi açısından önemli bir aşama olduğunu belirtti.

Fuat Oktay, yaptığı açıklamada, “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda atılan adımın Türkiye ve millet açısından hayırlı olmasını diledi.
Oktay, sürecin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliği ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla şekillendiğini belirterek, iki siyasi lidere teşekkürlerini iletti.
Oktay, “Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın güçlü liderliğinde, MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’nin tarihi çağrısı ile ortaya konulan ‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda hazırlanan ‘Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’un kabulünün ülkemize ve aziz milletimize hayırlı olmasını diliyorum” ifadelerini kullandı.
Kanunun kabulünü “tarihi bir adım” olarak nitelendiren Oktay, düzenlemenin Türkiye’nin terörle mücadelesinde ve toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesinde önemli bir aşama olduğunu savundu.
Oktay, terörün ve kardeşliğe yönelik tehditlerin sona erdirilmesi açısından düzenlemenin önemli bir eşik olduğunu belirterek, Türkiye’nin iç güvenliğinin ve toplumsal birlikteliğinin güçlendirilmesinin stratejik önem taşıdığını ifade etti.
Fuat Oktay, “Terörsüz Türkiye” hedefinin yalnızca Türkiye’nin iç güvenliği açısından değerlendirilmemesi gerektiğini söyledi.
Oktay’a göre Türkiye’nin kendi sınırları içerisinde huzur ve güvenliği kalıcı hâle getirmesi, aynı zamanda çevre ülkelerdeki terör tehdidinin azaltılması açısından da büyük önem taşıyor.
Bu kapsamda “Terörsüz bölge” hedefinin de önemine dikkat çeken Oktay, terörün bölge halklarının geleceğini tehdit eden bir unsur olmaktan çıkarılması gerektiğini belirtti.
Oktay, Türkiye’nin terörle mücadelede elde edeceği sonuçların bölgesel güvenlik açısından da etkili olacağını savundu.
“Terörsüz Türkiye” hedefinin başarıya ulaşmasının ardından bölgede de terörün etkisinin azaltılması gerektiğini belirten Oktay, bölge halklarının güvenli, huzurlu ve istikrarlı bir geleceğe kavuşmasının önemine dikkat çekti.
Oktay, Türkiye’nin kendi sınırları içerisinde huzur ve güvenliği kalıcı hâle getirirken, terörün bölge halklarının geleceğini tehdit eden bir unsur olmaktan çıkarıldığı “Terörsüz bölge” idealinin hayata geçirilmesinin büyük önem taşıdığını ifade etti.
Fuat Oktay, açıklamasında yalnızca siyasi liderlere değil, “Terörsüz Türkiye” sürecine destek veren tüm kesimlere de teşekkür etti.
Oktay, süreçte sorumluluk alan, Türkiye’nin geleceğini önceleyen ve atılan tarihi adıma destek veren herkese teşekkürlerini iletti.
“Bu tarihi sürece destek veren, sorumluluk alan ve ülkemizin geleceğini önceleyen herkese ve her kesime teşekkür ediyorum” diyen Oktay, sürecin toplumsal birlik ve beraberlik içerisinde yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Oktay, açıklamasının sonunda Türkiye’nin birlik ve bütünlüğüne vurgu yaptı.
“Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet” şiarını öne çıkaran Oktay, güçlü bir iç cephe oluşturulmasının Türkiye’nin güvenliği ve geleceği açısından önemli olduğunu belirtti.
Oktay, hedefin yalnızca terörün sona erdirilmesi olmadığını, aynı zamanda daha huzurlu, güvenli ve müreffeh bir Türkiye inşa etmek olduğunu ifade etti.
Fuat Oktay, açıklamasını birlik ve ortak çalışma mesajıyla tamamladı.
Oktay, “Güçlü iç cephe, Terörsüz Türkiye ve Terörsüz bölge” hedefleri doğrultusunda Türkiye’nin daha huzurlu, daha güvenli ve daha müreffeh bir geleceğe taşınması için çalışmaya devam edeceklerini belirtti.
Oktay’ın açıklaması, “Terörsüz Türkiye” sürecine iktidar kanadından verilen desteğin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile MHP Genel Başkanı Bahçeli’ye yönelik teşekkür mesajlarının yeni bir örneği olarak dikkat çekti.
Oktay’ın mesajında öne çıkan ana vurgu ise; terörün sona erdirilmesi, toplumsal bütünleşmenin güçlendirilmesi, Türkiye’nin iç güvenliğinin kalıcı hâle getirilmesi ve bölgesel ölçekte “Terörsüz bölge” hedefinin hayata geçirilmesi oldu.