Dolar 44,4573
Euro 51,0021
Altın 6.434,70
BİST 12.626,35
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Yağmurlu
İstanbul
11°C
Yağmurlu
Sal 16°C
Çar 18°C
Per 17°C
Cum 16°C

Efsaneler Bozuldu mu? Gerçek Nerede Başlar?

Efsaneler Bozuldu mu? Gerçek Nerede Başlar?
30 Mart 2026 21:26
200

HABERMAX. Konuk yazar Etem Sevik, kaleme aldığı son makalesinde modern dünyanın hızla tükettiği kadim anlatıları masaya yatırdı: “Efsaneler gerçekten bozuldu mu, yoksa biz mi onları bozduk?”

TEKİRDAĞ – Araştırmacı yazar ve gazeteci Etem Sevik, “Konuk Yazar” köşesinde yayınlanan son yazısında, dijital çağın gölgesinde kalan efsanelerin ve sözlü kültürün uğradığı erozyonu çarpıcı bir dille ele aldı. Sevik, bir zamanlar insan ruhuna dokunan hikâyelerin yerini ruhsuz, hızlı tüketilen görsel efektlere bıraktığını vurguluyor.

Efsane, Anlatıldığı Sürece Canlıdır”

Yazısında efsanelerin zamanla nasıl evrildiğini “Göl Bekçisi” metaforu üzerinden anlatan Sevik, başlangıçta insanın içindeki korkuyla yüzleşmesini temsil eden hikâyelerin, zamanla nasıl birer “hazine avı” senaryosuna dönüştürüldüğüne dikkat çekiyor. Sevik’e göre bozulma tam da burada; bilinmezi süslemeye ve “satılabilir” hale getirmeye başladığımızda başlıyor.

Dijital Çağın “Ruhsuz” Anlatıları

Günümüzde sosyal medya aracılığıyla yayılan hikâyelerin derinlikten yoksun olduğunu belirten Etem Sevik, şu ifadeleri kullanıyor:

> “Bugün sosyal medyada dolaşan ‘efsane’lere bakın: Üç cümlede korkutmaya çalışan, görsel efektlerle desteklenen ama ruhu olmayan anlatılar… Oysa gerçek efsane insanın içine yavaşça sızar. Gürültü yapmaz.”

Sorun Efsanelerde Değil, Bizim Sabırsızlığımızda”

Değişimin doğanın bir gereği olduğunu ifade eden yazar, asıl sorunun modern insanın her şeyi hızla tüketme isteği olduğunu savunuyor. Derinliği atlayıp sadece yüzeye tutunan bir toplumun, efsanelerin özünü değil sadece kabuklarını dolaştırdığına vurgu yapıyor.

Yeniden Doğuş İçin Bir Umut

Yazısını umut dolu bir çağrıyla noktalayan Sevik, okuyucularını sessizliğe ve doğaya kulak vermeye davet ediyor: “Eğer bir gün yolunuz ıssız bir yere düşerse, rüzgârın sesini dinleyin. Bir suyun kenarında durup yansımanıza bakın. Unutmaya çalıştığınız bir duygu yüzeye çıktığı an, efsane yeniden doğar.”

Paylaşın:
Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı göstererek doğru ve güncel bilgileri sunmayı hedefler. Siyasi ayrım yapmadan, güvenilir içeriklerle okuyucularını bilgilendirir.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.