HABERMAX. DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Hasan Karal, TÜİK’in açıkladığı nisan ayı enflasyon verilerini sert bir dille eleştirdi. Enflasyondaki yükselişi dış gelişmelere ve savaşlara bağlayan iktidara geçmiş dönem verileriyle yanıt veren Karal, “Ali Babacan döneminde savaşlar ve küresel krizler varken enflasyon tek haneye iniyordu. Demek ki sorun savaş değil, ekonomiyi nasıl yönettiğinizdir” dedi.
ANKARA – Nisan ayı enflasyon verilerinin son 6 ayın en yüksek seviyesine ulaştığını vurgulayan Hasan Karal, iktidarın “enflasyonun sebebi dış güçler ve savaşlar” söyleminin gerçekleri perdeleme çabası olduğunu savundu.
Karal, geçmişte Türkiye’nin benzer krizlerle karşı karşıya kaldığını ancak ekonomi yönetiminin başarısıyla enflasyonun dizginlendiğini hatırlattı. Ali Babacan’ın ekonominin başında olduğu yılları örnek gösteren Karal, şu kıyaslamayı yaptı:
2003 (Irak Savaşı): Savaş başladı, enflasyon düştü.
2004: Terör olayları arttı, enflasyon düşüş eğilimini korudu.
2008 (Küresel Kriz): Dünya krizle sarsılırken Türkiye enflasyonu geriletti.
2011 (Suriye İç Savaşı): Bölge yangın yeriyken Türkiye’de enflasyon yüzde 4,9 seviyesindeydi.
İktidarın bugün petrol fiyatlarını ve bölgesel çatışmaları bahane ederek enflasyonu açıklamaya çalışmasını “inandırıcılıktan uzak” bulan Karal, şu değerlendirmelerde bulundu:
“O dönemlerde de bölgemizde savaşlar, krizler ve pandemiler vardı. Ancak o zamanlar ‘şurada savaş var, burada kriz var’ denilmiyordu; doğru kadrolar ve güven veren politikalarla enflasyon tek haneye indiriliyor, paradan altı sıfır atılıyordu. Bugün ise en küçük bir ekonomik dalga, yanlış yönetimle fırtınaya dönüştürülüyor.”
Enflasyonun nisan ayında aylık yüzde 4,18, yıllık ise yüzde 32,37 seviyesine yükseldiğini belirten Karal, savaşın tarafı olan ülkelerde bile Türkiye’den daha düşük enflasyon oranları görüldüğüne dikkat çekti. Karal, ekonomi yönetiminde tercihlerin belirleyici olduğunu vurgulayarak, “Ekonomiyi doğru yönettiğinizde en büyük krizler aşılır, ancak yanlış yönettiğinizde çözüm üretmek yerine bahane üretirsiniz. Gerçek şudur: Sorun dışarıda değil, tamamen içeridedir” ifadeleriyle sözlerini noktaladı.