HABERMAX. Deva Partisi Genel Başkan Yardımcısı İstanbul Milletvekili Hasan Karal, çay taban fiyatına destekleme primi eklenmemesi halinde üreticinin yeni sezona dezavantajlı başlayacağını belirterek, geçmiş yıllarda uygulanan desteklerin kaldırılmasını sert sözlerle eleştirdi.

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Karal, “Trilyonlarca lirayı faize ayıran bir anlayışın, üretim için alın teri döken çiftçiye ve çay üreticisine yasal hakkı olan desteği çok görmesi kabul edilemez” dedi.
Karal, önceki yıllarda çay alım fiyatına ek olarak verilen destekleme primlerinin üreticiye önemli bir nefes aldırdığını hatırlatarak, bu uygulamanın sona erdirilmesinin üreticiyi zor durumda bıraktığını ifade etti.
Desteklerin Mart–Nisan döneminde ödendiğini ve üreticinin bu kaynakla gübre alarak sezona hazırlandığını belirten Karal, şu değerlendirmede bulundu:
“Bugün üretici hem desteksiz hem de yüksek maliyetle karşı karşıya. Açık söylemek gerekirse çay üreticisi bu sezona 1-0 geriden başlıyor. Daha tarlaya girmeden kaybetmeye başlayan bir üreticiden verim beklemek gerçekçi değildir.”
Küresel gelişmelerin tarımsal girdi fiyatlarını ciddi şekilde artırdığına dikkat çeken Karal, özellikle gübre maliyetlerindeki yükselişin üreticiyi zorladığını söyledi.
Ortadoğu’daki gerilimler ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin risklerin maliyetleri daha da yukarı çektiğini belirten Karal, şu çağrıyı yaptı:
“Aksi halde çay üretimi ciddi şekilde risk altına girebilir” dedi.
Karal, başta olmak üzere Doğu Karadeniz’de çayın yalnızca bir tarım ürünü olmadığını, bölgenin ekonomik omurgasını oluşturduğunu vurguladı.
Yaklaşık 800 bin dekarlık alanda üretim yapıldığını belirten Karal, “Çayı denklemden çıkardığınızda bölgede ekonomik hayatın durma noktasına geleceği açıktır. Çünkü üreticinin önünde gerçek bir alternatif yok” ifadelerini kullandı.
Bölgede 200 bini aşkın çay üreticisinin bulunduğunu ve milyonlarca kişinin geçimini bu sektörden sağladığını hatırlatan Karal, tarımsal desteklerin yetersizliğine dikkat çekti.
2026 yılı itibarıyla verilmesi gereken tarımsal destek tutarının yaklaşık 772 milyar lira olması gerektiğini, ancak bütçede yalnızca 168 milyar lira ayrıldığını ifade eden Karal, buna karşılık faize ayrılan kaynağın 2,7 trilyon lirayı bulduğunu söyledi.
“Trilyonlarca lirayı faize ayırabilen bir anlayış, üretim için alın teri döken çiftçiye neden yasal desteğini vermiyor?” diye sordu.
Karal, üretimin sürdürülebilirliği için şu önerilerde bulundu: