HABERMAX. CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla yayımladığı mesajında Türkiye’nin ve Orta Doğu’nun barışa, demokrasiye, adalete ve eşit yurttaşlığa ihtiyacı olduğunu vurguladı. Canpolat, “Barış, bir temenni değil; insanlığın en temel hakkıdır” dedi.
gorselCumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, Dünya Barış Günü nedeniyle yayımladığı mesajda, Anadolu’nun farklı halkların, inançların, kültürlerin ve dillerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı kadim bir coğrafya olduğuna dikkat çekti.
Canpolat, Türkiye’nin gücünün farklılıkları tehdit olarak görmekten değil, bu farklılıkları ortak yaşamın zenginliği olarak kabul etmekten geçtiğini belirtti.
“FARKLILIKLARIMIZ ORTAK YAŞAMIN ZENGİNLİĞİDİR”
Anadolu’nun tarih boyunca farklı topluluklara ev sahipliği yaptığını belirten Canpolat, Türkler, Kürtler, Aleviler, Ermeniler, Rumlar, Ezidiler ve daha birçok topluluğun bu toprakların ortak tarihine katkı sunduğunu ifade etti.
Canpolat, mesajında barışın yalnızca savaşların sona ermesi anlamına gelmediğini belirterek, adalet, özgürlük, eşit yurttaşlık, hukuk, insan onuru ve demokratik yaşamın da barışın temel unsurları olduğunu vurguladı.
“YURTTA SULH, CİHANDA SULH ANLAYIŞI BUGÜN DAHA FAZLA ANLAM TAŞIYOR”
Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, cihanda sulh” anlayışına dikkat çeken Canpolat, bu yaklaşımın günümüzde her zamankinden daha önemli olduğunu belirtti.
Türkiye’nin kendi içinde toplumsal barışı güçlendirmesinin yalnızca ülkenin geleceği açısından değil, Orta Doğu’nun geleceği açısından da büyük önem taşıdığını kaydeden Canpolat, demokratik ve güçlü bir Türkiye’nin bölgesel krizlerin çözümünde daha etkili olabileceğini ifade etti.
ORTA DOĞU İÇİN BARIŞ ÇAĞRISI
Türkiye’nin çevresindeki savaşlara da dikkat çeken Canpolat, Suriye, Irak ve Orta Doğu’nun farklı bölgelerinde insanların savaş, şiddet, yoksulluk ve zorunlu göçün ağır sonuçlarıyla karşı karşıya olduğunu belirtti.
Çocukların evlerini, ailelerin sevdiklerini ve toplumların gelecek umutlarını kaybettiğini ifade eden Canpolat, Orta Doğu’nun savaşların, mezhep çatışmalarının, etnik ayrışmaların ve güç mücadelelerinin insafına bırakılamayacağını söyledi.
Canpolat’a göre Türkiye, bölgedeki sorunların çözümünde savaş dilini değil, diplomasiyi ve demokratik siyaseti öne çıkarmalı.
“KÜRTLERİN HAKLARINI SAVUNMAK TÜRKLERİN ALEYHİNE DEĞİLDİR”
CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, mesajında eşit yurttaşlık vurgusunu da öne çıkardı.
Canpolat, Kürtlerin hak ve özgürlüklerini savunmanın Türklerin aleyhine olmadığını, Alevilerin eşit yurttaşlık taleplerinin de başka inançların aleyhine değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Farklı kimliklerin, dillerin ve inançların özgürce yaşamasının Türkiye’yi bölmeyeceğini ifade eden Canpolat, bunun aksine ülkeyi daha demokratik, güçlü ve bütünlüklü hale getireceğini savundu.
“Barış, bölünmek değil; birlikte yaşamayı güçlendirmektir.”
“SAVAŞLAR KADER DEĞİLDİR”
Dünyanın farklı bölgelerinde uzun yıllar süren çatışmaların ardından barış masalarının kurulabildiğini hatırlatan Canpolat, Kolombiya başta olmak üzere çeşitli ülkelerde yaşanan süreçlerin savaşların kader olmadığını gösterdiğini belirtti.
Canpolat, bunun mümkün olduğunu vurgulayarak, silahların yerine siyasetin, nefretin yerine kardeşliğin, intikamın yerine adaletin, inkârın yerine hakikatin ve ayrıştırmanın yerine ortak yaşam iradesinin konulması gerektiğini ifade etti.
“YENİDEN BARIŞ TÜRKÜLERİNE İHTİYACIMIZ VAR”
Mesajında barışın günlük yaşamın her alanında güçlendirilmesi gerektiğini belirten Canpolat, “Barış türkülerinin” yalnızca bir gün söylenip unutulmaması gerektiğini söyledi.
Canpolat; evlerde, okullarda, meydanlarda, TBMM’de ve hayatın her alanında barış dilinin büyütülmesi çağrısında bulundu.
“CHP OLARAK DEMOKRATİK TÜRKİYE MÜCADELESİ VERİYORUZ”
CHP’nin hedefinin hiçbir yurttaşın kendisini “öteki” hissetmediği demokratik bir Türkiye olduğunu belirten Canpolat, kimsenin dili, inancı, mezhebi, kökeni veya düşüncesi nedeniyle dışlanmadığı bir düzen için mücadele ettiklerini söyledi.
Canpolat, güçlü bir ülkenin yalnızca ordusu, ekonomisi veya sınırlarıyla ölçülemeyeceğini belirterek, asıl gücün yurttaşların birbirine güvenmesinden, adalet duygusunun yaşamasından, farklılıkların özgürce ifade edilebilmesinden ve toplumun geleceğe ortak umutla bakabilmesinden geçtiğini ifade etti.
“TÜRKİYE BARIŞIN KURULMASINDA ÖNCÜ OLMALI”
Türkiye’nin hem kendi içinde hem de çevresinde barışa ihtiyaç duyduğunu belirten Canpolat; Suriye, Irak, Filistin ve bütün Orta Doğu için barış çağrısı yaptı.
Türkiye’nin bölgede yaşanan gelişmeler karşısında seyirci kalmaması gerektiğini belirten Canpolat, ülkenin barışın kurulmasında öncü, yapıcı ve güçlü bir aktör olması gerektiğini söyledi.
Canpolat, “Biz savaşların değil, insanların kazanacağı bir gelecek istiyoruz” diyerek, çocukların bomba sesleriyle değil barış türküleriyle büyüdüğü bir Orta Doğu ve insanların kimlikleri nedeniyle ayrıştırılmadığı bir Türkiye hedefini dile getirdi.
CANPOLAT’TAN DÜNYA BARIŞ GÜNÜ ÇAĞRISI
Mesajının sonunda tüm topluma birlik, kardeşlik ve barış çağrısında bulunan Cemal Canpolat, farklılıkların tehdit değil zenginlik olarak görülmesi gerektiğini belirtti.
Canpolat, çağrısını şu ifadelerle tamamladı:
“Gelin birbirimize değil, ayrımcılığa karşı duralım. Gelin farklılıklarımızdan korkmayalım. Gelin Türküyle, Kürdüyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, Ermenisiyle, Rumuyla, Ezidisiyle ve bu topraklarda kendisini bu ülkenin eşit yurttaşı gören herkesle ortak geleceğimizi birlikte kuralım.”
Canpolat, Türkiye’nin birliğinin demokrasiyle güçlendirilmesi, nefret söylemlerine karşı kardeşliğin sesinin yükseltilmesi ve savaş isteyenlere karşı barışın savunulması gerektiğini belirtti.
CHP Genel Başkan Yardımcısı Cemal Canpolat, mesajını “Barış varsa gelecek vardır. Adalet varsa barış vardır. Eşit yurttaşlık varsa kardeşlik vardır. Demokrasi varsa umut vardır” sözleriyle tamamladı.
Canpolat, “Yaşasın barış. Yaşasın kardeşlik. Yaşasın eşit yurttaşlık. Yurtta barış, dünyada barış” ifadeleriyle Dünya Barış Günü’nü kutladı.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.