
Başkan Çerkez’in “rozetimizi çıkardık” sözleri, yerel yönetimlerde kapsayıcı ve ayrım gözetmeyen belediyecilik anlayışına dair önemli bir mesaj olarak yorumlandı.
Orhan Çerkez açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Seçildikten sonra rozetimizi çıkardık; ayrım yapmadan, kimseyi ötekileştirmeden tüm komşularımıza eşit ve adil hizmet için çalışıyoruz.”
Bu sözler, Türkiye’de yerel yönetimlerin parti kimliği üzerinden tartışıldığı bir dönemde, birlik ve kapsayıcılık vurgusuyla öne çıktı. Çerkez’in mesajı, sadece Çekmeköy’e değil, tüm belediyelere yönelik bir yönetim anlayışı çağrısı olarak değerlendirildi.
Başkan Çerkez, belediyeciliği yalnızca hizmet üretimi olarak değil, toplumsal bağları güçlendiren bir anlayış olarak tanımladı. Açıklamasında, siyasetin merkezine samimiyeti ve dürüstlüğü koyduklarını belirtti:
“Siyasetin merkezine samimiyeti, dürüstlüğü ve mahalle kültürümüzün dayanışmasını koyuyoruz. Çünkü biz Çekmeköy’de aynı sokağı paylaşan, birbirine selam veren büyük bir aileyiz.”
Bu ifadeler, yerel yönetimlerde mahalle kültürünün ve sosyal dayanışmanın önemine dikkat çeken bir yaklaşım olarak öne çıktı.
Çerkez, vatandaşla doğrudan temas kuran bir yönetim modelini benimsediklerini vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu:
“Her kapıyı çalan, her gönle dokunan bir belediyecilik anlayışıyla komşularımın yanında olmaya devam edeceğim.”
Bu sözler, sosyal belediyecilik ve halkla iç içe yönetim anlayışının altını çizerken, yerel yönetimlerde güven ve erişilebilirlik konularını yeniden gündeme taşıdı.
Orhan Çerkez’in açıklamaları, sosyal medyada ve yerel siyaset çevrelerinde geniş yankı uyandırdı. “Rozeti çıkarma” vurgusu, seçim sonrası tüm vatandaşları kapsayan yönetim anlayışı tartışmalarını yeniden alevlendirdi.
Çekmeköy’den verilen bu mesajın, önümüzdeki süreçte yerel yönetim politikalarına ilişkin ulusal ölçekte tartışmalara zemin hazırlaması bekleniyor.