HABERMAX. Milliyetçi yazar ve siyaset bilimci Sabri Şenel, İran’a yönelik son saldırılarla ilgili önemli bir video mesaj yayınladı. Tractor Takımı’nın kırmızı-beyaz formasını giyerek konuşan Şenel, Tabriz’in Türk toprağı olduğunu vurgulayarak başladığı konuşmasında, olayları Türk dünyası perspektifinden değerlendirdi
Sabri Şenel’den Sert Küresel Sistem Eleştirisi: “Bu Gidişat Sürdürülemez!”
Ümraniye siyasetinin etkili isimlerinden eğitimci ve iş insanı Sabri Şenel, kütüphanesi önünde yaptığı konuşmada Türkiye’nin mevcut yönetim anlayışına yönelik dikkat çeken uyarılarda bulundu. Şenel’in sözleri, hem siyasi iklime hem de devlet yönetimine dair sert eleştiriler içerdi.
Sabri Şenel’den İran Saldırılarına Sert Uyarı: “Bu Gidişat Sürdürülemez”
Şenel, konuşmasına Tractor Takımı formasını göstererek başladı. Tabriz’in Türk toprağı olduğunu vurgulayarak, orada yaşayan Türklerin milliyetçi ve bilinçli duruşunu örnek gösterdi. Türk milletini yalnızca Türkiye sınırları içinde görmediğini belirterek, Turan coğrafyasındaki tüm Türkleri tek bir millet olarak tanımladı. İran’da Türkiye’den daha fazla Türk yaşadığını ifade etti.
Konuşmanın ana gündemi, Amerika ve İsrail’in İran’a yönelik saldırıları oldu. Şenel, bu saldırıları Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında ele aldı. Amaçlarının bölgedeki petrol ile doğalgaz kaynaklarını kontrol etmek ve dört parçalı Kürdistan kurmak olduğunu savundu. İran’ın kendini savunma hakkına sahip olduğunu dile getiren Şenel, sivil kayıplara dikkat çekti. Bombardımanlarda masum insanların ve çocukların öldüğünü, bunun Filistin’deki çocuk katliamlarına benzediğini belirtti.
Tarihsel değerlendirmesinde Şenel, İran’ın 5000 yıllık tarihinin büyük ölçüde Türk tarihi olduğunu öne sürdü. Sakalar, Afşarlar, Selçuklular ve Safeviler gibi Türk devlet ve hanedanlarını örnek vererek, Pers tarihini 300 yıl ile sınırlı tutmanın yanlış olduğunu söyledi.
Büyük Kürdistan projesini Büyük İsrail’in bir aracı olarak nitelendiren Şenel, bunu “Zionist-evangelist” anlayışın ürünü olarak değerlendirdi. Hiçbir millet veya inançla sorunu olmadığını, ancak tahrif edilmiş yorumlara karşı çıktığını kaydetti.
Şenel, Trump yönetimini “insani değerlere önem vermemekle” eleştirdi. Zulmün uzun süre devam edemeyeceğini, insan vicdanının buna direneceğini ifade etti. İspanya ve Amerika’daki büyük protesto eylemlerini (yaklaşık 7 milyon kişi) örnek gösterdi.
Türkiye içinden de uyarılar yapan Şenel, Doğu Karadeniz’de Pontus hayalleri, Sümela Manastırı’nın tapınağa çevrilme girişimleri ve Fener Patriği Bartholomeos’un faaliyetlerini “bölücü projeler” arasında saydı. Lozan Antlaşması’nı Türkiye’nin tapusu olarak nitelendirdi.
Toplumsal ayrışmanın tehlikeli boyutlara ulaştığını ifade eden Şenel, siyasi kamplaşmanın ülkenin enerjisini tükettiğini söyledi. Mevcut atmosferin sürdürülebilir olmadığını vurgulayan Şenel, açık bir dille uyardı:
“Bu ülke ayrışarak değil, birleşerek güçlenir. Bugün yapılan en büyük hata, toplumu kamplara bölmektir.”
Konuşmasının en dikkat çeken bölümlerinden biri ise liyakat vurgusu oldu. Devlet kadrolarında ehliyet ve adaletin geri plana itilmesinin ağır sonuçlar doğuracağını belirten Şenel, sert ifadeler kullandı:
“Liyakat yoksa sistem çöker. Bu kadar net. Devlet yönetimi sadakatle değil, ehliyetle ayakta kalır.”
Eğitim sistemine de değinen Şenel, gençlerin geleceğinin yanlış politikalarla riske atıldığını dile getirdi.
Ekonomik tabloya ilişkin değerlendirmesinde Şenel, ithalata dayalı büyüme modelini eleştirdi. Türkiye’nin üretimden uzaklaşmasının ciddi bir kırılganlık yarattığını ifade eden Şenel, uyarılarını şu sözlerle sürdürdü:
“Üretmeyen bir ekonomi güçlü olamaz. Kendi kaynaklarına dayanmayan bir sistem, dışa bağımlılıktan kurtulamaz.”
Yerli üretim ve sürdürülebilir kalkınma çağrısı yapan Şenel, mevcut ekonomik politikaların gözden geçirilmesi gerektiğini söyledi.
Bölgesel gelişmeleri de değerlendiren Şenel, Türkiye’nin dış politikada kritik bir eşikte olduğunu belirtti. Küresel dengelerin hızla değiştiğini ifade eden Şenel, hazırlıksız yakalanmanın ağır sonuçlar doğurabileceğini dile getirdi:
“Dünya yeniden şekilleniyor. Türkiye bu süreci doğru okuyamazsa ciddi risklerle karşı karşıya kalır.”
Konuşmasının finalinde hem siyasetçilere hem topluma çağrıda bulunan Şenel, sorumluluktan kaçmanın ülkeye zarar verdiğini söyledi:
“Artık herkes elini taşın altına koymalı. Bugün susarsak, yarın çok geç olabilir.”
Sabri Şenel’in açıklamaları, sadece yerel bir değerlendirme olarak kalmadı; siyasi tartışmaların merkezine oturdu. Özellikle liyakat, ekonomi ve toplumsal birlik konularındaki sert çıkışları, farklı kesimlerde yankı uyandırdı.
Sonuç ve Türk Birliği Çağrısı
Konuşmasını “Bu gidişat sürdürülemez” cümlesiyle bitiren Sabri Şenel, Türk milletinin birlik içinde olması gerektiğini, inanç, etnik köken veya mezhep ayrımı yapılmaksızın tek millet olduğumuzu vurguladı. Çokkültürlülük söylemlerini “böl-yönet” politikası olarak reddetti ve gerektiğinde her bedeli ödemeye hazır olduklarını belirtti.
Video, CHP HABER TÜRKİYE kanalı üzerinden yayınlandı ve kısa sürede dikkat çekti.