HABERMAX. İzmir’de, 26 yaşındaki Gözde Akbaba, eski sevgilisi Lokman Etken tarafından evinin önünde vurularak katledildi. Katilin hakkında uzaklaştırma kararı bulunmasına, daha önce Gözde’yi “sizi öldüreceğim” diyerek açıkça tehdit etmesine ve bu nedenle Gözde’nin adres değiştirmek zorunda kalmasına rağmen genç kadın korunmadı.

Ne acıdır ki yine bir kadın, öldürülmemek için çırpınmış ama devlet tarafından korunmamıştır.
Ne acıdır ki biz yine bir kadın cinayetinin ayrıntılarını, yetkililerin açıklamalarından değil, basına yansıyan haber kırıntılarından öğreniyoruz.
Tek bir yetkili çıkıp “Gözde’yi neden koruyamadık?” sorusuna yanıt vermezken, “katil elindeki silahı nereden buldu?” sorusu da her zamanki gibi yanıtsız bırakılmıştır.
Gencecik bir kadını korumakla yükümlü olan iktidar, bir kez daha görevini yerine getirmemiş, bir kadın cinayetine daha seyirci kalmıştır. Bugün en çok konuşmamız gereken gerçek budur.
Buna rağmen Gözde’nin öldürülme anlarına ait görüntüler sosyal medyaya ve basına servis edilmiştir. Bu görüntüler üzerinden yapılan “Orada kimse yok muydu?”, “Bir kişi bile yardım etmedi mi?” yorumlarını anlıyoruz; aynı öfkeyi ve acıyı biz de hissediyoruz. Ancak uyarmak zorundayız: Bu görüntüler tuzaktır.
Amaç, öfkeyi asıl sorumludan uzaklaştırmak, kadınları daha da güçsüz ve çaresiz hissettirmek, yurttaşların birbirine olan güvenini sarsmaktır. Kadın cinayetlerini bu şekilde servis eden anlayış, en büyük sorumlunun iktidar olduğu gerçeğini örtmeye çalışmaktadır.
Basına yansıyan bazı haberlerin dili, insan olarak utanılacak düzeydedir. Kadınların yaşam çığlıklarının “tık” uğruna teşhir edilmesi yetmezmiş gibi, cinayet yalnızca “saplantılı eski erkek arkadaş” hikâyesine indirgenmekte; bir de iktidarın katili ne kadar hızlı yakaladığı övgüyle anlatılmaktadır.
Bu gazetecilik değil, iktidar bekçiliğidir.
Katil yakalamakla övünen iktidarın, katil yakalamakla övünen medyası; Gözde’nin neden öldüğünü, neden korunmadığını ise konu dahi etmemektedir. Onlara göre suçlu yalnızca tetiği çeken ve olayı seyredenlerdir. İktidar ise yine “jet hızıyla” yakalama başarısının arkasına saklanmaktadır.
“Bunu nasıl seyrettiniz?” öfkesi haklıdır. Ancak bu öfke, kadın cinayetlerinin en büyük seyircisine yöneltilmek zorundadır.
Yaratılan yalnızlık ve çaresizlik atmosferiyle bizi korkutacağını, birbirimize olan umudumuzu kıracağını sananlara sesleniyoruz:
Biz gerçek katilin kim olduğunu çok iyi biliyoruz.
Gözde’nin kanı, korumadığınız binlerce kadının kanı gibi sizin ellerinizdedir.
Şimdi çevredeki yurttaşları hedef göstermeyi bırakın ve önce siz hesap verin:
Bu cinayeti yine nasıl seyrettiniz?
#suçlusunuz