HABERMAX. Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte şehirler arası yolculuklar hız kazanırken, son günlerde art arda yaşanan otobüs kazaları kamuoyunda ciddi endişe yarattı. Uzmanlar ve vatandaşlar, özellikle uzun yol taşımacılığında denetimlerin artırılması gerektiğine dikkat çekiyor.

Son iki gün içerisinde farklı illerde meydana gelen otobüs kazalarında çok sayıda vatandaş hayatını kaybetti, onlarcası yaralandı. Kazaların ortak noktası ise çoğunlukla yorgunluk, dikkatsizlik ve yetersiz denetim olarak öne çıkıyor. Bayram öncesi yoğunluk arttıkça riskin de büyüyeceği ifade ediliyor.
Sektör içinde uzun süredir konuşulan en önemli sorunlardan biri, bazı firmaların maliyeti düşürmek adına çift şoför yerine tek şoförle uzun mesafe sefer düzenlemesi. Oysa uluslararası standartlara göre belirli saatlerin üzerindeki yolculuklarda ikinci şoför zorunlu olmalı.
Yorgun bir şoförün refleksleri zayıflar, karar verme süresi uzar. Bu da özellikle gece yolculuklarında ölümcül sonuçlar doğurabilir. Bu durum sadece bir ihmal değil, açık bir can güvenliği ihlali anlamına geliyor.
Vatandaşların bir diğer tepkisi ise yüksek bilet fiyatlarına rağmen sunulan hizmetin yetersiz olması. Bayram dönemlerinde artan fiyatlar, firmaların gelirini yükseltirken, aynı hassasiyetin güvenlik konusunda gösterilmemesi tepki çekiyor.
“Yüksek ücret alınıyor ama güvenlikten tasarruf ediliyor” eleştirisi her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
Karayolu taşımacılığında denetimlerden sorumlu olan başta olmak üzere ilgili kurumların özellikle bayram öncesi denetimleri sıklaştırması gerektiği vurgulanıyor.
Terminallerde, yol üzerinde ve firma merkezlerinde yapılacak kontrollerle:
detaylı şekilde incelenmeli.
Ulaştırma güvenliği üzerine çalışan uzmanlar, bu tür kazaların büyük bölümünün önlenebilir olduğuna dikkat çekiyor. Basit ama etkili önlemlerle risk ciddi oranda azaltılabilir:
Bu önlemler hayata geçirilmediğinde, kazaların “kaçınılmaz” değil “ihmal sonucu” olduğu gerçeği ortaya çıkıyor.
Açık konuşmak gerekirse bu mesele birkaç firmanın hatasından ibaret değil; sistemsel bir denetim zafiyeti var. Türkiye’de karayolu taşımacılığı çok yaygın ve milyonlarca insan bayramlarda bu yolu tercih ediyor. Böyle bir tabloda denetimin “kağıt üzerinde” kalması kabul edilemez.
Firmalar rekabet adına maliyeti kısmaya çalışıyor olabilir ama insan hayatı maliyet kalemi değildir. Eğer bir firma güvenli taşımacılığı sağlayamıyorsa o firmanın faaliyet göstermesine izin verilmemeli.
Yetkililere açık çağrı:
Aksi halde her bayram öncesi olduğu gibi, yine acı haberler gelmeye devam eder.
Bayramlar kavuşma zamanıdır, yas değil.
Yollara çıkan herkesin sağ salim sevdiklerine ulaşması için gereken önlemler bugünden alınmalı.
Çünkü bir ihmal, onlarca ailenin hayatını geri dönülmez şekilde değiştirebilir.