HABERMAX. Muğla’daki Akbelen Ormanı’nda kamulaştırma tartışmaları sürerken, TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, özel şirketlere arazi devri iddiaları üzerinden iktidarı sert sözlerle eleştirdi.
Akbelen Ormanı’nda kamulaştırma adı altında yürütülen uygulamalar kamuoyunda tartışılmaya devam ederken, Türkiye Komünist Partisi’nden dikkat çeken bir çıkış geldi.
Bölgede köylülerin yaşam alanlarını etkileyen uygulamalara karşı tepkiler sürerken, konu siyasetin de gündeminde üst sıralara taşındı.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, yaptığı açıklamada kamulaştırma politikalarını eleştirerek, bu süreçlerin halkın aleyhine işlediğini savundu:
“Köylere, insanların yaşam alanlarına zorla el koy, sonra özel şirketlere tahsis et, karşı çıkanları tutukla.”
Okuyan, bu uygulamaların kamu yararı yerine özel şirketlerin çıkarlarına hizmet ettiğini öne sürdü.
Kemal Okuyan, kamuoyunda sıkça dile getirilen “komünistler evinizi elinizden alacak” söylemini de sert sözlerle eleştirdi:
“Sıkışınca da ‘komünistler evinizi elinizden alacak’ diye yalan at.”
Komünistlerin barınma hakkını temel bir hak olarak savunduğunu belirten Okuyan, devletleştirme programlarının bireysel konutları değil, büyük üretim araçlarını kapsadığını ifade etti.
Okuyan, açıklamasında mevcut ekonomik sistemin yarattığı eşitsizliklere dikkat çekerek, milyonlarca insanın barınma sorunu yaşadığını vurguladı:
“Bugün milyonlarca kişinin evi zaten yok. Emlakı yatırım aracı haline getirenler, onlarca konut alanlar var. Onlar şiştikçe daha fazla insan evsizleşiyor.”
Kemal Okuyan, komünistlerin programına ilişkin de net ifadeler kullandı. Buna göre devletleştirme politikalarının; sanayi, madenler ve bankacılık gibi büyük ölçekli sektörleri kapsadığını belirtti.
Bu yaklaşımın, toplumun temel ihtiyaçlarını eşit ve sürdürülebilir biçimde karşılamayı amaçladığını ifade etti.
Akbelen Ormanı’nda yaşanan gelişmeler, yalnızca çevresel değil aynı zamanda ekonomik ve siyasi bir tartışma alanı haline gelmiş durumda.
Bölgede devam eden süreçle ilgili farklı siyasi aktörlerden gelen açıklamalar, önümüzdeki günlerde tartışmanın daha da büyüyeceğine işaret ediyor.