HABERMAX. Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), iklim krizine karşı mücadelenin yalnızca çevresel önlemlerle sınırlı kalmaması gerektiğine dikkat çekerek erken çocukluk dönemine yapılan yatırımların küresel iklim politikalarının öncelikli başlıkları arasında yer alması çağrısında bulundu. AÇEV, çocukların ve ailelerin desteklenmesinin toplumların iklim krizine karşı dayanıklılığını artıracağını vurgularken, 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da düzenlenecek Bakım Pavilyonu ile konuyu uluslararası gündeme taşımaya hazırlanıyor.

İklim krizi çocukları ve aileleri de etkiliyor
İklim değişikliği, günümüzde yalnızca çevresel dengeleri değil, toplumların sosyal ve ekonomik yaşamını da doğrudan etkiliyor. Aşırı sıcaklıklar, seller, kuraklıklar ve doğal afetler özellikle erken yaşlardaki çocukların sağlığı, beslenmesi, güvenliği ve gelişimi üzerinde önemli riskler oluşturuyor.
Sosyoekonomik açıdan dezavantajlı ailelerde büyüyen çocuklar ise iklim krizinin derinleştirdiği eşitsizliklerden daha fazla etkileniyor. Bu nedenle çocukların erken yaşlardan itibaren nitelikli bakım, eğitim ve aile destek hizmetlerine erişebilmesi büyük önem taşıyor.
33 yıldır çocukların ve ailelerin gelişimini desteklemek amacıyla çalışmalarını sürdüren Anne Çocuk Eğitim Vakfı (AÇEV), erken çocukluk gelişiminin iklim eyleminin ayrılmaz bir parçası olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyor.
AÇEV: Erken çocukluk yatırımları iklim politikalarının parçası olmalı
AÇEV'e göre çocukların sağlığını, beslenmesini, güvenliğini, eğitimini ve aileleriyle kurdukları ilişkileri destekleyen hizmetler, yalnızca bireysel gelişime katkı sağlamıyor. Aynı zamanda ailelerin krizlerle mücadele etme kapasitesini artırarak toplumların daha dirençli hale gelmesine yardımcı oluyor.
Vakıf, iklim kriziyle mücadelede çevresel tedbirlerin yanında insan gelişimine ve toplumsal dayanıklılığa yönelik yatırımların da önceliklendirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Bu kapsamda erken çocukluk dönemine yönelik nitelikli ve erişilebilir hizmetlerin ulusal ve uluslararası iklim politikalarında daha fazla yer alması, küresel iklim finansmanı mekanizmalarında bu alana kaynak ayrılması hedefleniyor.
AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın: Bu yatırım dünyaya iklim eylemi olarak geri döner
AÇEV Genel Müdürü Nalan Yalçın, vakfın 33 yıllık saha deneyimine dikkat çekerek erken yaşlardaki çocukların ve ailelerinin desteklenmesinin iklim kriziyle mücadelede önemli bir rol oynadığını ifade etti.
Yalçın, iklim krizinin toplumsal eşitsizlikleri derinleştirdiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu:
“Dünya bugün çoklu krizlerle karşı karşıya ve iklim krizi bunların başında geliyor. Bu küresel kriz toplumdaki eşitsizlikleri derinleştiriyor, özellikle sosyoekonomik koşullar nedeniyle gelişimleri risk altında olan erken yaşlardaki çocukları ve ailelerini etkiliyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine, gelişimi destekleyen bakım verdiğimizde, iklim krizinin etkilerine karşı daha dayanıklı hale gelirler. Bu yatırım, topluma ve tüm dünyaya iklim uyumu ve iklim eylemi olarak geri döner.”
Yalçın ayrıca, 1993 yılından bu yana faaliyet gösteren AÇEV'in bugüne kadar yaklaşık 1,5 milyon çocuğa, anne babaya ve kadına ulaştığını, saha programlarında görev almak üzere 15 bin gönüllü eğitimci yetiştirdiğini belirtti.
Deprem bölgesindeki çalışmalar sosyal dayanıklılığın önemini ortaya koydu
AÇEV'in erken çocukluk gelişimine yönelik çalışmalarında afet sonrası destek programları da önemli bir yer tutuyor.
6 Şubat depremlerinin ardından Adıyaman, Gaziantep ve Hatay'da Çocuk ve Aile Merkezleri kuran vakıf, afetlerden etkilenen çocuklara güvenli alanlar sunarken ebeveynlerin güçlendirilmesine ve ailelerin günlük yaşamlarını yeniden kurmalarına destek sağladı.
AÇEV'in Koç Üniversitesi Sosyal Etki Forumu ile birlikte gerçekleştirdiği sosyal yatırım getirisi analizine göre, deprem bölgesindeki programlara yatırılan her 1 lira, 6,82 liralık sosyal değer yarattı.
Bu sonuç, kriz dönemlerinde çocukların ve bakımverenlerin desteklenmesinin yalnızca insani değil, aynı zamanda toplumsal açıdan da önemli bir yatırım olduğunu ortaya koyuyor.
Suna Hanöz-Penney: Erken yaşlara yapılan yatırım yüksek sosyal getiri sağlıyor
AÇEV Strateji, Uluslararası Programlar ve Ortaklıklar Direktörü Suna Hanöz-Penney, erken çocukluk döneminde yapılan yatırımların uzun vadeli toplumsal faydalarına dikkat çekti.
Hanöz-Penney, yaşamın ilk yıllarında çocuklara ve bakımverenlere sunulan desteğin bireysel gelişimin ötesinde toplumsal refaha ve sürdürülebilir kalkınmaya katkı sağladığını belirterek şunları söyledi:
“Dünya genelinde giderek büyüyen kanıta dayalı bilgi birikimi, yaşamın ilk yıllarına ve bu yıllarda bakım veren kişilere yapılan yatırımın çok yüksek bir sosyal yatırım getirisi sağladığını gösteriyor. Erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine gelişimi destekleyen bir bakım sağladığımızda, aslında bireyin potansiyelini koruyoruz ve güçlendiriyoruz. Bunun karşılığını da insani gelişim ve iyi oluş hâli olarak alıyoruz. Bu kazanım, yalnızca bireylerin yaşamıyla sınırlı kalmıyor; toplumsal refahı ve sürdürülebilir kalkınmayı da destekliyor.”
Bilim insanlarından erken çocukluk ve iklim ilişkisine dikkat çeken değerlendirme
Maine Üniversitesi Erken Çocukluk Dönemi ve Sürdürülebilir Kalkınma Araştırma Girişimi Kurucusu ve Yale Üniversitesi Erken Çocukluk Çalışmaları Merkezi CHILD Kıdemli Araştırmacısı Dr. Adrian Cerezo da erken çocukluk dönemine yönelik bakım hizmetlerinin toplumların iklim krizine karşı dayanıklılığını artırabileceğini ifade etti.
Cerezo, erken yaşlardaki çocuklara ve ailelerine sunulan temel bakım hizmetlerinin maliyet etkin ve uygulanabilir bir yöntem olduğunu belirterek, kapsamlı ve yeterli finansmanla desteklenen bakım programlarının iklim politikalarına önemli katkılar sağlayabileceğini söyledi.
Küresel ölçekte finansman açığının 80 ila 90 milyar dolar arasında tahmin edildiğini belirten Cerezo, erken çocukluk gelişiminin iklim uyumu ve iklim risklerinin azaltılması politikalarının temel unsurlarından biri olarak kabul edilmesi gerektiğini vurguladı.
Bakım Pavilyonu 13-15 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek
AÇEV, erken çocukluk gelişiminin uluslararası iklim politikalarında daha fazla yer bulması amacıyla uluslararası iş birliklerini de güçlendiriyor.
Bu kapsamda AÇEV ve Global Alliance for Care (GAC) ev sahipliğinde, Konyaaltı Belediyesi iş birliğiyle 13-15 Kasım 2026 tarihlerinde Antalya'da Bakım Pavilyonu düzenlenecek.
Etkinlikte erken çocukluk bakımı, yaşlı ve engelli bakımı, bakım hizmetlerinin finansmanı ve çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımı gibi farklı başlıklar iklim krizi çerçevesinde ele alınacak.
Türkiye'den ve dünyanın farklı ülkelerinden 50'den fazla ulusal ve uluslararası paydaşın bir araya geleceği organizasyonun, bakım hizmetlerinin küresel gündemde daha güçlü şekilde temsil edilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
Hasan Deniz: Bakımı tüm boyutlarıyla ele alacağız
AÇEV Kurumsal İşbirlikleri, Savunu ve Babalık Çalışmaları Direktörü Hasan Deniz, Bakım Pavilyonu'nun farklı alanlardan paydaşları bir araya getirecek geniş kapsamlı bir buluşma olacağını belirtti.
Deniz, etkinliğe ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:
“Bakım Pavilyonu, bakımı tüm boyutlarıyla ele alan geniş kapsamlı bir buluşma olacak. Erken çocukluk bakımından yaşlı ve engelli bakımına, bakımın finansmanından çocuk ve aile dostu şehirlerin tasarımına kadar pek çok başlığı iklim krizi ile birlikte konuşacağız. AÇEV olarak biz de bu geniş tablonun içinde, uzmanlık alanımız olan erken çocukluk ile yer alacağız. Üstelik bu pavilyonu yalnız başımıza değil, güçlü bir iş birliğiyle hayata geçiriyoruz. Türkiye’den ve dünyanın farklı ülkelerinden 50’den fazla ulusal ve uluslararası paydaşı aynı çatı altında buluşturuyor, uluslararası ortaklarımızla güç birliği yapıyoruz.”
Erken çocukluk gelişimi için küresel zirve hazırlığı
AÇEV, uluslararası çalışmalarını Theirworld'ün Act for Early Years kampanyası kapsamında da sürdürüyor.
Vakıf, Haziran 2027'de düzenlenmesi planlanan ve erken çocukluk gelişiminin finansmanına odaklanacak ilk küresel zirvenin hazırlık sürecinde iş birliği yürütüyor.
Bakım Pavilyonu ile birlikte erken çocukluk dönemine yapılan yatırımların iklim politikaları ve finansmanında öncelikli hale getirilmesi, çocukların ve ailelerin ihtiyaçlarının uluslararası karar alma mekanizmalarında daha fazla dikkate alınması amaçlanıyor.
Bakım hizmetleri iklim krizine karşı toplumsal dayanıklılığın anahtarı
AÇEV'in gündeme taşıdığı yaklaşım, bakım hizmetlerinin yalnızca ailelerin bireysel sorumluluğu olarak görülmemesi gerektiğine işaret ediyor.
Çocukların sağlıklı gelişimi, ailelerin güçlendirilmesi, toplumsal eşitliğin sağlanması ve afetlere karşı dayanıklılığın artırılması birbirini tamamlayan alanlar olarak öne çıkıyor.
Antalya'da gerçekleştirilecek Bakım Pavilyonu'nun da bu konuların uluslararası düzeyde tartışılmasına katkı sunması bekleniyor.
AÇEV, erken çocukluk dönemine yapılan yatırımların yalnızca bugünün çocukları için değil, geleceğin daha sağlıklı, eşitlikçi ve iklim krizine karşı daha dirençli toplumlarının oluşturulması için de büyük önem taşıdığını vurguluyor.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.