Dolar 46,4450
Euro 53,4922
Altın 6.411,51
BİST 14.518,39
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Parçalı Bulutlu
İstanbul
27°C
Parçalı Bulutlu
Cum 25°C
Cts 26°C
Paz 29°C
Pts 28°C

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Gündemi Sarsacak Açıklamalar: “Erdoğan Sonrası İçin AK Parti’de Dört Grup Yarışıyor”

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ’dan Gündemi Sarsacak Açıklamalar: “Erdoğan Sonrası İçin AK Parti’de Dört Grup Yarışıyor”
18 Haziran 2026 14:17
38

HABERMAX. Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, partisinin genel merkezinde düzenlediği basın toplantısında Türkiye gündemindeki hukuki, ekonomik ve siyasi gelişmelere ilişkin sert eleştirilerde bulundu. Hükümetin kayyum politikalarından ekonomik buhrana, sığınmacı krizinden emniyet mensuplarının sorunlarına kadar pek çok konuya değinen Özdağ, AK Parti içinde Cumhurbaşkanı Erdoğan sonrası için büyük bir güç savaşı yaşandığını iddia etti.

“Türkiye Butlan ve Kayyum Ülkesi Haline Geldi”

Muhalefet belediyelerine yönelik operasyonları ve kayyum atamalarını eleştirerek konuşmasına başlayan Ümit Özdağ, hukukun siyasallaştığını belirtti. Beyaz et sektöründeki 13 şirkete yönelik denetim kayyumu uygulamasına da değinen Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“AKP, Türkiye’yi mutlak butlan ve kayyum ülkesi haline getirdi. Muhalefet belediyelerine operasyonlar, gözaltılar, tutuklamalar, itirafçı iddiaları ve kayyum atamaları adeta sıradanlaştı. Beyaz et operasyonunda gözaltına alınanların hepsi denetimli serbestlikle salındı. Sanırım bir yerden ekonominin nasıl sarsıldığına dair mesajlar geldi. Biz de Zafer Partisi olarak fahiş fiyat ve şirketlerin tröstleşme girişimlerine karşıyız. Tabii ki marketler denetlenmeli ancak bunlar şafak operasyonlarıyla, kayyum atamalarıyla olmaz; ekonomiyi doğru dürüst yöneterek olur. Devlet de ekonomi de ancak hukukla yönetilebilir.”

“AK Parti Dört Parçaya Ayrıldı, Erdoğan Sonrasına Hazırlanıyorlar”

AK Parti’nin bir “metal dağılması” yaşadığını ve halk desteğini kaybettiğini öne süren Özdağ, iktidar partisinin kendi içinde dört farklı gruba bölündüğünü iddia etti. Zafer Partisi olarak Erdoğan sonrası Türkiye’ye hazırlandıklarını belirten Özdağ, Ankara kulislerindeki güç dengelerine dair şu çarpıcı iddiaları paylaştı:

“Erdoğan daha görevinin başındayken bu grupların temsilcileri açık açık Erdoğan sonrasını konuşmaya başladılar. Bazıları Bilal Erdoğan’ın, Erdoğan’ın yerine gelmesini savunurken, bazıları da Erdoğan’ın damadının (Selçuk Bayraktar) yerine geçmesi gerektiğini savunuyor. ‘Türkiye oğul ve damat arasına sıkışamaz’ diyen üçüncü bir grup ise Hakan Fidan’ın Erdoğan sonrası AK Parti’nin başına gelmesi gerektiğini söylüyor. Dördüncü grup ise ‘Bunlardan hiçbirisi olmaz, biraz bekleyelim, görelim’ havasında. Türk seçmeninin zihninde seçimler şimdiden başlamıştır.”

“Ekonomide Enflasyon Şampiyonuyuz, Emekli ve Asgari Ücretli Tuzağa Düşmeyecek”

Ekonomik verilere değinen Özdağ, Haziran 2023’te başlayan dezenflasyonist politikaların başarısız olduğunu savundu. Türkiye’nin enflasyon oranlarında Arjantin’i geride bırakarak dünya genelinde dördüncü sıraya yerleştiğini söyleyen Zafer Partisi Lideri, Temmuz ayında asgari ücret ve emekli maaşlarına zam yapılmamasını sert bir dille eleştirdi:

“Haziran 2023’te yıllık enflasyon yüzde 38,21’di, bugün ise yüzde 32,61. Üç yılda hiçbir şeyi düşüremediler. En düşük emekli aylığı alan 5 milyondan fazla emekli ve 11 milyon asgari ücretli yoksulluktan kırılıyor. Temmuz ayında enflasyon farkı eklenip zam yapılmalıydı, yapmadılar. Vatandaş biliyor ki AK Parti ancak seçimlerde oy almak için, hemen seçimden önce zam yapar. Türk halkı bu sefer bu tuzağa düşmeyecek. Kurt kışı atlatacak ama yediği ayazı unutmayacak ve sandıkta hesaplaşacak.”

“Terörle Müzakere Değil, Mücadele Edeceğiz”

“Terörsüz Türkiye” maskesi altında PKK ile ikinci bir çözüm sürecinin yürütülmeye çalışıldığını ifade eden Özdağ, PKK elebaşlarından Murat Karayılan’ın “Silah bırakmıyoruz, strateji değiştiriyoruz” açıklamasını hatırlatarak, “MHP’nin ‘PKK’nın tamamen silah bırakması gerçekçi değil’ açıklaması da dikkate alınınca, PKK ile ikinci müzakere sürecinin fiilen sona ermek üzere olduğunu görüyoruz. Biz terörle müzakere değil, mücadele edeceğiz. Demir Güvercin eylem programımızla PKK’yı tüm Orta Doğu’da ortadan kaldıracak yol haritamız hazırdır” dedi.

“Sığınmacı Politikası Tam Bir Trajedi”

Türkiye’nin Şam Büyükelçisi Nuh Yılmaz’ın “700 bin Suriyeli geri döndü” açıklamasını eleştiren Özdağ, geri dönenlerin ne kadarının Türkiye’ye tekrar kaçtığının açıklanmadığını söyledi. Türkiye’deki doğum oranlarının düşerken Suriyelilerin doğum oranının yüksek olmasına dikkat çeken Özdağ, “Bundan 24 sene sonra Türklerin Türkiye’de azınlık olma ihtimali var. Zafer Partisi, Anadolu Kalesi Projesi’yle Türkiye’deki bütün sığınmacı ve kaçakları vatanlarına geri yollayacaktır. Kanunsuz verilen tüm vatandaşlıkları iptal edeceğiz” şeklinde konuştu. Ayrıca Tekirdağ’da kaçak Afgan çalıştıran bir çiftçinin mahkemesinde yaşanan olayı aktaran Özdağ, “Mahkemenin getirdiği tercüman da kaçak çıktı. Trajik duruma bakın” dedi.

“7 Günde 7 Polis İntihar Etti, Jandarma Komutanlığı Taslağı Durdurulmalı”

Emniyet teşkilatındaki ağır çalışma koşullarına ve mobbing iddialarına değinen Ümit Özdağ, 2026 yılı içinde 43 polisin, son bir haftada ise 7 polisin intihar ettiğini belirterek İçişleri Bakanlığı’nı acil önlem almaya çağırdı. Ankara kulislerinde Jandarma Genel Komutanlığı’nın “Jandarma Genel Müdürlüğü”ne dönüştürüleceğine dair bir taslağın dolaştığını da iddia eden Özdağ, “Bir ülke kendi ordusunu eliyle imha etmez. Terörle mücadelede en başarılı güçlerin başında gelen jandarmaya yönelik bu düşünceden hızla vazgeçin” uyarısında bulundu.

“Heybeliada Ruhban Okulu’nun Bu Şekilde Açılması Egemenlik İhlalidir”

Eylül 2026’da açılması planlanan Heybeliada Ruhban Okulu ile ilgili de net mesajlar veren Özdağ, okulun herhangi bir Türk üniversitesine veya kurumuna bağlı olmadan açılmasının anayasa ve egemenlik ihlali olacağını savundu:

“Batı Trakya’da Türkler kendi müftülerini seçemezken, Yunan mahkemelerinde yargılanırken, burada Heybeliada Ruhban Okulu’nu Türk yasalarına karşı çıkarak bağımsız şekilde açacaklar, öyle mi? Sayın Erdoğan, eğer ‘Türk İstanbul’ söyleminizde zerre kadar samimiyseniz bu okul bu şekilde açılamaz. İstanbul’un Türk kimliğine meydan okuyan bu girişimi kabul etmek kapitülasyondur, anayasa ihlalidir. Burası casus FETÖ okullarına döner. İstanbul’u yeniden Konstantinopolis yapma ve tarihi surlar içinde Vatikan modeli bir Ortodoks din devleti oluşturma girişimleri beyhudedir. Bartolomeos da Fatih Kaymakamına bağlı bir din görevlisidir, ötesi değildir.”

Paylaşın:
Please follow and like us:
Pin Share
Habermax, tarafsız ve şeffaf habercilik anlayışıyla, her görüşe saygı duyarak doğru ve güncel bilgileri okuyucularına sunmayı hedefler. Siyasi ayrım gözetmeksizin, güvenilir ve ilkeli yayın politikasıyla kamuoyunu bilgilendirir; gelişmeleri hızlı, net ve objektif bir şekilde aktarmayı amaçlar.
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.