HABERMAX. Sevil Atasoy, Üsküdar Üniversitesi Rektör Yardımcısı ve Uluslararası Uyuşturucu Kontrol Kurulu Başkanı sıfatıyla, Antalya Diplomasi Forumu kapsamında düzenlenen “Terörle Mücadele: Uluslararası İşbirliğinin Yeniden Sahiplenilmesi” panelinde çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan himayelerinde gerçekleştirilen forumda konuşan Atasoy, terör örgütlerinin finansmanında yasa dışı uyuşturucu ekonomisinin artık “merkezi bir rol” oynadığını vurguladı. Küresel güvenliğin bu alandaki zafiyetler nedeniyle ciddi risk altında olduğunu belirten Atasoy, “Terör artık sadece silahla değil, finansal ağlar ve suç ekonomileri üzerinden büyüyor.” dedi.
INCB’nin yalnızca bir uyuşturucu denetim kurumu olarak değerlendirilmesinin yetersiz olduğunu dile getiren Atasoy, kurulun küresel güvenlik mimarisinin kritik bir unsuru haline geldiğini söyledi. Birleşmiş Milletler sistemi içinde bağımsız bir organ olarak faaliyet gösteren kurulun, uyuşturucu ticareti ile terörün finansmanı arasındaki bağı kesmeye yönelik en somut araçlardan biri olduğunu ifade etti.
Atasoy, özellikle 1988 tarihli uluslararası sözleşmenin yalnızca uyuşturucu maddeleriyle değil, bu maddelerden doğan yasa dışı ekonomik sistemlerle de mücadele etmesi bakımından “oyun değiştirici” olduğunu belirtti. “Bir yandan kaynağı kurutuyor, diğer yandan finansal sistem içindeki akışı kesiyoruz.” ifadelerini kullandı.
Öncül kimyasalların izlenmesi sayesinde yasa dışı üretimin daha başlamadan engellenebildiğine dikkat çeken Atasoy, yakın zamanda tonlarca fentanil öncülünün saptırılmasının önlendiğini ve bunun milyarlarca ölümcül dozun piyasaya girmesini engellediğini söyledi. Bu durumun terör finansmanını daha doğmadan kesmek anlamına geldiğini vurguladı.
Günümüzde terör örgütleri, organize suç şebekeleri ve dijital platformların iç içe geçtiğini belirten Atasoy, bu yapının sınır aşan ve hızla uyum sağlayabilen bir karakter taşıdığına dikkat çekti. “Artık parçalı değil, bütünleşik bir tehditten söz ediyoruz.” dedi.
Atasoy, uyuşturucu ile mücadelenin aynı zamanda terörle mücadele anlamına geldiğini belirterek, “Uyuşturucu kaçakçılığını engellediğinizde, terörün finansal yaşam hattını kesmiş olursunuz.” ifadelerini kullandı.
Uluslararası mekanizmaların yeterli kaynakla desteklenmemesi halinde ciddi güvenlik açıklarının doğabileceğini vurgulayan Atasoy, bu boşlukların suç ve terör ağları tarafından hızla istismar edildiğini söyledi.
17-19 Nisan 2026 tarihlerinde düzenlenen panelde, İngiltere Dışişleri Bakanlığı DEAŞ Karşıtı İletişim Birimi Başkanı Martyn Warr moderatörlük yaptı. Panele ayrıca Nijerya Savunma Bakanı Christopher Gwabin Musa, Mozambik Savunma Bakanı Cristovao Artur Chume, Uluslararası Kriz Grubu Kıdemli Danışmanı Dareen Khalifa, Finlandiya Dışişleri Bakanlığı’ndan Outi Holopainen ve NATO temsilcisi Burcu San katıldı.
Atasoy konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Bugün karşı karşıya olduğumuz tehditler hiçbir ülkenin tek başına çözebileceği türden değil. Uyuşturucu ticareti, terör finansmanı ve organize suç ağları iç içe geçmiş durumda. Bu nedenle mücadelemiz de entegre ve kararlı olmalı. Uluslararası iş birliği güçlendirilmezse, en küçük zafiyet küresel sonuçlar doğurabilir. Uyuşturucuyla mücadele, aynı zamanda dünya barışını koruma mücadelesidir.”