HABERMAX. İSTANBUL – Ümit Özdağ, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla yaptığı kapsamlı açıklamada, milli egemenlik vurgusunun yanı sıra eğitim sistemi, ekonomi ve toplumsal sorunlara ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu.
Özdağ, 23 Nisan’ın yalnızca çocuklara armağan edilmiş bir bayram olmadığını, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin kuruluşunu simgeleyen tarihi bir dönüm noktası olduğunu belirtti.
Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen bu bayramın, Cumhuriyet değerlerinin gelecek nesillere aktarılması açısından büyük önem taşıdığını vurguladı.
Açıklamasında eğitim politikalarına geniş yer ayıran Özdağ, Milli Eğitim sisteminde pedagojik ve bilimsel ilkelerden uzaklaşıldığını savundu. Eğitim sistemine tarikat ve cemaatlerin dahil edilmesini eleştiren Özdağ, bu durumun gençlerin küresel rekabet gücünü zayıflattığını ifade etti.
PISA sonuçlarına atıfta bulunan Özdağ, Türkiye’de eğitim kalitesinin düştüğünü ve üniversitelerin uluslararası sıralamalarda geride kaldığını dile getirdi.
Özdağ, son dönemde yaşanan okul saldırıları ve güvenlik sorunlarına dikkat çekerek, çocukların eğitim ortamlarında yeterince korunamadığını söyledi. Uyuşturucu kullanımının arttığını ve okul çevrelerinde ciddi riskler oluştuğunu ifade eden Özdağ:
“Uyuşturucu artık okul önlerinde dolaşıyor. Sorun sadece torbacılar değil, bu yapının arkasındaki büyük organizasyonlardır.”
ifadelerini kullandı.
Türkiye’de doğum oranlarının düşmesine dikkat çeken Özdağ, ekonomik koşulların aileleri zorladığını belirtti. Asgari ücretle geçinen ailelerin çocuk yetiştirmekte zorlandığını ifade eden Özdağ, gelir dağılımındaki adaletsizliğin derinleştiğini savundu.
Özdağ, Ursula von der Leyen’in Türkiye ile ilgili açıklamalarına da değinerek, Avrupa Birliği’nin Türkiye’yi Rusya ve Çin ile aynı kategoride değerlendirmesini eleştirdi.
Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden tanımlanması gerektiğini belirten Özdağ, tam üyelik yerine farklı bir iş birliği modeli önerdiklerini ifade etti.
Muğla ziyaretine de değinen Özdağ, Akbelen Ormanı’ndaki çevre mücadelesini Türkiye genelindeki doğa tahribatının bir sembolü olarak değerlendirdi.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerinde ise mevcut politikaların üretimi zayıflattığını savunan Özdağ, özelleştirme süreçlerini de eleştirdi.
Özdağ, çözümün mevcut sistemde kısmi düzeltmeler değil, köklü bir yeniden yapılanma olduğunu belirterek:
alanlarında “kurucu bir program” önerdiklerini açıkladı.
Ümit Özdağ’ın 23 Nisan açıklaması, milli egemenlik vurgusunun yanı sıra eğitimden ekonomiye, dış politikadan çevre sorunlarına kadar geniş bir yelpazede eleştiriler ve öneriler içerdi. Açıklama, özellikle çocukların güvenliği ve eğitim sistemine ilişkin sert uyarılarla öne çıktı.