HABERMAX. Türkiye’de çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörlerinin düşük karbonlu üretime geçişi için yaklaşık 71 milyar dolarlık yatırım ihtiyacı bulunuyor. Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, yeşil dönüşümün yalnızca bir maliyet olarak değil, yeni yatırımlar, teknoloji geliştirme ve Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artıracak stratejik bir fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

Ankara’da düzenlenen Build Clean Now Türkiye Çalıştayı’nda kamu, sanayi ve finans sektörlerinden 40’ı aşkın üst düzey temsilci bir araya gelerek Türkiye sanayisinin karbonsuzlaşma sürecini, yatırım ihtiyaçlarını ve temiz üretim projelerinin önündeki engelleri değerlendirdi.
Sanayi Dönüşümü Hızlandırıcısı (ITA) tarafından, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordinasyon içinde ve Boston Consulting Group’un (BCG) desteğiyle gerçekleştirilen çalıştayda, enerji yoğun sektörlerde düşük karbonlu üretimin yaygınlaştırılması için atılması gereken adımlar ele alındı.
Dört Büyük Sektör İçin 71 Milyar Dolarlık Yatırım İhtiyacı
Çelik, çimento, alüminyum ve gübre sektörleri, Türkiye’nin sanayi üretiminde önemli bir yer tutarken sera gazı emisyonları açısından da öne çıkıyor. Söz konusu dört sektörün yıllık yaklaşık 110 milyon ton karbondioksit eşdeğeri sera gazı emisyonuna neden olduğu belirtiliyor. Bu miktar, Türkiye’nin toplam sera gazı emisyonlarının yaklaşık altıda birine karşılık geliyor.
Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Muhammet Kasım Gönüllü, bu sektörlerin temiz üretim teknolojilerine geçişi için yaklaşık 71 milyar dolarlık yatırım gerektiğini açıkladı.
Gönüllü, yeşil dönüşümün yeni yatırım alanları açabileceğine ve sanayinin küresel değer zincirlerindeki konumunu güçlendirebileceğine dikkat çekti. ITA Türkiye Programı ile mevcut politika ve finansman araçlarını tamamlayan, özel sektör yatırımlarını harekete geçiren bir iş birliği modeli oluşturulmasının hedeflendiğini belirtti.
2030 Hedefi: 5 Milyar Avroyu Aşan Yatırım
Türkiye Sanayide Karbonsuzlaşma Yatırım Platformu’nun (TIDIP) hedefleri de çalıştayın gündeminde yer aldı.
Platformun 2030 yılına kadar 5 milyar avronun üzerinde yatırımı desteklemesi ve yıllık sera gazı emisyonlarını 20 milyon ton karbondioksit eşdeğeri azaltması hedefleniyor.
Bu hedefler doğrultusunda, sanayide enerji verimliliğinin artırılması, temiz üretim teknolojilerinin yaygınlaştırılması ve düşük karbonlu üretim süreçlerine geçişin hızlandırılması amaçlanıyor.
Türkiye’de 13 Temiz Sanayi Projesi Gündemde
ITA’nın sanayi şirketleri ve proje geliştiricileriyle yürüttüğü çalışmalar sonucunda, Türkiye’de derin karbonsuzlaşmayı hedefleyen 13 ticari ölçekli proje belirlendi.
Proje portföyünde üç duyurulmuş ticari ölçekli proje ve hayata geçirilme potansiyeli bulunan 10 ilave proje yer alıyor. Ayrıca iki pilot ve araştırma-geliştirme ölçeğinde proje ile sanayi kaynaklı emisyonları azaltmaya yönelik 116 düşük karbonlu proje tespit edildi.
Bu projelerin yatırım aşamasına geçebilmesi için finansmana erişim, uygun düzenlemeler, uzun vadeli alım garantileri ve gerekli altyapının oluşturulması önem taşıyor.
Temiz Sanayi Yatırımlarının Önündeki Engeller
Çalıştayda yapılan değerlendirmeler, düşük karbonlu üretim projelerinin önündeki temel engelleri de ortaya koydu.
Boston Consulting Group Yönetici Direktörü ve Ortağı Batu Yiğit, temiz sanayi yatırımlarının hayata geçirilebilmesi için talep, uygun düzenleyici çerçeve, güçlü değer zincirleri ve altyapının birlikte sağlanması gerektiğini belirtti.
BCG Proje Lideri Betül Çahan ise yaklaşık 20 şirketle gerçekleştirilen görüşmelerde, düşük karbonlu ürünlere yönelik yeterli ve sürdürülebilir talep eksikliğinin öne çıkan sorunlardan biri olduğunu ifade etti.
Uzun vadeli satın alma anlaşmaları, uygun finansman koşulları ve ortak altyapı yatırımlarının, büyük ölçekli projelerin ilerlemesinde belirleyici rol oynadığı vurgulandı.
Avrupa Birliği’nin Karbon Düzenlemesi İhracat İçin Önem Taşıyor
Türkiye’nin temiz sanayi dönüşümünü hızlandırmasını gerektiren unsurlardan biri de Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM/CBAM).
Çelik, çimento, alüminyum ve gübre gibi sektörlerin bu düzenleme kapsamında bulunması, Türkiye’nin Avrupa pazarındaki rekabet gücünü koruması açısından düşük karbonlu üretime geçişi önemli hale getiriyor.
Üretim süreçlerindeki emisyonların azaltılması, Türk sanayisinin uluslararası pazarlardaki konumunu güçlendirebilir. Bununla birlikte dönüşümün başarılı olabilmesi için şirketlerin teknoloji yatırımlarının yanı sıra finansman, enerji ve altyapı ihtiyaçlarının da karşılanması gerekiyor.
ITA’dan Türkiye’ye Uluslararası İş Birliği Desteği
Mission Possible Partnership CEO’su ve ITA İcra Direktörü Faustine Delasalle, Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı ve yenilenebilir enerji potansiyelinin temiz sanayi yatırımları açısından önemli avantajlar sunduğunu belirtti.
Delasalle, dünya genelinde yaklaşık 1.000 temiz sanayi projesinin geliştirme aşamasında olduğunu, 2026 yılının ilk yarısında ise 19 ticari ölçekli projenin nihai yatırım kararına ulaştığını ifade etti.
ITA’nın Brezilya ve Hindistan gibi ülkelerdeki çalışmalarından elde edilen deneyimlerin de Türkiye’deki temiz sanayi yatırımlarını hızlandıracak politika ve piyasa mekanizmalarının geliştirilmesine katkı sağlaması bekleniyor.
COP31’de Türkiye Raporu Yayımlanacak
Ankara’da düzenlenen çalıştayda elde edilen bulguların, ITA ve BCG tarafından yürütülen araştırmalarla birleştirilerek Antalya’da düzenlenecek COP31 kapsamında yayımlanması planlanan Türkiye Değerlendirme Bilgi Notu’na aktarılması öngörülüyor.
Raporda, Türkiye’deki temiz sanayi projelerinin karşılaştığı engellerin, ihtiyaç duyulan finansman koşullarının ve yatırımları hızlandırmak için atılabilecek somut adımların ele alınması bekleniyor.
Türkiye’nin sanayide karbonsuzlaşma süreci, yalnızca çevresel hedefler açısından değil; ihracatın korunması, yeni teknolojilerin geliştirilmesi, sanayi yatırımlarının artırılması ve uluslararası rekabet gücünün sürdürülmesi bakımından da önem taşıyor.
Önümüzdeki dönemde finansman olanaklarının genişletilmesi, düşük karbonlu ürünlere yönelik talebin artırılması ve kamu-özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi, belirlenen projelerin yatırıma dönüşmesinde kritik rol oynayacak.
Habermax.net







Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.