HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP), Üsküdar Belediyesi’nde yaşanan başkanvekili değişimi ve seçim sürecine ilişkin sert bir açıklama yaptı. TKP, seçilmiş belediye başkanının görevden uzaklaştırılması, başkanvekilinin görevden alınması, meclis üyelerinin tutuklanması ve bazı CHP’li meclis üyelerinin AKP’ye geçmesini eleştirerek, yaşananların “seçme ve seçilme hakkının açıkça ihlali” anlamına geldiğini savundu.
gorselTKP: “Üsküdar’da siyasetin geldiği noktanın en net fotoğrafı”
TKP tarafından “Siyaset Paranın ve Gücün Oyuncağı Değildir” başlığıyla yapılan açıklamada, Üsküdar’da yaşananların Türkiye siyasetinin geldiği noktayı açık biçimde gösterdiği ifade edildi.
Açıklamada, önce Belediye Başkanı Sinem Dedetaş’ın tutuklanarak görevinden uzaklaştırıldığı, ardından belediye meclisinin seçtiği başkanvekilinin görevden alındığı ve seçimlerin yenilendiği belirtildi.
TKP, yeni seçim öncesinde bazı belediye meclis üyelerinin gözaltına alınması ve tutuklanmasının ardından dört CHP’li meclis üyesinin AKP’ye geçmesine de dikkat çekti.
“Meclis aritmetiği adım adım değiştirildi”
TKP açıklamasında, yaşanan gelişmelerin Üsküdar Belediyesi’ndeki meclis aritmetiğini seçim öncesinde değiştirdiği savunuldu.
Açıklamada şu ifadeler kullanıldı:
“Önce Belediye Başkanı tutuklanıyor ve görevinden uzaklaştırılıyor. Ardından meclisin seçtiği başkanvekili, iktidarın yargısı eliyle görevden alınıyor ve seçim yenileniyor.”
TKP, seçimlere kısa süre kala yaşanan gözaltı ve tutuklamaların ardından gerçekleşen parti değişikliklerinin de sürecin önemli bir parçası olduğunu ileri sürdü.
“Mesele artık kimin başkanvekili olacağı değil”
TKP, Üsküdar’daki gelişmelerin yalnızca başkanvekili seçimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, asıl tartışılması gereken konunun seçimin ve sandığın anlamı olduğunu savundu.
Açıklamada:
“Burada artık mesele, kimin başkanvekili olacağı değil. Mesele, seçimin ne işe yaradığı…”
denildi.
Parti, seçilmiş bir belediye başkanının görevden alınabildiği ve belediye meclisinin yapısının tutuklamalar ile parti transferleri sonucunda değiştirilebildiği bir ortamda seçme ve seçilme hakkının tartışmalı hale geldiğini öne sürdü.
“Halk iradesinin belirleyiciliğinden söz edilemez”
TKP açıklamasında, siyasi alanın para ve güç ilişkileri üzerinden şekillendirildiği iddiasında da bulunuldu.
Açıklamada baskı, şantaj, tehdit ve rant dağıtımı gibi yöntemlerle siyasal alanın yeniden kurgulanması halinde halk iradesinin belirleyici olamayacağı savunuldu.
TKP, açıklamasında şu ifadeye yer verdi:
“Paranın gücüyle, baskı, şantaj ve tehditlerle ya da rant dağıtarak, kaynakları peşkeş çekerek siyasal alanın yeniden kurgulandığı yerde halk iradesinin belirleyiciliğinden söz edilemez.”
“Sorgulanması gereken bu düzendir”
TKP, açıklamasının sonunda siyasi sistemin temelinde bulunan para ve güç ilişkilerinin sorgulanması gerektiğini belirtti.
Parti, halkın kendi geleceği üzerinde gerçek anlamda söz ve karar sahibi olabilmesi için mevcut düzenin değişmesi gerektiğini savunarak şöyle dedi:
“Halkın kendi geleceği üzerinde gerçek söz ve karar sahibi olabilmesi için, baştan aşağı paranın ve güç ilişkilerinin belirleyici olduğu bu düzen değişmelidir. Sorgulanması gereken budur.”
TKP’den “halk iradesi” vurgusu
TKP, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkacağını ve halkın iradesini savunacağını belirterek açıklamasını tamamladı.
Parti, “TKP, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmak ve halkın iradesini savunmak için üzerine düşeni yapmaktan geri durmayacaktır” ifadeleriyle Üsküdar’daki gelişmelere ilişkin tutumunu ortaya koydu.


Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.