HABERMAX. Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, yeni çözüm süreci tartışmaları ve Alevi yurttaşlara yönelik değerlendirmelerde bulundu. Okuyan, etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden toplumsal birlik kurulamayacağını savunarak, sürecin tarihsel referanslarını ve bölgesel gelişmelerle bağlantısını eleştirdi.
gorselÖcalan’ın Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi Referansı Tartışılıyor
Yeni çözüm süreci kapsamında Abdullah Öcalan tarafından Osmanlı dönemindeki Yavuz Sultan Selim-İdris-i Bitlisi ittifakına yapılan atıf, kamuoyundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan ise tartışmanın yalnızca Alevi yurttaşların sürece yönelik itirazları üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti. Okuyan, sürecin arkasındaki siyasi hedeflerin ve Türkiye'ye ilişkin tasarımın bütünlüklü biçimde ele alınması gerektiğini ifade etti.
“Cumhuriyet ile Derdi Olan Bir Masa Var”
Tarihsel referansların çözüm sürecinde önemli bir yer tuttuğunu söyleyen Okuyan, bunun nedeninin oluşturulmak istenen “biz” anlayışı olduğunu savundu.
Okuyan, geçmişte Çanakkale ve Malazgirt gibi tarihsel olaylara yapılan göndermelerin zamanla Yavuz Sultan Selim dönemine kadar uzandığını belirterek, bu yaklaşımın Cumhuriyet'e yönelik bakış açısıyla bağlantılı olduğunu öne sürdü.
Okuyan’a göre tarihsel ilerlemenin daha eski dönemlere dönülerek yeniden kurulamayacağını belirterek, “Daha yeniyi daha eski ile zaten asla düzeltemezsin” değerlendirmesinde bulundu.
“Sunni Referansların Güncel Bir Karşılığı Var”
Okuyan, sürecin Sünni referanslarla ilişkilendirilmesinin yalnızca tarihsel bir tercih olmadığını, bölgedeki güncel gelişmelerle de bağlantılı olduğunu ileri sürdü.
Gazze'deki gelişmeler ve Hamas'ın aldığı darbeyle birlikte Orta Doğu'daki güç dengelerinin yeniden şekillendiğini savunan Okuyan, ABD ittifak sistemi içerisinde İran merkezli “direniş ekseni” karşısında Sünni bir blok oluştuğunu iddia etti.
Okuyan, bu çerçevede çözüm sürecinin bölgesel gelişmelerden bağımsız değerlendirilemeyeceğini ve İran’ın kuşatılması hedefinin de tartışılması gerektiğini söyledi.
“Sorun Bazı Kimliklerin Dışarıda Bırakılması Değil”
Alevi yurttaşların sürece yönelik tepkilerinin anlaşılabilir olduğunu ifade eden Okuyan, tartışmanın yalnızca “Aleviler dışlanıyor” eksenine sıkıştırılmasına karşı çıktı.
Okuyan, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Bugünkü sürecin sorunu bazı kimlikleri dışarıda bırakması ya da onlara karşı olması değildir. Sürecin hedefleri vardır, bu hedefler sorunludur.”
Etnik ve mezhepsel kimlikler üzerinden bir toplumsal birlik oluşturulamayacağını savunan Okuyan, bu tür yaklaşımların yeni “ötekiler” yaratacağını dile getirdi.
“Etnik Kimlikler Üzerinden Bir ‘Biz’ Yaratılamaz”
Türkiye'de kalıcı ve kapsayıcı bir toplumsal birlik kurulabilmesi için sınıfsal temelli bir yaklaşım gerektiğini savunan Okuyan, yurttaşlık kavramı üzerinden farklı toplumsal kesimlerin ortaklaştırılabileceğini belirtti.
Okuyan, etnik kimliklerin yerine sınıfsal temellerde şekillenecek bir “biz” anlayışının daha kapsayıcı olacağını öne sürerek, kültürel ve etnik zenginliklerin de ancak böyle bir birlik içerisinde korunup geliştirilebileceğini söyledi.
“Yeni Süreç Yeni-Osmanlıcıdır”
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan, açıklamasının son bölümünde yeni çözüm sürecini “Yeni-Osmanlıcı” olarak nitelendirdi.
“Ademi-merkeziyetçi demokrasi” söyleminin sermaye ve tarikatlara geniş özgürlük alanı açabileceğini savunan Okuyan, yerel demokrasi tartışmalarına da sert eleştiriler yöneltti.
Okuyan, “Yerel demokrasi diye kodlanan şey sermaye diktatörlüğünün en sert ve acımasız biçimlerinden biridir” ifadelerini kullandı.
“Dışarıda Kalan Sadece Aleviler Değildir”
Tartışmaların yalnızca Aleviler üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirten Okuyan, oluşturulmak istenen yeni siyasi yapının farklı toplumsal kesimlerin çıkarları açısından da sorgulanması gerektiğini söyledi.
Okuyan, sürecin Kürt, Arap veya Türk çoğunluğun tamamının çıkarlarını da kapsamadığını ileri sürerek, meselenin kimlikler üzerinden değil sınıfsal ve ideolojik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini savundu.
“Bu Tartışma Sol İçi Bir Tartışmaya Sıkıştırılamaz”
Öcalan’ın açıklamalarının yalnızca sol içerisindeki bir tartışma çerçevesinde değerlendirilmesini de eleştiren Okuyan, sürecin Türkiye'nin geleceğine ilişkin daha kapsamlı bir siyasi tasarımla bağlantılı olduğunu öne sürdü.
Okuyan, çözüm sürecinin hedefleri, Türkiye'ye ilişkin siyasi tasarım ve uluslararası dinamiklerin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, tartışmanın yalnızca “şurası doğru, şurası yanlış” biçimindeki değerlendirmelerle sınırlandırılmasının yeterli olmayacağını ifade etti.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan’ın açıklamaları, yeni çözüm sürecinin tarihsel referansları, Alevi yurttaşların konumu, Türkiye’nin siyasi geleceği ve bölgesel güç dengeleri açısından tartışmaların daha da genişleyeceğinin işareti olarak değerlendirildi.



Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.