HABERMAX. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, tutuklu bulunduğu Silivri Cezaevi’nden gönderdiği mesajla Türkiye’nin dış politika hattına sert eleştiriler getirdi. İran merkezli bölgesel gerilimi değerlendiren İmamoğlu, “Hukuk seçici uygulanamaz” uyarısında bulundu.

İmamoğlu, İran krizinin nasıl başladığının açık olduğunu belirterek, uluslararası hukuka aykırı tüm eylemleri kınadıklarını ifade etti. Taraflara saldırıları durdurma çağrısı yapan İmamoğlu, hukukun seçici biçimde uygulanmasının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
“İlkeli bir dış politika iddiasındaysanız, uluslararası hukuku seçici kullanamazsınız” diyen İmamoğlu, hem İran’ın sivilleri hedef alan saldırılarını hem de İran’ın egemenliğine yönelik müdahaleleri eleştirdi.
12 bölge ülkesinin imzaladığı Riyad Bildirisi’ni de analiz eden İmamoğlu, metindeki eksikliklere dikkat çekti. Bildiride saldırıların tek taraflı olarak İran üzerinden okunmasını eleştiren İmamoğlu, ABD’nin adının dahi geçmemesinin gerçekleri perdelediğini savundu. Türkiye’nin bu tür metinlere imza atmak yerine kendi özgün ve tutarlı tezlerini savunması gerektiğini belirtti.
Türkiye’nin dış politikasının ilke, hukuk ve etkin diplomasi temelinde yürütülmesi gerektiğini ifade eden İmamoğlu, başka ülkelerin hazırladığı metinlere imza atmak yerine Türkiye’nin kendi ulusal çıkarları doğrultusunda tutarlı bir duruş sergilemesi gerektiğini söyledi.
Türkiye’nin uluslararası arenadaki itibarının, olayları başlatan aktörleri görmezden gelerek korunamayacağını ifade eden İmamoğlu, mesajını hafızalara kazınacak şu cümleyle noktaladı:
“İlkesiz denge siyaseti, denge değil savrulmadır.”
İmamoğlu, savaşı başlatan aktörleri görmezden gelen ve hukuku seçici biçimde savunan bir yaklaşımın Türkiye’nin uluslararası alandaki itibarına zarar vereceğini dile getirdi.
Mesajının sonunda ise dikkat çeken şu ifadeleri kullandı:
“İlkesiz denge siyaseti, denge değil savrulmadır.”
İmamoğlu’nun Silivri’den yaptığı bu stratejik çıkış, sadece bir hukuk mücadelesi değil, aynı zamanda devlet yönetimi ve diplomasi konusunda da bir iddia ortaya koyduğunu gösteriyor. Bu açıklamaların, Türkiye’nin bölgesel krizlerdeki arabuluculuk rolü ve dış politika tercihleri üzerine yeni bir tartışma dalgası başlatması bekleniyor.