HABERMAX. Çekmeköy’de 52 yıllık siyasi geçmişini kaleme aldığı “Bir Vedanın Manifestosu” başlıklı metinle kamuoyuna seslenen Saffet Civelek, siyasi mücadelesini, Atatürk ve Cumhuriyet değerlerine bağlılığını, yaşadığı kırgınlıkları ve ayrılık kararının arka planını duygusal ifadelerle anlattı. Civelek’in özellikle “Ben partiyi bırakmadım, parti beni bıraktı” sözleri dikkat çekti.

Çekmeköy’de siyasi geçmişiyle gündeme gelen Saffet Civelek, 52 yıllık siyasi yolculuğunu anlatan özel bir metin yayımladı. “52 Yıl – Bir Vedanın Manifestosu” başlığını taşıyan açıklamasında Civelek, gençlik yıllarından bugüne uzanan siyasi mücadelesini, inançlarını, yaşadığı zorlukları ve partiyle yollarının ayrılmasına ilişkin düşüncelerini kamuoyuyla paylaştı.
2026 yılında Çekmeköy’den kaleme alınan manifesto, yalnızca bir siyasi ayrılık açıklaması değil, aynı zamanda yarım asrı aşan bir siyasi mücadelenin kişisel değerlendirmesi niteliği taşıyor.
“52 YIL ÖNCE BİR BAHAR GÜNÜYDÜ”
Saffet Civelek, manifestosunda siyasi yolculuğunun başlangıcını 52 yıl öncesine götürerek gençlik yıllarındaki heyecanını ve Atatürk’ün yolunda ilerleme inancını anlattı.
Yakalarında altı ok rozetiyle çıktığı siyasi yolculuğun kendisi için yalnızca bir parti üyeliği olmadığını belirten Civelek, o günlerde taşıdığı rozetin namusu, şerefi ve gururu olduğunu ifade etti.
Yarım asrı aşan süreçte birçok zorlukla karşılaştığını dile getiren Civelek, siyasi mücadelesi boyunca kışlar, fırtınalar ve sıkıntılar yaşadığını, ancak makam ve koltuk beklentisi içinde olmadığını vurguladı.
“NE KOLTUK İSTEDİM NE MAKAM BEKLEDİM”
Manifestonun en dikkat çeken bölümlerinden birinde siyasi anlayışını halk odaklı olarak tanımlayan Civelek, hayatı boyunca kişisel çıkarların değil, halkın ve mücadelenin öncelikli olduğunu belirtti.
Duvarlara yazılar yazdığı, zor günlerde mücadele ettiği dönemleri hatırlatan Civelek, kendisini hiçbir zaman makam ve mevki beklentisiyle hareket eden biri olarak görmediğini ifade etti.
Civelek’in bu bölümdeki sözleri şöyle:
“Ne kışlar gördüm, ne fırtınalar atlattım, duvarlara yazı yazdım, karda bekledim. Ne koltuk istedim, ne makam bekledim. Ben sadece halk dedim, halk için adandım.”
“BEN ATATÜRK DEDİM, ONLAR KOLTUK DEDİ”
Siyasi ayrılık sürecindeki düşüncelerini de açıkça dile getiren Saffet Civelek, parti içerisinde yaşandığını düşündüğü anlayış farklılıklarına dikkat çekti.
Manifestosunda halkın partisi, Atatürk, laiklik ve Cumhuriyet değerleri üzerinden kendi siyasi duruşunu ortaya koyan Civelek, bu değerler konusunda taviz vermediğini belirtti.
“Çünkü ben halkın partisi dedim, onlar holding dedi. Ben Atatürk dedim, onlar koltuk dedi! Ben laiklik, Cumhuriyet dedim, onlar sus dedi, biat et dedi!” ifadelerini kullanan Civelek, siyasi mücadelesinde temel ilkelerinden vazgeçmediğini vurguladı.
“ETMEDİM! ETMEM! 70’İMDEN SONRA DA ETMEM!”
Civelek, manifestosunda kendisine yöneltilebilecek kırgınlık ve küskünlük sorularına da yanıt verdi.
Kendisini yorgun ya da mücadeleden vazgeçmiş biri olarak görmediğini belirten Civelek, yaşadığı sürecin bir yol ayrımı olduğunu ifade etti.
Özellikle 70 yaşından sonra da inandığı değerlerden taviz vermeyeceğini belirten Civelek, “Etmedim! Etmem! 70’imden sonra da etmem!” sözleriyle kararlılığını ortaya koydu.
“BEN PARTİYİ BIRAKMADIM, PARTİ BENİ BIRAKTI”
Manifestonun en çarpıcı ifadelerinden biri ise siyasi ayrılığa ilişkin değerlendirmesi oldu.
Rozetini çıkarmasının siyasi geçmişini ve mücadelesini inkâr etmek anlamına gelmediğini belirten Civelek, kendisinin partiden vazgeçmediğini, yaşanan süreçte partinin kendisini dışarıda bıraktığını düşündüğünü dile getirdi.
“Sanmayın rozeti çıkardım diye bitti. Ben partiyi bırakmadım, parti beni bıraktı” diyen Civelek, siyasi kimliğinin bir rozetten ibaret olmadığını vurguladı.
Kendi ifadesiyle rozetinin artık kalbinde, alnında ve kanında olduğunu belirten Civelek, siyasi geçmişine ve mücadelesine sahip çıktığını gösteren sözler kullandı.
İSMET PAŞA, BÜLENT ECEVİT VE DENİZ GEZMİŞ VURGUSU
Saffet Civelek, manifestosunda Türk siyasi tarihinin önemli isimlerine de atıfta bulundu.
İsmet İnönü, Bülent Ecevit ve Deniz Gezmiş isimlerini anan Civelek, kendisini bu isimlerin temsil ettiği tarihsel mücadele ve siyasi değerlerle ilişkilendirdi.
Bir ömür boyunca inandığı değerler doğrultusunda mücadele ettiğini belirten Civelek, ayrılık kararının bir kaçış olmadığını, aksine geçmişine duyduğu saygıyla alınmış bir karar olduğunu ifade etti.
“PİŞMAN DEĞİLİM, ŞEREFLE TAŞIDIM”
Manifestosunun son bölümünde 52 yıllık siyasi geçmişini değerlendiren Civelek, geride bıraktığı yıllardan pişmanlık duymadığını belirtti.
“Gidiyorum dedimse, kaçmıyorum. Bir ömrü verdim size, pişman değilim. Şerefle taşıdım, şerefle bitirdim” sözleriyle siyasi yolculuğuna ilişkin duygularını dile getirdi.
Açıklamasını Cumhuriyet, Atatürk ve bağımsız Türkiye vurgusuyla tamamlayan Saffet Civelek, son nefesine kadar bu değerleri savunacağını ifade etti.
Civelek, manifestosunu şu sözlerle noktaladı:
“Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Atatürk! Yaşasın tam bağımsız Türkiye!”
52 YILLIK BİR MÜCADELENİN ARDINDAN GELEN MESAJ
Saffet Civelek’in kaleme aldığı “52 Yıl – Bir Vedanın Manifestosu”, yarım asrı aşan siyasi geçmişin ardından yaşanan bir ayrılığın kişisel ve duygusal anlatımı olarak öne çıkıyor.
Civelek’in açıklaması, siyasi kimliğin yalnızca parti üyeliği ve rozetten ibaret olmadığı, kişinin inandığı değerlerle de şekillendiği yönündeki mesajıyla dikkat çekiyor.
Çekmeköy’den kamuoyuna yansıyan bu manifesto, Civelek’in geçmişine, siyasi mücadelesine ve bundan sonraki yoluna ilişkin düşüncelerini ortaya koyan dikkat çekici bir açıklama olarak değerlendiriliyor.




Yorumlar (0)
İlk yorumu siz yapın.