HABERMAX. Eğitimci ve siyaset bilimci Sabri Şenel, kaleme aldığı son yazısında 1990’lı yılların sonlarında İstanbul’un Ümraniye ilçesinde yürütülen milliyetçi siyasetin ne denli zor ve tehlikeli koşullar altında yapıldığını çarpıcı örneklerle anlattı. Şenel, MHP Ümraniye teşkilatında aktif görev aldığı dönemde yaşanan üç ayrı suikast teşebbüsünü, kişisel tanıklığıyla kamuoyuna aktardı.

“Yeni İlçe, Karmaşık Yapı, Yüksek Risk”
Şenel yazısında, 1998 yılında ilçe statüsü kazanan Ümraniye’nin o dönem sosyolojik açıdan oldukça karmaşık bir yapıya sahip olduğunu vurguladı. Farklı kültürlerin, etnik ve mezhebi yapıların, varoşların ve terör örgütlerinin etkin olduğu bir ortamda siyaset yapmanın büyük risk taşıdığını belirten Şenel, bu süreci “kefen koynunda gezmek” sözleriyle ifade etti.
Birinci Suikast Girişimi: Araç Altına Yerleştirilen Bomba
Yazıda aktarılan ilk olayda, Tepeüstü’nde katılacakları bir program öncesi yaşanan tesadüfün hayat kurtardığı anlatıldı. Merhum İhsan Bal’ın ricasıyla polislerle yapılan kısa bir görüşme nedeniyle programdan erken ayrıldıklarını belirten Şenel, bu sayede araçlarının altına yerleştirilen zaman ayarlı bombanın patlamadan fark edilip imha edildiğini ifade etti. Şenel, bu olayı “Yaşayacak ömrümüz varmış, şehadet kısmet değilmiş” sözleriyle değerlendirdi.
İkinci Girişim: İlçe Binasına Bırakılan Yüksek Güçlü Patlayıcı
İkinci olay ise MHP’nin Ümraniye’de yoğun siyasi faaliyet yürüttüğü bir dönemde yaşandı. Zafer şölenleri, salon mitingleri ve Devlet Bahçeli’nin uzun bir aradan sonra basın önüne çıkmasıyla hareketli günler geçiren teşkilat, bir akşam Adalar’da yapılacak toplantı nedeniyle ilçe binasında bulunmadı. Şenel’in talimatıyla görevliler de erken saatlerde binadan ayrıldı.
Aynı gece, boş ilçe binasına bırakılan yüksek güçlü patlayıcı infilak etti ve bina büyük hasar gördü. Olayın resmi kayıtlara “kanalizasyon gazı patlaması” olarak geçmesi ise Şenel’in yazısında eleştirel bir dille aktarıldı. Bu olayda da olası bir facianın son anda önlendiği vurgulandı.
Üçüncü Olay: ABD Konsolosluğu Protestosunda Saldırı
Üçüncü olay, 2003 yılında ABD’nin Irak’ta Türk askerlerinin başına çuval geçirmesine tepki olarak düzenlenen protesto sırasında yaşandı. Taksim’deki ABD Konsolosluğu önüne gitmek üzere yola çıkan MHP konvoyunun, Kasımpaşa’da PKK bağlantılı gruplar tarafından durdurulduğu belirtildi.
Şenel, araçlara taş, molotof ve patlayıcılarla saldırıldığını, otobüsün ateşe verildiğini ve yoğun duman altında zor anlar yaşandığını aktardı. Yaralanmalar yaşanmasına rağmen eylemin tamamlandığını ifade eden Şenel, bu olayın da hafızalarda derin bir iz bıraktığını dile getirdi.
“Vefa, Şehitler ve Unutulmayan Yıllar”
Yazının sonunda Sabri Şenel, şehitlere vefa, Türk Silahlı Kuvvetleri’ne sahip çıkma ve inanç vurgusu yaptı. “Öldürmeyen Allah yine öldürmez” ifadesiyle yaşananlara anlam yükleyen Şenel, bu hatıraların yalnızca kişisel değil, Türkiye’nin yakın siyasi tarihinin de bir parçası olduğunu belirtti.
Kişisel Tanıklıktan Siyasi Tarihe
17 Ocak 2026 tarihinde yayımlanan yazı, 1990’ların sonu ve 2000’lerin başında özellikle İstanbul’un kenar ilçelerinde yaşanan siyasi şiddet, tehdit ve baskı ortamını gözler önüne seren önemli bir kişisel tanıklık olarak değerlendiriliyor. Uzun yıllar MHP Ümraniye İlçe Başkanlığı ve belediye başkan adaylığı görevlerinde bulunan Sabri Şenel’in anlatımı, dönemin siyasi atmosferini bireysel hafıza üzerinden belgeleyen dikkat çekici bir çalışma olarak öne çıkıyor.
Bu tür anlatıların, Türkiye’nin siyasi tarihinin yalnızca resmi belgelerle değil, yaşanmışlıklar ve bireysel tanıklıklar üzerinden de anlaşılması açısından önemli olduğu ifade ediliyor.