HABERMAX. Rado, True Square Open Heart koleksiyonuna eklediği iki yeni modelle yüksek modanın zarafetini saat tasarımıyla buluşturuyor. Elmas detayları, iskelet kadranı ve ileri teknoloji seramikten üretilen kare kasasıyla öne çıkan koleksiyon; mekanik saatçiliğin büyüsünü modern ve sofistike bir estetikle yorumluyor.
MODA dünyasında bazı parçalar yalnızca bir aksesuar olmanın ötesine geçer; karakteri, duruşu ve kişisel tarzı yansıtan güçlü bir ifade aracına dönüşür. Rado’nun yeni True Square Open Heart modelleri de tam olarak bu anlayıştan ilham alıyor. Yüksek modanın ihtişamını çağrıştıran tasarım dili, ileri teknoloji malzemeler ve İsviçre saatçiliğinin hassasiyetiyle buluşuyor.
Koleksiyonun merkezinde yer alan iskelet kadran, yalnızca estetik bir tercih değil, aynı zamanda mekanik saatçiliğin inceliklerini görünür kılan bir tasarım unsuru olarak öne çıkıyor. Open Heart tasarımı sayesinde kullanıcı, saatin kalbinde çalışan mekanizmayı izleyebiliyor ve zamanın ritmiyle daha güçlü bir bağ kurabiliyor.
Işıltılı yüzeyler ve elmas detayları
True Square Open Heart modellerinde kullanılan yeni nesil kadranlar, özel bir elektroform işlemiyle üretiliyor. Bu teknik sayesinde yüzeyde elmas tozunu andıran göz alıcı bir doku elde edilirken; Rado logosu, indeksler ve dakika işaretleri de kabartmalı bir görünüm kazanıyor.
Kadranda yer alan 12 adet pırlanta indeks, tasarıma mücevher zarafeti katarken; ışığı farklı açılarda yansıtan dokulu yüzey saatin karakterini güçlendiriyor. Sonuç olarak ortaya, modern saatçilik ile lüks tasarım anlayışını buluşturan çarpıcı bir görünüm çıkıyor.
İki farklı yorum, ortak tasarım dili
Koleksiyonun beyaz versiyonu, beyaz ileri teknoloji seramik kasa ve bileziği pembe altın tonlu detaylarla tamamlıyor. Beyaz flanş üzerine yerleştirilen dakika işaretleri, pembe altın renkli ibrelerle uyum içinde bütünleşiyor.
Plazma ileri teknoloji seramikten üretilen ikinci model ise daha güçlü ve kontrastlı bir görünüm sunuyor. Sarı altın tonlu ibreler, gri flanş ve parlak plazma yüzeylerle birleşerek modern ve sofistike bir karakter yaratıyor. Her iki modelde de Rado’nun imzası haline gelen ileri teknoloji seramik kullanılıyor. Hafif yapısı, çizilmeye karşı yüksek dayanıklılığı ve cilt sıcaklığına hızla uyum sağlayan yüzeyi sayesinde konforlu bir kullanım deneyimi sunuyor.
Güçlü mekanizma, uzun performans
True Square Open Heart modellerinin içinde Rado’nun otomatik kalibre R734 mekanizması yer alıyor. 25 taşlı mekanizma, antimanyetik Nivachron™ balans yayıyla donatılırken 80 saate kadar güç rezervi sunuyor. Swiss Made hassasiyetini ileri teknolojiyle bir araya getiren mekanizma, günlük kullanımda olduğu kadar özel anlarda da güvenilir bir performans sağlıyor.
Zamansız şıklığın yeni yorumu
Kare kasa formu, iskelet kadranı, elmas detayları ve ileri teknoloji seramik yapısıyla True Square Open Heart; Rado’nun yenilikçi tasarım anlayışını güçlü bir şekilde yansıtıyor. Yüksek modadan ilham alan koleksiyon, zahmetsiz bir şıklık arayan ve stilini karakter sahibi detaylarla tamamlamak isteyen kullanıcılar için tasarlandı.
İleri Teknoloji Seramik Hakkında:
İleri teknoloji seramik, Rado’nun Master Of Materials olarak sahip olduğu deneyim ve statüyü gerçek anlamda somutlaştırıyor. Çizilmeye karşı olağanüstü dayanıklılığa sahip olması ve şaşırtıcı bir dirence sahip bir malzeme olmasının yanı sıra, kullanıcının vücut sıcaklığına hızla uyum sağlama yeteneğiyle dokunulduğunda son derece hafif ve ipeksi bir his uyandıran bir malzemedir, bu nedenle kullanıcılara kendilerinin bir uzantısı gibi hissettirir.
İleri teknoloji seramik, kapsamlı araştırma ve geliştirme çalışmalarının ardından ilk kez 1986 yılında Rado tarafından tanıtıldı ve yalnızca büyük emek ve sabır gerektiren koşullar altında üretilebiliyor. Bu süreç, son derece saf ve incelikle kalibre edilmiş zirkonyum oksit mineral tozları ile başlar, bunlar özel olarak geliştirilmiş bir plastik taşıyıcı ortam ile karıştırılır ve yaklaşık 1.000 bar basınçta hassas kalıplara enjekte edilir. Kalıplar pişirilir, ardından soğumaya bırakılır ve plastik taşıyıcı madde kimyasal olarak çözünür. Seramik formlar daha sonra bu kez 1.450 °C’ye kadar tekrar ısıtılır. Hassas bir şekilde kontrol edilen bu sinterleme aşaması, toz hâlindeki parçacıkların birbirine kaynaşmasını sağlayarak normal seramikten çok daha yüksek bir yoğunluk ve sertlik sunar. Ödül olarak Vickers ölçeğine göre 1.250 değerinde olan ve elmas aletler kullanılarak işlenip kaplanabilen ve bir Rado saatine monte edilmeye hazır bir malzeme elde edilir.